Batılı bu konuda geri kalmıştır. Gönül gibi kelimelerin Batı dillerinde karşılığı yoktur. Çünkü Batı’da böyle kavramlar hâlâ yoktur. Derin, eski kültürleri olan Asya milletlerinde vardır. Batı bu eksikliğin acısını bugün bol bol çekiyor. Sanayide ilerlemiş, maddeten zenginleşmiş olmalarına rağmen Batı’nın insanları ve toplumları huzursuzluk, mutsuzluk içindedirler. Sözün kısası, “Osmanlıca’dır, diye “hikmet”, “rahmet” gibi sözcükleri atmak çok şey kaybetmemize yol açar. Halbuki biz kendi insanlık hasletlerimizi korumakla kalmayıp bu zavallı Batı’ya da onları öğretmeliyiz. Hele Türk dilinin unutulup, ulusumuzun Anglosaksonlaştırılması oyunu’na kurban gidersek, gençlerimiz yabancı dilde, misyoner tipi okullarda yetişmeye devam ederse gönül gibi sözcüklerle birlikte gönlümüz de gider.
yastık altında bekletilen hayaller ve
argümanlar ne zaman sürülür piyasaya
inanmazsın ona asya medeniyetin beşiği değil karın boşluğudur
inanmazsın bir uçak ne zaman rötar yapsa
sana benzeyen biri gelir aklıma
"...Orta Asya steplerinden gelip bu toprakların uygarlıklar kurmuş haklarıyla karışarak yeni bir imparatorluk kurmuş bir milletin kendini kaybetmiş çocukları..."
Öyle durdum sonra biraz. Orta Asya'da kutsal sayılan bitkiler ve hayvanlara dair bir şeyler okudum. Bir ağacı kesmeden evvel ondan özür dileyen insanlara dair konuşmak istemiyorum, çok duygusal olduğum düşünülüyor sonra. Sırf bu yüzden vücudumda kırılmadık kemik kalmadığını da anlatmıyorum kimseye. Bir film vardı. Kadının teki bir binanın en yüksek yerine... Her neyse.