“Gözlerimi kapadığım zaman senin hayalini görüyorum…” diyorsun. Ah Aliye, ben gözlerim açıkken bile hep seni görüyorum.
Ah! Kaçsaydım, tarlalarda nasıl koşacaktım!
Sayfa 31 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ah, siz 1942 yılını Pankráč’ta yaşamamış olanlar gulaşın ne kadar lezzetli olduğunu bilmezsiniz. Asla bilemezsiniz! O en berbat günlerde, açlıktan gözlerimizin karardığı günlerde, haft ada bir duşa götürülen iskelete dönmüş, bir deri bir kemik bedenleri, en yakın arkadaşınızın bile yemeğinizi nasıl gözleriyle yediğini… Kurumuş sebzeler ve sulandırılmış salçadan oluşan o iğrenç bulamaç bile nefis bir yemek gibi görünürdü gözümüze. O en berbat günlerde, koridor sorum-lusu haft anın iki günü, perşembe ve pazar günleri çanaklarımıza bir kepçe patates boca eder, üstüne de içinde birkaç et parçacığı bulunan bir kaşık gulaş sosu dökerdi. Yeme de yanında yat — ama lezzetinden öte, insanca, uygarca bir şeyler, Gestapo zindanının acımasız olağandışılığının orta yerinde olağan hayattan bir şeyler düşürürdü aklımıza. Ondan söz ederken kendimizden geçerdik. Ah, her gün yaşanan ölüm korkusuyla terbiye edilmiş bir kaşık gulaş sosunun nelere kadir olduğunu kim anlayabilir ki!
Sayfa 46 - [267 No’lu Hücre] Yordam Kitap
Anı-Mektup-Günlük
"Ah -dedi- insanlar uykularındaki kadar masum, çocukları kadar yalın, yaşlılar kadar dingin yaşasalar zamanı, acı, dünya haritasından silinir, herkes her sevinci aynı incelik ve içtenlikle hak ederek yaşardı. Kimse doğayı yaralamazdı böyle.
Vardıkça hedefin uzaklığı büyüyor - Şimdi geç kaldığımın telaşıyla ruhen çırpınıyorum. Her secdenin ele geçmez bir fırsat olduğunu anlıyor ve "secdede olmadan secdede olmak" larımı ah-vahile anıyorum. Utanç içerisindeyim
Sayfa 93
Ah kalpler; çocuklarımızın kalpleri... Geleceğimiz...