Evlilik, insanların birbirini yük misali taşıması değil evlatlarım... Evlilik, iki insanın sevgi bağıyla aynı yolda yürürken birbirini Allah'a taşımasıdır. O ne der, şu ne düşünürü kenara bırakıp bu birlikteliğe hakkını verirseniz o evlilik dünyadaki cennet olur. Evlilik bir kuş gibidir, karı koca bu kuşun kanatlarıdır. Tek kanatla uçulmaz, bunu da aklınızdan çıkarmayın ki o evlilik size dünya ve ahiret saadeti getirsin.
Sayfa 405
‘Cennete gitmek için sabırdan başka çare yoktur…’
Sayfa 44 - Oscar yayınları/Türk klasikleri·Kitabı okuyor
Psikolojik Roman
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yaşarken, insanlar öldüklerinde ölülerinin kendi aralarında yeniden buluşacaklarına inanırdım. İnsanların sözünü ettiği cennet ya da cennet benzeri bir yer olmasa bile, tahıl elekten geçirildiğinde iri ve ağır olanların kalıp küçük ve hafif olanların elenmesi gibi, bedeni geride bırakıp hafiflemiş ruhların ayrı bir evrende toplanacağına. Zaten bir kez yaşayıp ölmüş varlıklar oldukları için, bedene bağlı yaşanan bu dünyadaki gibi katı ve acımasız değil de daha başıboş, daha sakin, daha cömertçe yaşayabileceklerini düşünürdüm o evrende...
Allah tövbeleri çokça kabul edendir.. arsız ve ümitsiz olan biziz
"Hey, Bay Edgecombe," dedi. "Sence insan yaptığı hatalardan gerçekten pişmanlık duyar ve tövbe ederse, en mutlu günlerine geri dönüp sonsuza dek orada yaşayabilir mi? Cennet böyle midir?" "Ben de aynen buna inanırım," dedim. Bu bir yalandı ama en ufak bir pişmanlık duymuyordum.
Edebiyat
Hatime
“İslam bizi geri bıraktı, Batı karşısında yenilgilerimizin sebebi İslam’dır!” hükmü, giderek bir inanç, bir yaşama biçimi hâlini aldı. Bunu da modernlik kisvesi altında hınç ve taassupla dolu telkinler hâlinde yaydılar; bu tür ideolojilere ve akımlara neredeyse meşruiyet kazandırıldı… Bu yanılgıların ortasında doğdum ve yetiştim. Gerçeğin ise tam tersi olduğunu pek çok bedel ödeyerek idrak ettim. Hayatımın ilk yarısı bir korku filmi gibi geçti… Varoluşuna sahih bir neden bulamayan insan; bilsin yahut bilmesin korku, endişe ve vehim içindedir. Ben bu marazî hâli, bir imtihandan geçiyor gibi ve en ağır derecelerde yaşadım… Allah hepimizi ve özellikle yeni nesilleri böylesi azaplardan esirgesin… Şimdi şu eski koltuklarda oturuyorum ve gücümün yettiğince tefekkür ediyorum... Herkes geleceğe doğru hayal kurar; bense geçmişe doğru… Bir bahçeye yolculuk yapıyorum… Manolyalar, frenk üzümleri, yıldız çiçekleri, çimenler; tam bir cennet bahçesi… Bir zamanlar, yani çocukluğumda öyle bir bahçenin ortasındaydım; ama o nimetin o günlerde şükrünü eda edebilme hassasiyetine sahip değildim. Şimdiki hâlimle; aklım ve gönlümle o güzel bahçeye dönüyorum… Çimenlerin üzerine seccademi serip şükür namazı kılıyorum. Bu benim geçmişe doğru yolculuğum, geçmişe dönük hayalim.
Sayfa 133 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
"Henüz çoğumuz hayatın özünü anlayamayarak havada saadet, kuyu dibinde cennet arayan, birbirimizden keramet bekleyen, boş şeylere kapılan, vaatlere aldanan saf kimseleriz."
Sayfa 77·Kitabı okuyor
Alıntı