Syn, Leyla ile Mecnun'u inceledi.
09 May 21:28 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Aslında yayınlandığı dönemde diziyi takip edememiştim. Pek çok aile evinde olduğu gibi bizde de kumanda evin reisi olan babada durur, o yokken de saltanat yoluyla babadan oğula geçerdi. Onlar da absürt komedi sevmiyorsa demek ki...
İnternet üzerinden kısa videolarını izledim sürekli. Konuya az çok hakim olacak, Mecnun Çınar gibi konuşmaya başlayacak kadar. Gündelik hayatta, her fırsatta repliklerini kullanacak kadar :)
O kısa izlemeler sonucu da benim içim çok ısınmıştı bir çok karaktere. Haliyle kitabı çıkınca "Dizi bu denli güzelse kitap kesin 'yıkılıyodur" diye düşünerek aldım kitabı.
Edebî yönden aman aman bir beklentiniz olmasın o ayrı. Ama o sade anlatım ince belli bardaktan içilen demleme çay tadını kesinlikle veriyor. Kullanılan argo kelimeler kimine göre rahatsız edici olsa da bence çok yerinde kullanılmış. Her şey tadında olmuş ve bir solukta okuyabileceğiniz sımsıcak bir kitap çıkmış ortaya.
*Okuma saatinde, öğrencilerin önünde falan okumanızı öneririm zira istemsizce kahkaha atabilirsiniz. :):)

Li-3, Bugünlerde Bahar İndi'yi inceledi.
 17 Nis 10:21 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi

İNCELEME NE HADDİME! DERDİM SADECE GÜZELLEME VE YORUMLAMA. DERDİMİ ANLATABİLME, DİLİM DÖNDÜĞÜNCE AKLIM ERDİĞİNCE

İnsan mezar başında kahkalar atar mı ulan? Daha demincek ağlarken? Atar! Marlin Monronun gözleri, işte o kadar.

Vakitlerden bi şubat ayazı. Dediler Yaşar öldü. Etme eyleme ne demek lan öldü! Saçmalamayın ajanslar, Yaşar ölür mü? İsmi ile müsemma o, ilelebet yaşayacak!

Vakitlerden bir Nisan baharı. Yaşar'ın ve Tilda'nın ayak uçlarında "fırdola" fırıldamakta. Üç insan, farklı dünyalardan, farklı memleketlerden olan, ortak paydaları, az önce öldü sanılan Yaşar Kemal olan.

Onun sayesinde tanıştılar. Demişti ki Elif:

"İnce Memed'in insanları birleştirici bir gücü olduğuna inanıyorum"

Evet tıpkı bu şekilde idi. İnce Memed'in çağrısına kulak vermiştik ve benim yazdığım üç beş dert anlatma yazım sayesinde iki iyi insanla tanışmış oldum. Sanırdım ki, Yaşar Kemal'in ardından ağlayan üzülen onu çok seven bir tek benim. Hadi oradan deli, az ötede üzül. Tek değilsin. Ve bu yanılma belki de beni hayatta en çok mutlu eden yanılmalardan biri. İyi ki yanılgıya düşüp o yazıları yazmışım.

Teşekkürler mazlum ve elif.

Vakitlerden, az önce dediğim Nisan baharı. Fırdola gönülsüz. Belli ki o da üzgün. Ama bir yandan da heyecan dolu, umut dolu, gökyüzü renklerine boyanmış. Biz oraya varınca, yani Yaşar ile Tilda'nın yanına,

Sanki onlardan gelen bir "hoş geldiniz" edası ile bir iki tur dolandı. Bizde ise ince bir tebessüm, buruk bir acı ile karışık, umut ve sevgi ile boca edilmiş.

Sevdiklerimin mezarına gidince konuşamam nedense. Dinlerim onları, içimden bir şeyler anlatırım. Gizliden ağlarım arada.

Bir insan hiç bir bağı olmayan birinin mezarı başında göz yaşlarına söz geçirmekte diretir mi hiç? Anasının babasının mezarı sanıp, aynı hislere kapılır mı? Kapılır. Marlin Monronun gözleri, işte o kadar.

Az öteye gitmiştim ki baktım elif şiir okuyor. Çöktüm yanına. Yaşar Kemal'in şiir kitabı. Bu kitaptan haberim yoktu. Daha sonra "Kırmızı Deynek" şiirini sıra ile üçümüz okuduk. Marlin Monronun gözleri, işte o kadar.

Satır aralarında "Marlin Monronun gözleri, işte o kadar" dizesini okudukça aldı beni bir gülme. Aldı da gitti. Ortada ne bir hüzün kaldı ne de kasvet. Hepsi fırdolanın kollarında semaya dolandı. İşte o kadar!

İşte böyle oldu kahkamız onun yanında. Üstelik ben öncesinde utanmadan onun yanında sigara içtim. Beni kınamayın a dostlar. Ben büyüklerimin yanında sigara içebiliyorsam, onlara karşı akıl almaz bir sevgi duyuyorum demektir. (Babam istisna. Severim çok ama içemem :/ )

Ne iyi oldu sizleri gördüğümüz. Yaşarımız Tildamız. Yanında türkülerini dinledik, şiirlerini okuduk, "yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek" dedik. Evet aynen öyle, Marlin Monronun gözleri, işte o kadar!

Bu kitabı ise Eliften, cebren ve hile ile, kendime hediye ettirmek suretiyle elde etmiş oldum. Teşekkür ediyorum. Otobüste ve evde okudum.

Yaşar Kemal zaten destansı ve şiirsel bir üslupla yazıyor. Bu kitabı okurken inanılmaz mutlu oldum. Şiirler tepeden tırnağa muziplik ve gençlik ateşi kokuyor.

Onun çocuksu yanını da görebiliyoruz. Yaramaz, bıçkın aynı zamanda da umut dolu yüreği! Özellikle "Kırmızı Deynek" çok tatlı bir şiir. Sıcacık, samimi. Soba üstündeki sımsıcak çay tadında.

Zülfü Livaneli'nin bestelediği "Yalnızlık", "Ulaşa", "Merhaba" şiirlerinin ona ait olduğunu bilir miydiniz? Ben sadece "yalnızlık"ı biliyordum.

Ulaşa ağıt
https://youtu.be/FNVhEiPr-Xs

Merhaba
https://youtu.be/BK8-SwH9IME

Yalnızlık
https://youtu.be/lJUo-RY-9YY

Yaşar, bizim Homeros. Yüze anlatıcı. Olanı olduğu gibi ama kendi renkli, kokulu, cıvıl cıvıl gözlüğünden bakarak anlatır. En basit bir ağaç bile onun kaleminde, köklerini yerin merkezine salar, dalları ile semayı deler. Onun hakkında yazılacak o kadar çok şey var ki, kafam bulanıyor tutuluyorum.
O yüzden şu şiirin bir kısmını bırakıyorum.

(...)
Saraylar saltanatlar çöker
kan susar birgün
zulüm biter.
menekşelerde açılır üstümüzde
leylaklarda güler.
bugünlerden geriye,
bir yarına gidenler kalır
bir de yarınlar için direnenler...


Şiirler doğacak kıvamda yine
duygular yeniden yağacak kıvamda.
ve yürek,
imgelerin en ulaşılmaz doruğunda.
ey herşey bitti diyenler
korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler.
ne kırlarda direnen çiçekler
ne kentlerde devleşen öfkeler
henüz elveda demediler.
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek

Adnan Yücel
https://youtu.be/h1mZ2QE5E1g


Kitabını alıp kaçtığım, süpürge saçlı, anarşik karı Roquentin ' e ve kahrımı çeken yüreğimizin şantiye şefi, ceryandan sorumlu dostumuz
Mazlum Kaplan ' sonsuz teşekürler.

Bu kitabı okuyunuz a dostlar, şiirlerinde Kemal'i arayınız. Sevgi ile esen kalınız a dostlar, Marlin Monronun gözleri, işte o kadar!!!

Ahmet Asaf, Teşkilat'ı inceledi.
 16 Nis 11:04 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

Politik kurgu romanlarıyla adını duyuran Selman Kayabaşı’ndan ilk Türk devletlerinden bu yana bütün Türk devletlerinin istihbari yapılanmasını ve istihbaratın abisi derin devlet yapılanmasını anlatan aksiyon dolu bir kurgu romanı.
Ben ilk okuduğumda kurguyu gerçekle karıştırdım ve kitap işin içinden çıkılmaz hale geldi. Çünkü gerçekle kurgu içiçe anlatılmış, suikastler ve şifrelerle dolu olayları çözmek oldukça zor idi. Ara verip bir iki kitap sonra yeniden elime alınca haz alarak okumayı başarabildim..
Kurguya göre 2000 yıllık köklü bir devlet geleneği olan ve perde arkasında devletin gerçek sahipleri olduğu tasavvur edilen gizli bir yapı var. Türk devletlerinin fesih ve diriliş noktasında görev yapıyor. İşte bu gizli yapılanma:
TEŞKİLAT

Teşkilat'ın asıl misyonu Devlet-i Ebed Müddet ülküsünü yaşatmak.

Nizamülmülk’ten Mustafa Kemal’e kadar birçok isme; Teşkilat’ın gizli sancağı emanet ediliyor ve kimi Selçuklu’yu, kimi Osmanlı’yı, kimi de Türkiye Cumhuriyeti’ni kimi Pakistan’ı kurmakla görevlendiriliyor.

Peki bunlar gerçek mi kurgu mu diye düşündüğümde, kurgu dahi olsa derin devlet yapılanmasını sorgulattı bana. Türkiye'ye ve bölgedeki ülkelere karşı yapılan askeri/silahlı harekatların dışında ekonomik ve istihbarat operasyonlarını bozabilmek için ve devletin bekası için, devletlerin dış politikaya ve askeri hamlelere yön verecek bir derin devlete ihtiyacı olduğu kanaatindeyim. Derin devletten kastım elbette mafyavari çeteler değil, devletin iradesi dışına çıkmayan, ülkeyi yönetenlerin emrinde, milletin meşru hizmetinde derin bir üst akıldan bahsediyorum.Çünkü dış devletler devlet destekli gizli cemiyetler yolu ile bunu yapıyorlar.

Kurguda tarihi de işlediği için o döneme ait bilgileri dipnotlarla okuyucaya aktarması yerinde olmuş, hiç bilmediğim duymadığım bilgiler edindim.Yazarın anlatımı gayet sürükleyici ve bir film tadında.
Bir de mistik çay muhabbetleri var, ben çok sevdim bu çay muhabbetlerini..
* ‘Çay üç'ün olduğu yerde içilir; bir sen, bir seni yaratan, bir de seni seven’,
* ‘Yunus'tan geriye kalan nedir?
Bir gönlü vardı baba, bir de gönlüne gömdüğü..
Bir çay içimlik demliği, bir demlik muhabbeti vardı..‘ gibi..
Selman Kayabaşı’nın kurgusunu ve anlatım tarzını sevdim, okumaya devam edeceğim, ilgili konulara merakı olan varsa tavsiye ederim..

Çay tadında...
Çay bardağında bırakılan dudak payı kadar bile uzak kalamam gözlerine.

Sunay Akın

Rabia Topçu, bir alıntı ekledi.
13 Mar 18:59 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

İki çift laf edemedik seninle
Bari sabah akşam avuç açıp dua edelim
Besmeleyle başlayalım yürüyüşe
Ağır ağır olsun,temiz olsun
Kahve de içemedik oysa
Çay demlersin belki ilerde.
Niyet ettim seni sevmeye.
Yaşlanıyorum satır satır.
Bağlanıyorum bildiğim bütün harflerle sana
Varlığına hamd olsun
Yeniden öğrenelim yazmayı
Bu defa ali ata bak demeyelim
Ali aşka bak olsun fişlerimiz
Ali ben olayım.İlelebet sana bakayım.
Köyde sabahın köründe tarlaya giderken seni de uyandırayım
Tarhana çorbası tadında geçsin ömrümüz
Çocuklarımız bayram sabahı olsun
Büyüklerimizin duası bereketimiz olsun
Akıbetimiz hayrolsun...

O Gemi Bir Gün Gelecek, Recep KaraaslanO Gemi Bir Gün Gelecek, Recep Karaaslan

DİZİLERİMİZİN VERDİĞİ MESAJLAR

1- İstemediğin biriyle evlendiysen ona ihanet edebilir, başkasıyla aşk yaşayabilirsin.

2- Kötü bir olaydan sonra içki içip etrafı dağıtmalısın.

3- Sevdiğin kişi başkasıyla evlendiyse onların yuvasını bozmalısın.

4- Hiçbir dizide cami, hoca, ezan sesi, minare, tesettür, dini semboller olmamalı

5- Her dizide yeni elbiseler, ayakkabılar olmalı, alışveriş için hep lüks yerler tercih edilmelidir.

6- Evde ilgi görmeyen adam dışarıda karısını aldatmalı ve bütün suç kadına yüklenmeli, adamın yaptığı da masum gösterilmelidir.

7- Gençlerin mutlaka sevgilisi olmalı, lise ve orta okul seviyesinde olsa bile çıktığı biri olmalıdır.

8- Birbirlerinin kuyusunu kazan insanlar, hep maskeler ile dolaşmalı ve suç daima bir iki kişinin üzerine yıkılmalı

9- Kavga eden, şiddet uygulayan, hırsızlık ve ğasp yapan baş rol oyuncuları güler yüzlü, yakışıklı olmalı ve hep haklı nedenlerle yapmalı.

10- Anneler hep despot olmalı, babalar ise daima sert ve anlayışsız olmalı. Çocuklar her zaman haklı olmalı.

11- Kaynanalar hep kötü rol oynamalı, sürekli olarak damadının kuyusunu kazmalı

12- Paranın nerden ve nasıl geldiği belli olmamalı, harcama yaparken hep cömert olunmalı

13- İş yerleri hep rezidans olmalı, işçi ve esnaf rolleri olmamalı.

14- Dini konular hiç konuşulmamalı, deist bir yaklaşım sergilenmeli.
15- Gençler hep haklı olmalı, haklı çıkmalı başına buyruk hareket etmeli ve kız meseleleri dışında başka da dertleri olmamalı.

17-31 Aralık gecesi için mutlaka bir çam dikip süslemeli altına hediyeler koymalı.

18-14 Şubat St Valantine günü sevgililer günü olmalı. Mutlaka degerli takı ile taçlanmalı.

19-20 yaş üstu gençler ailelerinden ayrı yaşamalı ve evlerine sevgili alabilmeli.

20-Çocukların her istediği yapılmalı, nasihat mı ....geçiniz.

21-Dini bayramlar mı? O da nerden çıktı!!!

22-Cami seccade namaz o da ne?

23-Ölüler tabutla gömülmeli.

24-Ögretmene aşık olunabilmeli, onunla laubalice konuşabilmeli, hatta küçük düşürülebilmeli.

25-Boşanmış anne babanın çocukları olarak onlarin yeni sevgilileri ile ma aile tatile gidilebilmeli.

26-Çay yok o da ne?

27-Kahvaltımız kupada kahve tadında.

28-İçkisiz yemek olmaz.

29-Herşey şerefe denilerek kutlanmalı.

30-Evler şatafatlı, yüzme havuzlu, mümkünse triplex olmalı.

31-Erkekler takim elbiseli, hep siyah göynek! giymeli.

32-Ağzına leblebi atar gibi adam öldürmeli.

33-Polisler şerefsiz, fırsatçı, rüşvetçi olmalı.

34-Bir gecede on adam öldürüp (tabi hepsi kötü canııım) hiç hapse girmeden kahraman olmalı.

35-Mahalle camilerinin imamları üçkağıtçı olmalı.

36-İyiler peri timsali hiç kötü bir duyguya sahip değilken, kötüler şizofrenik ayarda kötü olmalı.

37-Gençler evlenirken ay ve yıldızı şahit tutmalı. Kız kimlikte müslüman, oğlan ateistmiş ne farkeder?

38-Evlilik dışı çocuk gayet normal olmalı, üstelik bebek başkasıyla evli babanın yuvasını dagıtmak için kullanılmalı.

39-Erkekler de kadınlar da evli olsalar bile bir kaç kere eşlerini boynuzlamalı.

40-He bu arada sünnet düğünü gördük mü hiç bir dizide?

41-Tabaklarda nohut, kurufasülye olmaz, brokoli, bürüksel lahanası, biftek vs olmalı, sol elle ham yapmalı.

İşte dizilerin rolü kısaca budur.
Bireyselleştir.
Yalnızlığa it.
Kimseye güvenmesin.
Aile sıkıntıdır.

Bennimce
Dolansam etrafı
Tahra çitle çevrili
Etrafı yeşil ağaçlarla bezenmiş patikadan
Sonu dağlar ardında göremediğim yer ile bütünleşmiş
Güneş ile rüZgar anlaşmış hafif oranda
Bir ahşap ev ile karşılaşsam sonunda
Önünde sen içinde sen penceresinde sen
Sevmesende benim için demlediğin çay ile
Deminde sen suyunda sen tadında sen

(ODE)

Leman ErgüL KüLekçi, Kıyısızlar'ı inceledi.
 10 Şub 21:33 · Kitabı okudu · 2 günde · 7/10 puan

Kısa hikayeLer ve denemeLer tadında, tek soLukta okuyacağınız, aşkta kaybeden ve yaLnız birinden okuyacağınız bir kitap. KaLemine sağLık.
"Aşk çay, karşıLığı şeker, tiryakiLer çayı şekersiz içer. Ve kıyısızLar karşıLıksız sever."

Bugünkü Gezi Durağım Kuzkuncuk'tan Kareler
İstanbul'da bir yudum huzurun semti olan Üsküdar'ın sıcacık, şirin bir mahallesi Kuzguncuk. Hem sakinliği, tarihi dokusu, Cumbalı Evleri... Bir dem çay tadında bir mahalle özlemi giderdim ben... Fotoğraflardan bir video yaptım gezme meraklılarına :)

https://www.youtube.com/watch?v=XfIudwx7NnM

https://i.hizliresim.com/1JdGqN.jpg
https://i.hizliresim.com/azEzJ7.jpg
https://i.hizliresim.com/XP4P2j.jpg

Prof. Ayşe, Yakut Kırmızı'ı inceledi.
30 Ara 2017 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Genelde yeni girdiğim iş ortamlarımda kitap okumami önce yadırgarlar, yargılarlar ve sonunda tüm ileri geri yorumalarina rağmen (5 dakikalık tenefuste de kitap mi okunurmus, nasıl anlıyor musum Vb. ) pes etmediğimi görünce , kitap tavsiyesinde bulunan arkadaşlar olur. Bu kitap serisi de onlardan bir tanesi. Seri 3 kitaptan oluşmakta. Serinin sürükleyiciliği dışında bana göre sevdiğim en önemli özelliği, işlenen ana konunun zaman yolculuğu olmasıydı. Zaman yolculuğunun gerçekleşme süreci ve zaman yolculuğuyla ilgili olguların mantıklı çerçevede kurgulanışını sevdim. Bölümlere baslarken, sırlarla ilgili yazilan aforizmalar hoşuma gitti.Yazarın beni biraz daha meraklandirmasi güzel olurdu keşke sürükleyicilik kadar bu noktaya da agirlik verseydi hiç fena olmazdi;) Kitap hakkinda okuduğum yorumlardaki, ballandirilarak aktarılan sırlar, bende merak uyandırmadı. Serinin üç kitabında da bu sırların kolayca çözülebileceği bazı bilgiler mevcuttu zaten, sadece bu ayrıntılara dikkat etmek yeterli. Hayatın İçinden cikamadiginizda çay molası tadında seriydi. Keyifli okumalar.