Aşırı duyarlı, düşünmekten hasta düşen , yapayalnız çocuklar var. "Üstün zeka" deyince bu özelliklerin hepsinin üstüne parıltılı bir battaniye seriliyor. Çocuk o battaniyenin altında nefes alamıyor ama kimse bunu fark etmiyor.
Hayata Dair
Çocukluğun içinden çıkmak mümkün değil, üstüne koku gibi siner. Her çocukluğun kendine has bir kokusu vardır. Diğer çocuklarınkini algılarsın. Kendi kokunu bilemediğinden, diğerlerinden daha kötü olmasından korkarsın bazen. Çocukluğu kül ve kömür kokan bir kızla konuşadurursun, birden o, senin çocukluğunun pis kokusunu algıladığından geriye doğru bir adım atar. Gizlice yetişkinlere bakarsın. Çocuklukları içlerinde, artık kimsenin ne aklına gelen ne de ihtiyacı olan eski, güvelenmiş, delik deşik, bir battaniye gibi durur. Dış görünümlerinden, bir çocukluk geçirdikleri belli olmaz ve o dönemi, suratlarında yara ve derin izler bırakmadan nasıl atlattıklarını sormaya da cüret edemezsin. Gizli, kestirme bir yoldan gittiklerinden, yetişkin hallerine çok evvelinden, daha yaşı gelmeden büründüklerinden şüphelenirsin. Bir gün, evde yalnızken yapmışlardır bunu çünkü çocuklukları kalplerini üç demir kemer gibi sarar, tıpkı Grimm masalındaki Demir Hans gibi, ki onun kemeri efendisi özgür bırakıldığında, kopup yere düşer. Ama böyle kestirme bir yol bilmiyorsan, çocukluğuna katlanıp, saatten saate sayısız yıllar boyunca onu tüketip durmalısın. Ancak ölüm seni ondan kurtarabilir. O yüzden ölümü sık sık düşünürsün, onu beyazlara bürünmüş, müşfik bir melek olarak görür, bir gece, gözlerini bir daha açılmayacak şekilde öpeceğini hayal edersin.
Sayfa 26·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ders notu metinin asli degil Şehirde (Mısırda) Soğuk Mazereti ​İmâmeyn der ki: "Şehirde yaşayan (mukim) bir insan soğuktan dolayı teyemmüm edemez. Çünkü şehirde illa ki suyu ısıtacak bir ocak, ateş veya sonrasında ısınacak bir battaniye, hamam bulunur. Bu mazeret sadece dağ başındaki yolcu (seferî) içindir." ​ Ebû Hanîfe ise daha gerçekçidir: "Şehirde de bazen fakirlikten, kuşatmadan veya imkansızlıktan dolayı su ısıtacak hiçbir şey bulunamayabilir; bu nadir olsa da imkansız değildir." der ve şehirdeki sağlıklı insanın da donma/hasta olma riski varsa teyemmüme izin verir.
Bir gün, 15 yaşında bir kız, büyük tel örgüler var, geçip bize sızma yapacak. Kolay geçmek için telin üstüne battaniye ya da tahta atarlar. Bu kız geçememiş ölmüş orda, bacağı kasığından kopmuş. Bazı dengesizler onun parmaklarını kesmişler, adamın dirisine saygın yoksa, ölüsüne olsun... Hiçbir şeyini kesmeye gerek yok yani..
Sayfa 243 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Anı
Bütün öykülerin vardığı sonuç şudur: İnsan tek bir hayat yaşar, tek bir tane; dokunmuş olduğu ipliklerin seçilemediği keçeleşmiş battaniye misali, hayat tekdüzedir, kendiyle aynıdır.
Sayfa 112·Kitabı okuyor
Birileri mutsuzsa, mutsuzlara nergis yolla, Bir kırmızı battaniye,onlara bir mutluluk çadırı yolla,sonra belki, bende gelirim
Sayfa 21 - Metis·Kitabı okuyor
Edebiyat