Okur
S.
Mukaddime'yi inceledi.
Mukaddime'de iktidar, biyolojik yasaların gerektirdiği gibi, mutlak olarak belli bir sınıfa, kesime ya da kişiye ait kabul edilmemiştir. İktidarın toplumda soy dayanışması en güçlü aile ya da kabilenin elinde olmasını ve bu kesimin içinden bir kişinin, belirli bir süre sonra en yetkili hükümdara dönüşmesini sosyal-siyasal bir yasa olarak görmüştür. İbni Haldun'a göre en güçlü soy dayanışması olan kesim bile kısa sürede değişebilir. İktidardaki kesimin soy dayanışması zayıfladığında, dayanışması daha güçlü olan bir başka aile ya da kabile iktidara gelir. Düşünüre göre, siyasal iktidar, sosyal-siyasal yasalar gereği, birkaç kuşakta bir el değiştirir.
Mukaddime
9.1/10
· 452 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
12
YgBayraktar
Kore'de Aşk Mevsimi'yi inceledi.
276 syf.
·
Beğendi
·
8/10 puan
Kitabı büyük bir beklenti içinde almadım indirimli diye aldım kütüphaneme koymuştum Baştan sona güzel bir aşk hikayesiydi tatlı minnoş bir hikaye. Türkleri tanıtmak kore savaşındaki şehit ve gazilerimize yer vermesi ayrı bir mutlu etti . Sonu tatmin etti böyle biteceği az çok belli ama bir umut diyor insan. Kitabı okuyun gayet güzel bir kitap kısa ve sevimli.
Kore'de Aşk Mevsimi
8.4/10
· 52 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
3
Luzia
Kılıçkıran Operasyonu'yu inceledi.
584 syf.
·
6 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
"Bazen şeytanı bulup yenmek için onun evine girmek gerekir." ••• Özel Kuvvetler askeri Aras'ın sınır dışı bir operasyonda öldürülen teröristin bileğindeki dövmenin dikkatini çekip, araştırması ile kitabımız başlıyor. Dövmenin sırrı açığa çıktıkça işler biraz daha kör düğüm haline geliyor. Ve kitap boyunca biz okuyucular Aras ve komutanın ,Tarık Yarbay, düğümü çözüp çömeyeceğini merakla bekliyoruz. Kitabın akıcılığı bir yana Tarık Yarbay, namı diğer 'Yaşlı Kurt' ve Aras'ın atışmalarını okumak çok keyifliydi. Yaşlı Kurt ve Aras arasında ast-üst ilişkisinden çok baba-oğul gibilerdi. Belki de bu yüzden bu diyologları okumak bu kadar keyifliydi. Ve kitapta geçen bazı cümleler... Bir haykırış gibiydi. Kalbe dokunan bir haykırış. Belki de yazarında aynı Aras gibi vatanımız için çabaladığını gördüğümden böylesine etkili olmuştur... "Git savaş , vur , vurul, kime ne ? Sen kimsin ? Amacımız neydi , kime hizmet ediyorduk biz ? Uyuşturucu etkisiyle sabahlara kadar kadar seks partisi yapan ve hastane kuyruklarında kürtaj sırası bekleyen insanlara mı ? Gözünün önündeki bir lokma ekmeğe muhtaç insanları görmeyen zengin şahsiyetlere mi ? Kime !?" "Biz her zaman pisliğin içinde olduk, olduk ki bazı insanları pislikten çıkaralım." Bir Özel Kuvvetler askerinden bunları duymak... Beni fazlasıyla üzdü. Ve biraz da karakterlerden bahsetmek gerekirse, Aras... Ana karakterimizin gözlem yeteneğine hayran kaldım. Çok iyi bir eğitim aldığını açıkça belli etmiş oldu. Cesur , fedakar , yetenekli bir asker. Eylül... Aras'ın sevgilisi ! Kitabın başlarında kısmi olarak hak verdim . Ama Suriye olayından sonra Eylül'de hak verecek bir nokta bulamadım. Ama daha önce yazarımızın dediği gibi "Asker sevmek her kadının harcı değildir, çünkü her kadın ölümü sırtında taşıyan birini sevecek cesarete haiz değildir, çünkü beklemek zordur her kadın bekleyemez." Kitapta dostluk , aşk, vatan sevgisi öylesine güzel işlenmişti ki ! Her kitap insana bir şeyler katar. Böylesine güzel bir kitap okumama, kendime güzel şeyler katmama vesile olan BereliAdam'a ne kadar teşekkür etsem az...
Kılıçkıran Operasyonu
OKUYACAKLARIMA EKLE
9
x.
Tatar Çölü'ü inceledi.
232 syf.
·
15 günde
·
9/10 puan
bir insan ne kadar bekler? belli belirsiz bir şeydir beklemek. süresi ve yeri yoktur. bir taş oluncaya kadar sürer ya da su gibi toprak tarafından emilinceye kadar. teğmen drogo. beklemenin her türlüsünü yaşayan varlık. ve insanlara karşı kayıtsız bir yaşam içinde ölüme giden varlık. bekledi, olmadı. bekledi, olmadı. bekledi, olmadı. en sonunda öldü. hani kafka, 'olmamasına razıyım, oluyormuş gibi olmasın yeter.' demişti, işte drogo bu beklenti içinde yaşadı. olmadı. en sonunda öldü.
Tatar Çölü
8.5/10
· 5,6bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
5
Ayböke
Mars Venüs Sevgiyi Yeniden Buluyor'u inceledi.
333 syf.
·
Puan vermedi
İnceleme görünümlü eleştirel elbise.
Bu kitabı daha önce inceleyen var mı bilmiyorum. Okuyup da soru işareti koyduğum bir okuma oldu. Kitap, genel olarak acılarından sıyrılma, kendini ilişki sonrası tedavi edebilme, kendinin farkında olabilme üzerine kurulu. İyi güzel hoş. Biten ilişkiden sıyrılalım, kendimizi bulalım, iyi gelenin zaten zamanı vardır o zamanı bekleyelim, okey. Ama cinsel terapi eğitimi almış ve bunu aile ve ilişki danışmanlığında kullanan biri olarak cinsellik ve seks üzerine yazılmış kısımları çok yavan, yer yerde yanlış buldum. Bağlılık üzerine olan genellemeleri beğenemedim açıkcası. Erkekler böyle, kadınlar şöyle gibi. Okudukça farkettim ki ben çizdiği genel kadın profiline uymuyorum. Kitabın bir yerinde iyi öğütler adına "... birkaç erkekle flört etmek ama yatağa girmemek, sizi bir tek erkeğin ilgisine muhtaç olmaktan kurtaracaktır, arada deneyin. "yazıyordu. Kitabın belli yerlerinde var bu tarz söylemler. Çocuk sahibi olma, evlilik, eşe bağımlılık gibi kısımlarda. Bazı kısımları okuyup" Gray burada her gelene sokak lambası olalım istiyor, kafası güzel heralde, nerede kaldı ait olabilirlik? "dedim. Okunur, okunmaz kitap değil. Genellemeseverler, ayrılık sonrası sadece kendinin acı çektiğini düşünenler, çok yara aldım ama bi sn toparlıycamcılar severler. Kitap o konuda iyi gaza getiriyor. Pek benlik değil. Puanım 2/10. Kitabı okudum o kadar bir versem gözlerime ziyan. Ondan.
Mars  Venüs Sevgiyi Yeniden Buluyor
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
M.C.
Kızıl Kahkaha'yı inceledi.
76 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
Cinnet ve Dehşet
Dehşetengiz bir romandı. Savaşın o cinnet ve dehşet havasını oldukça iyi anlatıyor. Öyle ki kesikli cümleler başlangıcı belli olmayan üç noktalı cümleler daha gerçekçi bir hava katıyor ve insanı daha da ürkütüyor. Arka kapağında yazan "Ölülere ölülerden mektup gelir." cümlesi bu kitabı almamı sağlamıştı. Gerçekten en etkileyen kısımların başında geldi benim için bir ölüden bir diğer ölüye gelen mektup. Sinirlerin kuvvetli olması lazım, okuyan için. Her yiğidin harcı değil. Etkilenmemek elde değil. Keyifli okumalar
Kızıl Kahkaha
8.2/10
· 1.678 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
8
Hayat Bu
Kaderci Jacques ve Efendisi'yi inceledi.
296 syf.
·
7/10 puan
Tarihin ilk romanı #donkişot'a benzer karakterler ve #tristramshandy misali bir anlatıma sahip eser, kalan özgünlüğünü felsefe sorularından sağlıyor. Moliere , Dante, Rebailis, Spinoza'dan alıntılara varan bu sorgular; tüm sanat dallarının sadece aşka yönelimi, fazla tasvirin sıkıcılığı, herkesin yaptığı ama dillerde olamayan seks olgusu, Keşişlerin sapkınlıkları gibi eleşirilerle Jacques'in şarap dolu matarası eşliğinde ve özellikle ilk efendisi (Bilge) Yüzbaşı'nın sözlerinde kendini gösteriyor. Başınıza gelen her şey kadere bağlanabilir mi? Her şeyi belli bir tevekkülle kader diye kabul eder misiniz? Ne zaman karşı çıkmalı? 21yy'da hâlâ bu soruları soruyorsanız kendinize, 18yy'dan bu kitap size pekala cevap olabilir. Geri kafalı mıyım diye üzülmeyin, bazı eserler çağının ilerisindedir...
Kaderci Jacques ve Efendisi
OKUYACAKLARIMA EKLE
5