• Bilmem sana söylemeye hacet var mı? Ömer, benim sevgili kocacığım, biz, hiçbir tarafları birbirine benzemeyen, hiçbir müşterek düşünceleri ve görüşleri olmayan iki insanız... Kim bilir ne gibi sebeplerle tesadüf bizi birleştirdi. Sen beni sevdiğini söyledin, ben buna inandım. Ben de seni seviyordum... Hem nasıl seviyordum... Hislerimde bugün de bir değişiklik yok. Fakat niçin seviyordum, işte bunu bulamadım ve beni düşündüren, seninle olan hayatımızın devamından şüphe ettiren bu oldu. Seni niçin sevdiğimi bir türlü bilmiyordum. Huylarını, yaptığın işleri, beğenmiyordum demeyeyim, fakat anlamıyordum. Sen de benim birçok şeylerimi anlamadığını inkâr edemezsin.
  • Sen beni sevdiğini söyledin, ben buna inandım. Ben de seni seviyordum... Hem nasıl seviyordum... Hislerimde bugün de bir değişiklik yok. Fakat niçin seviyordum, işte bunu bulamadım ve beni düşündüren, seninle olan hayatımızın devamından şüphe ettiren bu oldu. Seni niçin sevdiğimi bir türlü bilmiyordum. Huylarını, yaptığın işleri, beğenmiyordum demeyeyim, fakat anlamıyordum. Sen de benim birçok şeylerimi anlamadığını inkâr edemezsin.
  • NOEL BABA
    Noel baba ( Claus) 1863 yılında New York’taki Harper’s dergisinde yayınlanan ilk resimde bir bacadan girmeye çalışan şişko bir cüceydi.
    Coca Cola ,1930 Noel’inde , o güne kadar üniforma giymeyen
    Ve genellikle mavi ya da yeşil renkli kıyafetleri tercih eden Noel Babayla kontrat yapacaktı Habon Sundblom adndaki çizer ona firmanın renkleri olan beyaz bantlı canlı kırmızı renkte kıyafetler giydirip bugün hepimizin bildiği özellikleri kazandırdı.
    Ayrıca İsa’yla ne ilgisi olduğunu bilen kimse yok.
  • Hepinize merhabalar. Bugün incelememde bahsedeceğim kitap İlahi Komedya.

    Öncelikle şunu tüm samimiyetimle söylemek isterim ki bu kitabı okumak aklınızın ucundan bile geçtiyse bilin ki okuma tercihleriniz çok iyi. Çünkü şuan elinizde olan veya almak istediğiniz kitap öyle bir başyapıt ki içinde felsefeden astrolojiye; tarihten din bilimine hatta antropolojiye kadar inen bir kitap. Hele hele kitabı bitirdiğinizde bir Hristiyan kadar Hristiyanlık bilginiz olacağı için bunları göz önünde bulunmanız gerek. Belki de bu kitabı bu denli okunması zor yapan bir neden budur.

    Benim kitabı okurken sıkıldığım iki nokta vardı:
    Birincisi kitapta çok fazla karakter ismi geçmesi zamanında Savaş Ve Barış için çok karakter var derdim ama ta ki bu güne kadar. "O kadar da abartma canım!" dediğinizi duyar gibiyim. Ama kitapta Adem ve Havva'dan Dante'nin yaşadığı döneme kadar (yani 14. yüzyılın başları) neredeyse tüm mitolojik karakterle var. Mitolojiyi seviyorsanız siz de bir noktaya kadar beğenebilirsiniz ama bir noktaya kadar. Bu arada Dante kendi yaşamındaki birçok insanı da kitaba dahil edince karakterle çoğaldıkça çoğalmış. Bu yüzden siz de neredeyse her karakterin ismi geçtiğinde dipnota bakma zorunluluğu hissediyorsunuz ve bu bir noktadan sonra gerçekten sizi olaydan ayırıyor.
    İkincisi ise kurgudaki sürekli tekrardı yani Dante her gittiği yerde hep aynı şeyleri yaşıyor. Artık kendisi gitmeden önce ben tahmin etmeye falan başlamıştım.

    Bu iki nokta dışında kitapta beğenmediğim bir kısım bulunmamakta. Kitap konusu itibari ile sizi kendine çekiyor. Çünkü bu zamana kadar bildiğim kadarıyla bize Cennet, Cehennem ve Araf'ı anlatan bir kitap piyasaya sunulmamıştı. Bu konuda Dante'nin cesareti bile bu kitabı okumamız gerektiğinin göstergesi.

    Uzun lafın kısası kendinize güveniyor, benim mitolojiye ilgim var ve merak ediyorum diyorsanız hemen başlayın hiç kaçırmayın.

    İncelememi okuduğunuz için teşekkürler...
  • 22 Temmuz Pazar / 2018 olmuş bile.
    Malûmunuz bugün üniversite mezunlarının girmekle yükümlü olduğu kpss var. Yıllarca emek verip, herkesle aynı dersleri alan, aynı süre zarfı boyunca eğitime devam eden, yüzlerce, binlerce sunumlar, sınavlar atlatan, gerekli gereksiz her şeyi öğrenmek, ezberlemek zorunda olan ve aynı aşamalardan geçerek aynı sonuca -mezuniyete ulaşan insanlar, tüm bu eşit şartları yerle bir eden bir sınava girecek bugün. Hem de üniversite hayatımız boyunca bir kez olsun görmediğimiz derslerin de dahil olduğu bir sınav. (Kendi bölümüme göre matematik, coğrafya, vatandaşlık vs.) Böyle saçma bir sınav sistemini eleştirmeye başlasam sayfalar sürer, vaktim boşa gider, insanlar gerekli gereksiz strese girebilirler. Tüm bunlardan dolayı şu an sadece susmayı tercih ediyorum. Zaten böyle saçma bir sınav yüzünden de strese girmeyin. Stres yaptığınız şey bile stresinize değsin.. Şimdilik sınava girecek herkese başarılar diliyorum sadece. Sınava girenlerle sınavdan sonra bu iletide buluşalım. ☺️
  • Derisi dikenlilerden olan ve uzakdoğuda yenen deniz hiyarinin ayırıcı özelliği ağzının yarık olmasıdır.
    Günlerden bir gün tanrıca uzumenin yanında tanrılarının oğlu bulunuyordu. Tanrıça bütün balıkların ona sadakat göstermesini istedi.
    Bu söz üzerine bütün balıklar saygıyla hizmet edeceklerine söz verdiler bir tek deniz hiyarindan ses çıkmadı. Bunun üzerine tanrıca uzume hançerini cekti: - ya demek cevap vermeyen bir ağız var dedi. Bir hançer darbesiyle kapalı duran ağzı yariverdi. Işte bugun yüzden deniz hiyarinin ağzının yarık olması bu yuzdendir.
    Balıklarla ilgili iki fabl,ortaçağ söylenceleri
  • Yarın girecek olan kpss sinavina giden herkesinnemeklerinin karşılığını almalarını temenni ediyorum.
    Umarim sonuçlandığında uzun çabalarım sonucu bugün almış olduğum ve hayatima yol verecek buyuk ir atmama vesile olan haber gibi bu mutlulukla uyursunuz.
    Allah Yar ve Yardımcınız olsun..;)

    S.ARSLAN