Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol
Hindistan
Hindistan’a yolu düşen her gezgin kişi, ister istemez, bu ülkenin beş altın kuralını öğrenecektir: (1) Her zaman çay zamanıdır. (2) Her insan doktordur. (3) Her yer tuvalettir. (4) Her şey mümkündür. (5) Problem yok!
Fransa'da bir aralık gezgin opera topluluklarından birinde çalışan bir artist ile tanıştım. Bana kendisini hukuk doktoru diye tanıttı. Hayret ettim. Açıkladı: "Babam Toulouse'de noterdi. Beni kendi mesleğinde yetiştirmek istedi. Liseden sonra, baba emriyle, hukuka girdim. Lisans ve doktora yaptım. Reşit olup da baba otoritesinden kurtulunca, ilk çocukluğumdan beri sevdiğim tek meslek olan tiyatro hayatına atıldım. İsteğim birinci sınıf artist olmaktı. Ne yazık! Geç kaldım. Birinci değil, üçüncü sınıftan bile olamadım..." dedi ve acı acı içini çekti. Okuyucum ben sana binbir örnekten birini verdim. Hayatta doktor görürsün ki, kırkından sonra politikacılığa koyulur. Evini idare etmekten aciz adam görürsün ki, devleti düzeltmeye kalkışır. Hep bunlar mesleki "Refoulmenet"ların ve saklı kalmış ateşin, isteklerin zavallı kurbanlarıdır.
Reklam
İktidar durmak bilmeyen bir gezgin gibi milletten millete, ülkeden ülkeye dolaşarak, bazen Asurlulara, bazen Medlerle Perslere, bazen de Helenlerle Romalılara uğramış, onları belirli zamanlarda ve belirli süreler için ziyaret etmiş, hiç aynı yerde kalmamıştır .
Acıdan bir iki gün kurtulabilmek için, daha katlanılabilir bir iklim arayışı içindeki bir gezgin haline geldi.”
!!!Alışkanlıklara Dikkat!!! Bildiğiniz her şey yanılgı olabilir
Alışkanlık böylece toplumun muazzam düzentekeri, en değerli koruyucu etmenidir. Yalnızca o bizi düzen sınırları içersinde tutar ve varsıllığın çocuklarını yoksulların kıskanç ayaklanmalarından korur. Yalnızca o yaşamın en sert ve en itici yürüyüşlerinin orada adım atmaya getirilmiş olanlar tarafından terkedilmesini önler.... Hepimizi yetişmemizin çizgileri ya da erken seçimimiz üzerinde yaşam savaşına girmeye, ve anlaşmadığımız bir uğraşın peşinden sürüklenmeye mahkum eder, çünkü uygun olduğumuz daha başkası yoktur, ve yeniden başlamak için çok geçtir. Değişik toplumsal tabakaların karışmalarını önler. Daha yirmibeş yaşında, profesyonel tavrın genç gezgin satıcının, genç doktorun, genç rahibin, genç hukuk danışmanının üstüne çöktüğünü görürsünüz. Karakter boyunca yayılan küçük çatlak çizgilerini, düşünce hilelerini,önyargıları, 'dükkan' tavırlarını, tek bir sözcükle, insanın bundan böyle apar topar kaçamayacağı tıpkı ceketinin kollarının birdenbire yeni katlar vermesi gibi şeyleri görürsünüz. Bütününde, kaçmaması en iyisidir. Çoğumuzda, otuz yaşlarında, karakterin bir plaster gibi yapışmış ve bir daha hiçbir zaman çözülmeyecek olması dünya için daha iyidir.
Sayfa 138 - İdeaKitabı okuyor
Reklam
Gerçi saklandığı yere, o pek yüce olan Girince bir bakışta tanınan Melek Dimdik ve görkemli parıltılar salan: Yalvardı bütün iddialardan vazgeçerek İzin verilsin diye gezgin kalmasına Eskisi gibi, dalgın bir tacir olarak yani; Okumuşluğu yoktu, fazla gelirdi ona da Bilginlere de görmek sözün böylesini Herkese emredercesine gösteriyordu. Levhasına yazılanları yalvarana Gösteriyor ve istiyordu tekrar: Oku Okudu O da: Öyle ki Melek hayrandı. Çoktan okumuş denirdi artık ona Yapabilendi o, kulak veren ve yapandı.. Peygamber Efendimize (s.a.v.) vahyin ilk geliş anını tasvir eden bu şiir, Rilke'nin hayatı boyunca meleklerle kurduğu ilişki hakkında da bize önemli ipuçları sağlıyor. Başyapıtı olan Duino Ağıtları, meleklerle yapılan uzun bir sohbettir ve şu dizeyle başlar: Haykırsam şimdi kim duyar beni meleklerin katından.
Sayfa 29 - Rainer Maria Rilke, Seçilmiş Şiirler ve Duino Ağıtları, çev. A. Turan Of- lazoğlu, (İstanbul: İz Yayıncılık, 2018).Kitabı okuyor
Böyle söylüyor bir gezgin o düğümlü sesiyle; Her şey biraz acıdır bilinen eksiğiyle...
Türkistan'da köle pazarlarını gözlemleyen veyahut pazarlar hakkında bilgi aktaran gezgin, seyyah ve diplomatların köle seçiminde şahit oldukları genel bahis, kölenin yaşı, sağlık durumu, güzelliği, dini, mezhebi, gücü, milliyeti ve bireysel kabiliyetiydi.
Sayfa 82
Sıradan bir gezgin değildi hiç dövüşür gibi yaşadı yolculukları ... ve bütün gemileri yakıp yollara düşerdi o hep aynı ıslıkla mutlu muydu, hiç düşünmedi böyle şeyleri umutlardansa nefret etti daima.
1.000 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.