Sağır kurbağa hikâyesi...
Kurbağalar bir gün yarışma düzenlemiş. Hedef, yüksek bir
kulenin tepesine çıkmakmış. Bir sürü kurbağa arkadaşlarını
seyretmek için toplanmış ve yarış başlamış. Seyirciler arasında
hiçbiri yarışmacıların kulenin tepesine çıkabileceğine inanmı-
yormuş. Sadece şu sesler duyulabiliyormuş: "Zavallılar! Hiçbir
zaman başaramayacaklar!"
Yarışmaya başlayan kurbağalar kulenin tepesine ulaşama-
yınca teker teker yarışı bırakmaya başlamışlar. İçlerinden biri
yılmadan kuleye tırmanmaya çalışıyormuş. Seyirciler bağırmaya
devam etmişler. "Zavallılar! Hiçbir zaman başaramayacaklar!"Sonunda biri hariç, hepsinin ümitleri kırılmış ve bırakmış-
lar. Ama kalan son kurbağa büyük bir gayretle mücadele ederek
kulenin tepesine çıkmayı başarmış. Diğerleri hayret içerisinde
bu işi nasıl başardığını öğrenmek istemişler. Bir kurbağa ona
yaklaşmış ve sormuş "Bu işi nasıl başardın?" diye. O da işaret
diliyle "Seni duymuyorum, ben sağırım" demiş.
Bir süre daha ağlaması gerekiyorsa, ağlamalıydı. Ardında bırakmaya devam ettikçe, geçmişini düşünse de artık gözyaşı dökmediği günler gelecek ve o zaman ellerini uzatarak şimdiki anını kucaklayacak, tüm gücüyle ona sıkıca tutunacaktı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kayıptan kendimizi kurtarmak ve yaşama devam etmek isteriz. Yine de bir parçamız hâlâ tutsaktır. Gözden geçirmeyi tam olarak bitirememiştir, bırakmaya hazır değildir.
Kederin sona ermesini ve kaybedilen kişiyi hatırlatacak daha az şey olmasını istemek bilinçdışında ihanet gibi görülebilir.
Devam et.
Sürekli umut verip ortada bırakmaya devam et.
Sakın ha sakın hiç durma! Ben güçlüyüm çünkü.
…
Ama gücüm bitti be kadın!
Gücüm bitti be sevgilim!
Zihninizi kendi haline bırakmaya ne dersiniz? Bırakın size ne istiyorsa söylesin ama bunların sizi vazgeçirmesine izin ver-meyin. Bırakın, siz okumaya devam ederken arka planda çalışan bır radyo yayını gibi lak lak etsin, belki de bu arada kitabın sizi götürdüğü yeri merak etmeye başlayacaksınız. Her ne kadar zihinlerimiz geleceği görebileceğini düşünse de ne olacağını kim bilebilir ki?