• Ayıplama, kınama, kahveye gidiyorsam,
    Avunabilmek için bir tavla atıyorsam,
    Garson çay uzatırken ben aklımda diyorsam,
    Sende kalmış demektir, ladesim sende kalmış.

    Dostlar da muhabbeti kestiler, lüzum da yok.
    Zaten senden ziyade sohbetim, sözüm de yok.
    Sen dönmeden kimseye bakacak yüzüm de yok.
    Aynalarda kendimi göresim sende kalmış.

    Sende kalmış umudum, saadet çağım sende,
    Sende kalmış huzurum, tüten ocağım sende,
    Sende hayat kaynağım, duygu membağım sende,
    Can diyorum sana,can kafesim sende kalmış.

    Allah' ım düşmanımı düşürmesin bu zaafa,
    Sanki her noksanımı mecburum itirafa,
    Hangi şarkıya girsem, notalar do re mi fa
    Sol diyorum sana sol, la sesim sende kalmış.

    ~ Cemal Safi ~
  • İleride, "Şarkışla'ya düşürmesin, Allah sevdiği kulunu" diye adına türkü yakılacak parkur böyle başladı.
  • "Mutlu 507" denen bu trene Allah bir daha kimseyi düşürmesin...
  • 157 syf.
    ·1 günde·2/10
    Yazarla tanışma kitabım oldu. Sanırım yanlış bir kitabını okuyarak başladım. Bu kitabın felsefe adı altında basılmış olması gerçekten çok üzücü. Felsefe bu değil ve olmamalı. Yazar, şiirsel bir şekilde felsefe yapmaya çalışırken söz sanatı yapacağım diye aynı kelimeleri tekrarlamaktan başka bir şey yapmamış. Allah beni böyle söylüyorum diye Oruç Aruoba fanının eline düşürmesin diyerek naçizane fikrimi söylüyorum. İle adlı eserini de okuyacağım.
  • 608 syf.
    ·14 günde·Beğendi·10/10
    BismillahirRahmanirRahım
    Selamünaleyküm arkadaşlar evet güzel bir inceleme yaparım inşallah
    Giriş-gelişme-sonuç yapamam konuya direk gireyim barii
    Kuma serisi toplam üç bölümden oluşuyor. Bu kitabı kardeşim almıştı, ilk okumaya başladığımda çok ağladım, kitap karakterine düşman oldum çünkü bir kadına değer verirken kuma gelen diğer kadına eziyet ediyordu, çünkü bu eziyete ses çıkarmayanlar benim canımı yakıyordu ama kitabın ilerleyen zamanlarda düşmanlığımın kitaba değil böyle insanlara olduğunu öğrendim ve şu an aslında düşmanlığımın boş olduğunu çünkü hayatın acı ama gerçek dediğimiz yaşamlar olduğunu biliyorum.
    #40108037
    Biraz da kitaptan bahsedeyim sana işaret ağasının oğlu Şerwan ağanın çocuğu olmuyor ama sorun adamda değil kadında, aslında Allah nasip etmiyor demek daha doğru olur. Birbirlerini çok severek evlenen bu çift teyze çocukları ama birbirlerine olan aşkı okurları bile imrendiriyor.

    Ağamız; Agir Eroğlu!
    (İsme bak bee, resmen adında bile ağırlık var adamın neyse devam edelim )
    Agir Eroğlu, oğlunun çocuğu olmamasına çok üzülüyor ama kuma alınmasının sebebi o değil, çoğunlukla etraftaki dedikodular bir kuma gelmesine sebep oldu aslında.
    'Aşiretin soyu tükeniyor!'
    ' Şerwan'ın çocuğu olmuyor, çünkü o kısırmış'
    Ve daha nice asılsız dedikodular, biliyorsun ki halkımız dedikodudan beslenir ne yazık ki.
    Adam ne kadar istemese de bir kuma geliyor güzeller güzeli Beritan Cibran.
    İlk gün başlıyor acı çekmeye ne düğün var ne kına ne de eğlence...
    Bi düşün her kadın eşini, düğününü ve kınasının hayalini kurar, baba evinden telli duvaklı hem üzülür hem de mutluluk yaşayarak çıkar ama Beritan kefeniyle çıktı baba evinden.
    Çok ağladığım şey de var kitabı bırakıp Şerwan'a bela okuduğum yerler...
    Şöyle dönüp bir bakıyorum, ne yaşamışız be o kitapla ne güzel hatıralarım var ne kötü anılarım var. İki kadın da çok zorluk çekiyor, çocuğu olmayan kadının acılarını paylaştım, kuma olan kadının acılarını paylaştım Rabbim kimseyi böyle bir duruma düşürmesin. Zor da olsa birbirlerini anlıyorlar ikisi bir adamı paylaşıyor düşünsene kocan başka bir kadına gidiyor...Allah korusun.
    Adam.. iki kadın onun işi de zor sevdiği kadını bırakıp gitmek adama acı veriyor ama bir süre sonra kurmaya değer veriyor, sevkat veriyor ama geçmişin acılarını unutturamıyor. #40077650
    #40065232
    #40020272

    Kitabın son bölümünü seninle paylaşmak istiyorum mutlaka oku.

    Hayatımın üstünden imkansız kuşlar uçuyor.
    Kendi yaşantımızın ötesinde yaşantısı ağır olan nice kadın var ve birçoğumuz o kadınlardan habersiziz. Kimin neler yaşadığını bilmeyiz.
    Kimin nelerle baş ettiğini bilmeyiz. Kimi zamn derin düşünmez, dibine kadar inmeyiz. Hepimizin acısı kendine ağır neticede. Dinleyince kadına kahrolmanın yani sıra yine kadın olmanın gururunu yaşarız. Çünkü dağı sırtında taşır, çünkü dağı çıplak ellerle yine yontar kadın. Çünkü üstüne yıkılan dağın altından kırık kalkar,yine kendini iyileştirir kadın. Bir adamın sevdası hiç olasa, yine küllerinden doğar kadın.
    Beritan ve Ezo o kadınlardan ikisi sadece. Hayatını bilmediğimiz kadınlardan yalnızca birileri. Okuduğunuz kitabın kurgusunda hayal gücünün etkisi değil, kadınlarımızın yaşadığı elim acılar var.
    Anne olmamanın, kuma olmanın ağır sancıları altında kıvranan binlerce kadınımızın sesi onlar.
    Onların galibiyeti birbirlerini anlamayı başarmış olmaları...
    Asıl sona gelirsek Beritan ve Ezo' nun hayatını yaşayan binlerce kadın olduğunu söylerken, bunda sırf bir kurgu için gidemeyen bir sürü kadını hiçe sayamadığımız gerçeği.
    İstediğiniz kadar olmadı deyin, İstediğiniz kadar iki kadının olması saçma deyin. Ne derseniz deyin, bu hayatları yaşayan günümüzde hala direnişlerine devam eden nice kadın var,

    Ezo gibi çocuğu olmayışının sancılarını çeken, Beritan gibi kumalığında acılarına maruz kalan, yine de vazgeçmeden evliliklerine yuvalarından ayrılmadan devam eden nice kadının içinde nefes alıyoruz. Bu kadınlar Türkiye ile sınırlı değil. Bu kadınlar dünyanın dört bir yanında. Bu kadınlar içimizde. Bu kadınları göz ardı etmeyin.

    Kendinize kabullenemeyeceğiniz yaşantıları yaşayan başka kadınların acısı üzerinden ahkâm keserek kınamayın.
    Kadın kadının düşmanı olmasın! #40079562

    Yazacak çoook uzun şeyler var kısa kesiyorum. Sağlıcakla kalın...
  • Allah kimsenin yolunu yolsuza düşürmesin. Kimseyi cahal ile, görgüsüz ile terbiye etmesin.
  • Allah kimseyi otobüse binmeye çalışan teyzelerin önüne düşürmesin. Teyze teyze değil Osmanlı akıncısı, Fatihin fedaisi Kara Murat…