“İnsan kanıdır çok akar.”
Sayfa 87·Kitabı okuyor
Ben dünya malı için Allah’ın binasını yıkamam. İnsan çok güzel bir yaratıktır Ağam, ağlayan, gülen, seven, hele de seven…
Sayfa 78·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Gereksiz yere acele edince, acele ettiği ölçüde bir şeyleri gözden kaçırmak insanın özelliğidir. Trene binildiğinde çok uzaklara gidilebilir, ama o ölçüde deneyimin artacağını sanmak da yanılgıdır. Yol kenarlarındaki çiçekler, ince dallardaki minik kuşlar kendi ayakları üzerinde yürüyen dürüst gezginlere görünür.
Alıntı
1.Kısım, 3.Bölüm
Winston rüyasında annesini görüyordu. Annesi kaybolduğunda on ya da on bir yaşında olmalıydı. Şahane sarı saçları olan uzun boylu, endamlı, vakur, hantal ve biraz sessiz bir kadındı annesi. Daha az hatırladığı babası esmer ve inceydi, daima koyu renk tertemiz takım elbiseler giyerdi (Winston babasının ayakkabı tabanlarının çok ince olduğunu özellikle hatırlıyordu), bir de gözlük takardı. Ellilerdeki ilk büyük tasfiyeler sırasında ikisinin de yok edildiği apaçık ortadaydı. Rüyada annesi, kucağında Winston'ın kız kardeşiyle aşağıda, derinlerde bir yerde oturuyordu. Hiç sesi çıkmayan, ama kocaman dikkatli gözleriyle çevreyi kolaçan eden minik, güçsüz bir bebek olması dışında kız kardeşini hiç hatırlamıyordu Winston. İkisi de başını kaldırmış ona bakıyordu. Yeraltında bir yerlerdeydiler -bir kuyunun dibinde ya da çok derin bir mezarda- ama zaten çok aşağıda olan bu yer giderek aşağı doğru uzaklaşıyordu. Batan bir geminin salonunda, kararan suların içinden yukarıya, ona doğru bakıyorlardı. Salonda hâlâ hava vardı, hâlâ onu görüyorlardı ve o da onları görüyordu ama bu arada batmaya devam ediyorlardı, içine gömüldükleri yeşil sular az sonra onları sonsuza dek gözlerden saklayacaktı...
Sayfa 31 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 11.Basım, Eylül 2025·Kitabı okuyor
Bilemezler, bilseler de beni bulamazlar, bulsalar da yakalayamazlar, yakalarlarsa da ellerinden kaçırırlar, kaçırmazlarsa da hapsedemezler, asamazlar. Ben çok kurnazım, hem de akıllıyım.
Alıntı
Mars
Mars atmosferi yerküremiz atmosferinin ancak yüzde 1'i oranında bir yoğunlukta olduğundan, aracın Mars'ın ince yapılı atmosferinden geçerken yavaşlatılmasını sağlamak üzere on sekiz metre çapında çok büyük bir paraşüt kullanıldı. Atmosfer yoğun olmadığından Viking yüksek bir yere iniş yapacak olsa fren hareketini sağlayacak yeterli atmosfer bulamaz, parçalanırdı. Bu yüzden alçak bir bölgeye inmesi gerekiyordu.
Sayfa 142
Alıntı