• Günaydın sevgili okurlar. Herkese neşeli, sıcak, kahve ve çay tadında bir gün diliyorum. Sevgiyle, içinizi ısıtın. Olumsuzluklara sırtınızı dönün, kulağınızı tıkayın. Hayata tüm içtenliğinizle sevgiyle bakın ve huzurlu yaşayın. Sevgilerle...

    Hüzünlü Palyaço
  • Bekletilen,unutulan her şey soğuyor zamanla
    Çay,kahve,dostluklar
    Ve sevgiler
    Hiçbir şey kalmıyor eski tadında…

    Murat Bozoğlu
  • Yaşarken kıymeti bilinmemiş, kitapları çok satanlar rafının müdavimi olmuş ölü yazarların kitaplarını okuyor, yazar yakınlarının, mesela oğullarının ve kızlarının anne ve babalarının kitaplarını görünce ne hissettiklerini ne düşündüklerini merak ediyorum.

    Sarı sonbahar, Karaağaç’ın eski, rutubet kokan sokaklarında şehre yeni gelmiş memur merakı ile yürüyorum, yaşayanlarını, olaylarının işin aslını bilmediğim terk edilmiş, unutulmuş evlerim ve uydurduğum hikâyelerim var burada!
    Şu köşede yıkılmak üzere olan evin penceresinden beyaz tülbentli yaşlı bir kadın sütçüye seslenmiş, babasının rahatsızlığını sormuş öldüğünü öğrenmişti, öyle uydurmuştum.
    Şu parkta da hayali bir kadınla bakışmıştık, kadın orta Türk kahvesi ve soğuk su istemişti garsondan, salkım söğüt ağaçları ve gül kokularıyla süslemiştim hikâyeyi, tanışmış gibi yazmıştım. Aylardan ağustostu çok sıcaktı, ne güzel kadındı!
    Bir keresinde Kent Ormanı’nda Müjgân türlü ağaçların arasında sevgilisinin omzuna başına yaslamış nehre çıkan dar patikada yürürken ağabeyine yakalanmıştı. Arkasına bakmadan kaçmıştı sevgilisi, Müjgân ağlamış, ağabeyi kaçan sevgiliye gülmüştü. Ağabey başka birinin kız kardeşi ile buluşmuştu sonra, kimseye yakalanmamıştı, nehirde taş sektirmişlerdi, yine güzel bir gündü

    Sonbahar rehaveti, ekmek parasına dalından kopmuş, cansız sarı yaprakların peşine düşmüş belediye işçileri, yaşamak için kısırlaştırılmış, kulağı küpeli, en delikanlı halleri ile sokak köpekleri…
    Hikâyelerini dinlediğim hassas… Normal ve iyi insanların, güzel günlerde görmediği veya isteyerek gözlerini çevirdiği, sırtından bıçaklanan, aldatılan, en yakın arkadaşına kefil sonra rezil olmuş, vefası yüzünden vefasızlık görmüş, küsmüş, küstürülmüş, yapılır mı benim gibi adama tadında evsiz, dişsiz arkadaşlarım var burada.

    Düşlerini kaybetmiş, düşlerini kaybetmenin ağır faturasını kendine kesmiş onca yaşanmışlığın ardından her sabah bir bankta veya bir örümcek ağında uyandıklarında gökyüzünün maviliğine hayret eden, çay bardağını sanki içinde gençlik iksiri varmışçasına iki eli ile tutan, ekmeği köşesinden ısıran, delikanlı sokak köpekleri ile dertleşen normal ve iyi insanların görmediği insanlar…

    Yaşanmış, önceki bir zaman, yıldızsız, aysız bir gecede nehir kenarına ateş yakmış oturmuştuk. Mavi bir leğenin içine soğanı, ekşisi bol salata yapmıştım. Sazanları, kızılkanatları kızgın yağa atmıştık!
    Yanımda eski kadife pantolonumu, kot gömleğimi giyen ayakları çıplak bir filozof vardı, dişleri, düşleri, üniversite okumuş olmasının bir önemi yoktu.
    Bir sigara yaktı, sanki çok kadim bir sır verecekmiş gibi, ruhumu görmek istermiş gibi koyu kahverengi gözleri ile gözlerime baktı, beyaz sakallarını kaşıdı, başını öne eğip ateşe bir odun daha attı
    “ Ali” dedi “ Ali be, geleceği, yaşanmamışı, ne olacağını bilmemekten daha güzel bir şey yok! Düşünsene ben daha pembe bir bebekken, annem beni emzirirken bu halimi gördüğünü…”

    “ Ne varmış halinde” dedim, tuzluğu istedim… Sonra düşünecektim!


    Ali Gülcü
    06.10.2018
    Edirne
  • Sus pus olmuş, puslu bir İstanbul muydu yüzün, yoksa 
    çok bildik hüzünler mi taşınmıştı yüzüne 
    Dolmabahçe'de, çay tadında.... 
    Divit ucuyla yazılmış bir aşkın sureti vardı avuçlarında, 
    tarih bir başka iklimin kıvamını gösteriyordu. 
    Ben rehnedilmiş yelkovan gibi... hani akrep'i seven ama 
    yüreği takvim yokuşlarında....
    Yılmaz Erdoğan
    Sayfa 69 - Sel Yayıncılık-2001
  • kaç kadın, şiir tadında aşık olup şiirler yazdırmıştır eşine? kaç kadın soğuk bir kış gününde gönlü gibi sıcak ve szölsei gibi demli bir çay içmiştir eşinin elinden?
  • Aşkı anlat deseler kelamsızım
    Kelimlerin yetersizliği ancak çayımın güzel kırmızısında
    Aşk çayımda
    Aşk çayımın dibindeki şeker tadında
    Aşkı anlat deseler anlatamam
    Kelimlerim ancak çay istemeye yeter
    Aşkımın çilesi, gamı, kederi şeker tadında
    Aşkım yetersiz değil, kelamsızım sadece anlatamıyorum.
    ACZ tarafından düzenlenmiştir...