Öğrencimin isteği üzerine okudum. (Hatta kitap da öğrencime ait) Türklük töresi, Türkçe isimler, Kırklar, tılsımlar, savaş meydanı… Tarihin o eski zamanlarını okumuyor adeta yaşıyorsunuz. Sanki bozkırdasınız Oğuz Kağan’ın oğlunun doğum müjdesini alıyorsunuz, sanki obadasınız etrafta çadırlar var ve siz o çadırlardan birinde yer sofrasında Orta Asya yemekleri yiyorsunuz. Eski giysiler üzerinizde toya katılıyor Göktuğ ile Aybüke’nin düğün merasimine şahit oluyorsunuz. Sanki Çin ile savaşmak için askerler zırha bürünmüş ata biniyor ve savaş meydanına Çin’in mağlubiyetine ve Çin’in entrikalarına, taht mücadelesine ve Türk korkusuna şahit oluyorsunuz. Tüm bunların yanında halk edebiyatındaki tılsımlar, büyüler, Erlik, Şimaltay(şeytan) çıkıyor karşınıza. Tarihimize, inancımıza, inandıklarımıza dair her şeyi bulabileceğiniz keyifli bir tarihi kurgu.