Zira irademiz doğallıkla sadece aklımızın ona herhangi bir biçimde olası diye sunduğu şeyleri arzulamaya yöneldiğinden, dışımızdaki yün iyi şeylerin gücümüzden eşit ölçüde uzak olduğunu düşünürsek, doğuştan hakkımızmış gibi görünen nimetlerden kendi kabahatimiz olmaksızın yoksun kaldığımızda, bunların eksikliğinden Çin ya da Meksika krallıklarına sahip olmadığımız için duyacağımızdan daha büyük üzüntü duymayacağımız kesindir.
Sayfa 30·Kitabı okuyor
Çin'in kültür tesiri küçümsenemezdi. Yedinci asırda Semerkant'ta ve Orta Asya'nın diğer kentlerinde Çin tipi, ortasında kare bir delik olan madeni para basılıyordu. Buna benzer başka kullanışlı ürünler de söz konusuydu.
Sayfa 99·Kitabı okuyor
Reklam
Kopuz, 1939
Millet yolunda ölen Namık Kemal bir kahramandır. Şahsiyetini millî varlık içinde eriten Gök Alp da öyledir. Türkistan'da millî şuuru uyandırmak için ölmek kararını veren ve Rus makinalısına yürüyen Enver Paşa da belki onlardan daha büyük bir kahramandır. Fakat bunların hiç-biri Kür Şad gibi büyük bir maksatla ve onunki kadar güç şartlar içinde olarak çarpışmamışlardır. Hükümdar-lara sokakta suikasd yapan anarşistler görülmüştür. Fakat esir oldukları memleketin sarayına saldıracak fedaîler hiçbir yerde çıkmamıştır. Kür Şad'ın bu hareketi hiçbir netice vermeden sönseydi bile yine o en büyük kahraman sıfatına lâyık olacak ve bu hareketiyle torunları olan biz, bugünkü Türklere edebî bir şan ve şeref kazandırmış bulunacaktı. Halbuki bu misli görülmeyen kahramanlık Çinlileri o kadar korkuttu ki onlar Çin'de esir bulunan bütün Türkleri bir an önce Türkeli'ne göndermekten başka bir şey düşünmediler. Bu suretle, denilebilir ki, Türkleri esaretten kurtaran, Kür Şad'ın kahramanca saldırışı olma-saydı Çinliler, tabii, Türkleri Çin'de alıkoyarak çinlileştir-mek siyasetinde muvaffak olacaklardı. Ve belki de bugün yeryüzünde büyük Türk Milleti bulunmayacaktı. Bir mil-lete ileri atılış gücünü verebilmek için Kür Şad gibi serden geçti yiğitler gerektir. Bu türlü gözünü daldan budaktan sakınmayan erler boşu boşuna ölseler bile milletlerinin ruhuna soktukları duygu ile en müspet neticeyi almış sayılabilir. Çünkü bunlar millet için birer örnek ve birer remiz olurlar.
Sayfa 20 - 21
Bugün Türkmenistan'da kalan ve M.S. 500'de bile devasa bir kadim kent olarak görülen Merv vardı. Bu kentlerin çoğu o dönemde dünyadaki en büyük kent olduğu söylenen ve surları 25 kilometreyi bulan Xian (Şiyan) ile boy ölçüşecek niteliklerdi. Çin kentlerinin aksine Orta Asya kentlerinde surlar iç içe geçmiş halkalar şeklindeydi. En dıştaki sur istilacı göçebelere ve kum fırtınalarına karşı bir tedbirdi.
Sayfa 74·Kitabı okuyor
SÖ: Özgürlük dediğimiz kavramın kesin bir tanımının olmadığını, oldukça izafi olduğunu ve birçok ön şarta bağlı olduğunu görüyoruz. Mutlak bir özgürlükten söz edemeyiz. "Her istediğimi yaparım." diyemezsiniz çünkü fiziksel şartlar, çevreniz, bilginiz ve yetenekleriniz buna müsaade etmez. Hatta bazen insan bir şey istemez bile; bilmediğiniz bir şeyi arzulamazsınız. Örneğin, Çin'i bilmeyen biri, Çin'e gitmeyi istemez. Eğer içinde bir arzu yoksa, Çin'e gitmek yasak olsa bile bu, onun için bir özgürlük kısıtlaması sayılmaz. Burada arzunun, iradenin ve yapabilme gücünün çok önemli olduğunu görüyoruz. Peki, sınırsız özgürlük mümkün mü? Sonuçta biz hayatı tek başımıza yaşamıyoruz. Hatta tek başına yaşayan insan bile doğayla iç içe yaşar, boşlukta var olamaz. Tabiatın da bir düzeni, bir döngüsü vardır. Eğer bu döngüyü bozarsanız, tabiat size bir şey vermez ve hayatınızı devam ettiremezsiniz. Basit bir örnekle düşünelim: Sadece bir insan ve doğa var diyelim. Bu ütopik bir faraziye olsa da bilimde önce ideal örnekler ele alınır, sonra gerçekliğe yaklaşılır.
Sayfa 58·Kitabı okuyor
2015'te Doğu Türkistan'da yaşayan Uygurların pasaport almasını kolaylaştıran, hatta bunu teşvik eden Çin yönetimi, ertest yılın sonuna doğru bütün pasaportların yeniden devlete iadesini istedi. Böylece pasaportların hemen herkese dağıtıldığı o kısa süre içinde kimin nerelere gittiği, hangi ülkelere ayak bastığı ve oralarda kimlerle temas kurduğu, hızlı bir şekilde belirlendi. Çok sayıda insan, gittiği ülke sebebiyle tutuklandı. Çin devleti, Uygurlara açık bir şekilde "pasaport tuzağı" kurmuştu.
Sayfa 148·Kitabı okudu
Reklam
Reklam