acı çekiyor olman güzel, hoşuma gitti. Tanrı'ya bunun için şükretmelisin. Acı seni koruyacaktır evladım. Acı çekmekten imtina eden aptallar için üzülmemeliyiz. Ama senin kendi hesabına acı çekecek çok şeyin var 
Yüzüm yenilgi ve şaşkınlıktan yorgun gözükürken, kafamın içinde bambaşka mana olduğunu, her şeyin istek, dokunma ve aşktan yapıldığını, bunun acı çektiğimi hayatın temel gerçeği olarak artık anlıyordum.
.
"Bazen," dedi, "öyle özel anlarda insanlar mutluluklarının yanı sıra bir acı da hissederler. Her şeyi bu kadar dikkatle izlemene seviniyorum, Klara."
...
Fakat onu öldüren, herkesten çok kendisinin kötülüğüydü. Kendine saygı duyamamak kadar ona acı çektiren hal yoktu. Kendinden korktuğu, ruhunun karanlığından bir tiksinti duyduğu zamanlar, “Ah, ne iğrenç bir muammayım!” diyerek kendindeki bu iki ruhu, bu bazen hep mavi ve saf, fakat çoğu zaman böyle kana bulanmış, murdar ruhları düşünür, daimi bir ses olmak üzere içinden kendine “Canavar!” diye hitap eden bir vicdan bulurdu. Etrafında hep çirkinlikler, hayvanlıklar görmesi, bunları kendinde bulmak kadar onu öldürmüyordu. Kendi o kadar yüceliklere tutkun olduğu halde bu kötülüklerden arınmazsa başkaları ne olur, diye düşünerek kendinden kaçmak ister; masumiyet hayvanlıkla zincirlenmiş gibi onda daima boğuşurlar.