SÖ: Özgürlük dediğimiz kavramın kesin bir tanımının olmadığını, oldukça izafi olduğunu ve birçok ön şarta bağlı olduğunu görüyoruz. Mutlak bir özgürlükten söz edemeyiz. "Her istediğimi yaparım." diyemezsiniz çünkü fiziksel şartlar, çevreniz, bilginiz ve yetenekleriniz buna müsaade etmez. Hatta bazen insan bir şey istemez bile; bilmediğiniz bir şeyi arzulamazsınız. Örneğin, Çin'i bilmeyen biri, Çin'e gitmeyi istemez. Eğer içinde bir arzu yoksa, Çin'e gitmek yasak olsa bile bu, onun için bir özgürlük kısıtlaması sayılmaz. Burada arzunun, iradenin ve yapabilme gücünün çok önemli olduğunu görüyoruz. Peki, sınırsız özgürlük mümkün mü? Sonuçta biz hayatı tek başımıza yaşamıyoruz. Hatta tek başına yaşayan insan bile doğayla iç içe yaşar, boşlukta var olamaz. Tabiatın da bir düzeni, bir döngüsü vardır. Eğer bu döngüyü bozarsanız, tabiat size bir şey vermez ve hayatınızı devam ettiremezsiniz. Basit bir örnekle düşünelim: Sadece bir insan ve doğa var diyelim. Bu ütopik bir faraziye olsa da bilimde önce ideal örnekler ele alınır, sonra gerçekliğe yaklaşılır.