Bir şeyden korkuyor gibiydiler. Birisi ruhlarından, akıllarından bir büyük parçayı, dostluğu kullanarak sanki çalıverecekti. Onları daha yakından tanıdıkça, kişiliklerine bu kadar gömülüp boğulmak kertelerine gelmiş bu kuşkulu, bahtsız insanların nasıl olup da yazı yazdıklarına, yani duygularıyla düşüncelerini, kıskançlıklarını yenip nasıl meydana vurduklarına şaşmamak elden gelmiyordu. Bulut da annem kapıyorlar, yırtıcılar gibi bir saniyede dostluktan düşmanlığa, kıyıcılıktan acımaya inip çıkıyorlardı. Aslına bakılırsa bu da işin dış tarafını, dış tarafının bir küçük parçasını göstermekteydi. Birbirleri için en ağzı alınmaz yazılar yazdıkları, kalplerini en tamir edilmez yerinden, sanatkar gururlarından kırdıkları oluyordu. Okuyanlar, "Bunlar artık imkanı yok yüz yüze gelemezler." kararına henüz varmadan, hangisi erken sarhoş olursa hemen ötekine koşuyor, boynuna sarılarak af diliyordu.
Sayfa 171·Kitabı okudu
Hatçe kızım dur hele bak çok seviniyorsun! Şu af bi çıkaydı!
Öyle şakalar, öyle çocukluklar, öyle aptallıklar yapıyordu ki, 12 yaşında kız çocuğu yapmaz. Mehmet’e ikide birde “Aman Memed” diyordu, “af çıkıyor. Evimiz, Tarlamız var. Neden yüzün gülmüyor? Gülsene azıcık.” 
Sayfa 429·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
İnsan en çok, sevdiğinin aynasında kendi eksiklerini görünce yaralanır. O yara sızladıkça da dil "Af" kapısına sığınır.
Sayfa 84·Kitabı okuyor
Ne var ki, çok önemli bir hata af dileyerek giderilemez
Sayfa 31 - Can Yayınları
Edebiyat
Suçu ceza, cezayı da af izler. Çocuk için af, ana-babanın sevgisini yeniden kazanmaktır. Çocuğa verilen ceza sona erdiğinde ana-babanın çocuğu yine eskisi gibi sevdiklerini göstermeleri gerekir. Bunu yapamayan ya da çocuğun eski hatalarını sık sık hatırlatan ana-babalar, kendi sevgisizliklerini haklı gösterecek gerekçeler arayan kişilerdir.
Alıntı
Çünkü pisliğin ortalığı sardığı bu zamanda, İyiliğin af dilemesi gerekiyor kötülükten
1000Kitap
Reklam
Reklam