Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı
9/10
·160 syf.··
2026 12. kitabı
Bir inanç ritüelinin baskı sonucu değişime uğraması karşısında derin bir bunalıma düşen bir keşişin, kendi olma ve hayatını anlamlı bir uğurda yaşadığına ikna olmak için girdiği büyük bir mücadele ve bu mücadeleyi göze alamayıp değişime ayak uyduruyor gibi görünen başka bir keşişin ise içindeki boşluğun büyüyerek ağır bir sancıya ve yıkıma dönüşümünün şiirsel bir anlatımıydı kitap. Hakikat mücadelesinin çilesi ve özle uyuşmayan ,sorumluluk almadan taşınan maske iki ayrı ölüm getirdi. Tükenmez bir sorgu gem de...Bir hikaye okumadım, uzun bir şiir okudum sanki. Yazarın kullandığı dil ve üslup fark yarattı, bir yandan da Ferit Edgü' yü çağrıştırdı. İnandığımız gibi yaşamak veya yaşadığımız şeye inanmanın derin bir sorgusu üzerine harika bir eser.
Uzun Sürmüş Bir Günün AkşamıBilge Karasu · Metis Yayınları · 20192,182 okunma
Puan vermedi
Roman, Endülüslü bir çoban olan Santiago’nun öyküsünü anlatır. Santiago, rüyasında Mısır Piramitleri'nde gizlenmiş bir hazine olduğunu görür. Bu rüyanın peşinden gitmek için sahip olduğu tek şeyi, yani koyunlarını satarak yola koyulur. İspanya’dan Kuzey Afrika çöllerine uzanan bu yolculukta Santiago; bilge bir kral, bir billuriyeci, bir İngiliz ve en nihayetinde ona hayatın ve evrenin sırlarını öğretecek olan Simyacı ile karşılaşır. Ancak yolculuğun sonunda anlar ki, asıl hazine Mısır’da değil, yolun kendisinde ve kendi içsel dönüşümündedir. Coelho’nun dili son derece sade ve akıcıdır. Kitap bir fabl havasında ilerler. Derin felsefi konuları herkesin anlayabileceği bir sadelikle sunması, kitabın başarısının en büyük sırrıdır. Simyacı, hayatın rutininde kaybolmuş, hayallerini ertelemiş veya gitmek istediği yolu seçmekte kararsız kalan herkes için bir başucu kitabıdır. Kitap size yeni bir şey öğretmez; aksine, zaten bildiğiniz ama unuttuğunuz doğruları hatırlamanıza yardımcı olur. Keyifli okumalar.
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024247bin okunma
Puan vermedi·438 syf.·
2026 30. kitabı
Gökyüzü herkesindir ama toprak sadece güçlünün... ​Bu satırlar, Yaşar Kemal’in dünyasından aldığım o derin ilhamla, bu koca kavgayı düşündükçe bana hissettirdikleri aslında. Kitabın kapağını her açtığımda içimde büyüyen, o binlerce sayfa boyunca anlatılan adaletsizliği benim gözümden tek bir solukta özetleyen, tamamen bu kitaptan esinlenerek kalbime düşen bir cümle bu. Kapağı açtığım an beni karşılayan o uçsuz bucaksız Çukurova’nın üzerine çöken karanlık bir bulut gibi hissettiriyor bana. İnce Memed’i kaçıncı kez elime aldığımı, o ilk sayfadaki tozlu yola kaçıncı kez düştüğümü artık gerçekten saymıyorum. Ama her defasında, sanki o sarp patikada Memed’le ilk kez karşılaşıyormuş gibi göğsüme kocaman bir yumru oturuyor. İçimde bir şeyler titriyor her açtığımda. Memed’in o çelimsiz, "ince" hali; aslında hepimizin hayatın bir yerinde sakladığı, bastırdığı, kimselere itiraf edemediği o "artık yeter" deme arzusunun ete kemiğe bürünmüş hali gibi geliyor bana. O zayıf omuzlardaki yükü taşırken onunla beraber nefes nefese kalıyorum. ​İnsan sayfalar arasında kayboldukça, o tozun toprağın sıcaklığını teninde hissettikçe şunu çok net anlıyor: Bizi asıl hapseden, bizi çürüten şey sadece kerpiç duvarlar ya da zalimlerin dayattığı o acımasız otorite değil; kendi içimizde besleyip büyüttüğümüz, bizi felç eden o bitmek bilmeyen korku. Memed, beş köyün tek hakimi olan Abdi Ağa’nın karşısına dikilirken aslında sadece etten kemikten bir adamla da savaşmıyor; yüzyılların getirdiği o köhne kabullenmişlikle, ruhlarımıza kazınan o "böyle gelmiş böyle gider" inancıyla çatışıyor. Onu her okuyuşumda, sanki hikayeyi hiç bilmiyormuşum gibi aynı heyecanla ve aynı sızıyla sarsılmamın sebebi tam olarak bu. Çünkü o "kaderin budur, bunu çekeceksin" diyenlere karşı verilen bu onur kavgası asla eskimiyor,
1000Kitap
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,5bin okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 13. kitabı
"Atlas Okyanusu'nun dibinde bir kitap yatıyor. Anlatacağım, işte onun hikâyesi." diye başlıyor kitabın ilk cümleleri... Ve ekliyor yazar, hikayenin içeriğini bilmiyorsanız da sonunu tüm dünya biliyor.Titanic 1912 yılında battığında kurbanların en ünlüsü bir kitaptı: İranlı şair, gökbilimci, bilge Ömer Hayyam'ın Rubaiyat'ının mevcut tek yazma nüshası.Kitabımız Hayyam' ın el yazması kitabının arayış hikayesi aslında. Semerkant, İranlı şair ve matematikçi Ömer Hayyam, Alamut Haşhâşîliğinin kurucusu Hasan Sabbah ve Büyük Selçuklu veziri Nizâmülmülk'ü aynı tarihlerde yaşamış şahsiyetler olarak kurgulamış.Gerçekte böyle olmasa da, hikâye gayet olabilir hissi veren cinsten. Bu üçlü hakkında yazılan kitapları okumayı sevenler için güzel bir kitap. Kitabın içerisine Ömer Hayyam' ın rubailerinden ara ara serpiştirilmiş, bu kısımları keyifle okudum. Semerkant, Alamut kitabına göre daha doyurucu, edebi yönden daha iyiydi. Akıcı, sürükleyici bir anlatımı var.Ancak şunu belirtmeye ihtiyaç var ki; bu bir tarih kitabı değil.Tarihi kurgu kitabı. Yani her ne kadar kişiler gerçek olsa da olaylar tamamen yazarın özgün kalemine göre şekillenmiş. Bu nokta da anlatılanlar gerçekleri yansıtmak durumun da değil.Ancak kitaba müslüman Türk kimliğinle baktığın zaman, Türklere karşı aşağılayıcı cümleleri ve hissiyat rahatsız edici. Bu noktada çok da şaşırmamak lazım diye düşünüyorum. Batı da en çok okunan Doğulu yazar olmak! için tam da batının istediği tarzda yazmak lazım diye düşünüyorum. Oryantalist ! bir bakış açısı ile. Tarihi bir kitap okumanın en güzel yanı,sizi o dönemin olay ve kişilerini araştırmaya yöneltmesi. Ki, Semerkant bu konuda oldukça başarılı. Ömer Hayyam, Nizamülmülk ve Hasan Sabbah üçlüsü hakkında daha da fazla bilgi edinmek için okumalar yapma ihtiyacı hissettiriyor.
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,9bin okunma
Bilge Adamın Korkusu
8/10
·1142 syf.··
2026 84. kitabı
Kısa özet Kvothe, Üniversite’deki eğitimini sürdürürken hem maddi sıkıntılar hem de tehlikeli düşmanlarla mücadele eder. Zamanla onu farklı krallıklara, gizemli ormanlara ve alışılmadık kültürlere götüren olayların içine çekilir. Bu yolculuklar sırasında yalnızca büyü ve savaş konusunda değil, insan doğası, siyaset ve kendi sınırları hakkında da önemli deneyimler kazanır. Dünya inşası Romanın en güçlü taraflarından biri, ayrıntılı ve yaşayan bir dünya sunmasıdır. Farklı toplumların gelenekleri, dilleri, inançları ve yaşam biçimleri özenle işlenmiştir. Bu sayede okur, yalnızca bir macera değil, zengin bir evren keşfeder. Bilge Adamın Korkusu, aksiyonun sürekli ön planda olduğu bir fantastik roman değildir. Gücünü; ayrıntılı dünyasından, karakterlerinin psikolojik derinliğinden ve Patrick Rothfuss’un özenli anlatımından alır. Bazı bölümleri tempo açısından eleştirilse de, modern fantastik edebiyatın en etkileyici devam romanlarından biri olarak kabul edilir Epik fantastik türünü sevenler, * Ayrıntılı dünya inşasından hoşlananlar, * Karakter odaklı ve edebi anlatımları tercih edenler, * Yavaş ilerleyen ama atmosferi güçlü romanlardan keyif alanlar için oldukça başarılı bir seçimdir.
Fantastik Bilim Kurgu
Bilge Adamın KorkusuPatrick Rothfuss · İthaki Yayınları · 20182,838 okunma
Puan vermedi·32 syf.·
2026 96. kitabı
Mutlu Diyardaki piknik gününün sabahında Bay Mutlu, hiç mutlu uyanmaz. Alışık olmadığı bu hisle başa çıkmak için arkadaşı Küçük Bayan Bilge'den yardım alır. Birlikte diğer küçük bay ve bayanların da her zaman aynı duyguları hissetmediğine şahit olurlar. Böylece Bay Mutlu her zaman mutlu hissetmek zorunda olmadığını anlar. Her zaman mutlu olamayız ama her zaman mutsuz da olmamalıyız. :) Çocuklar için şirin bir hikâye. Özellikle son kısımda Küçük Bayan Dalgın'ın olduğu bölüm epey komik. Her duygunun doğal ve gerekli olduğunu anlatan bir hikâyecik. Sadece çocuklar için değil yetişkinler için de anlamlı. Çocukların duygularını keşfetme sürecinde ebeveynlere ve öğretmenlere yardımcı olabilir. Ara sıra okura yönelik sorularla interaktif bir okuma da sağlıyor. Özellikle sınıf ortamında ya da evde birkaç çocukla keyifli ve farkındalık oluşturacak bir okuma saati için ideal. Beğendim.
Küçük Bay ve Bayanlar: MutluyumRoger Hargreaves · Doğan Çocuk Yayınları · 20264 okunma