İki Destan Bir Yazar
3/10
·504 syf.··
2026 15. kitabı
·
123 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 19:44
Yunanistan'da mitoloji, tarih ve felsefe okumak, Bağdat'ta oturup sohbet etmek gibidir... Homeros bizde ki Kürtlerin dengbejleri gibidir. Acaba Kürtlerin mitolojisi var?
Destan Mitoloji
OdysseiaHomeros · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20187,2bin okunma
10/10
·508 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 00:00
“Bir insanın vatanından ayrılması zulüm. Herhal insanın yüreği kökünden koparılmış gibi oluyor.” Öyle güzel, öyle sıcacık, öyle samimi bir öykü okudum ki anlatamam dostlar… Bu yüzden de buraya ne yazsam az kalır gibi geliyor bana. Yaşar Kemal’in ‘Bir Ada Hikâyesi’ dörtlemesinin ikinci kitabıdır Karıncanın Su İçtiği. İlk kitapta Lozan Antlaşması sonucunda mübadeleye zorlanan Karınca Adası halkının yurtlarını, yuvalarını bırakıp yeni yerlere gittiklerini, adadan vazgeçemeyip orada saklanan Vasili ile kırımdan kaçıp bu adaya sığınan Poyraz Musa’nın öyküsünü okumuştuk. Burada ise başkahramanımız Poyraz Musa odağında yine mübadeleye zorlanan, savaştan, yoksulluktan, ölümden yorulmuş insanların bu adaya gelişini ve din, dil, ırk ayrımı yapmaksızın bir arada yaşamalarını anlatıyor. Sadece bir ada halkının yaşadıklarını okumuyoruz aslında kitapta; insanın insana sevgisini, dostluğunu, yardımseverliğini, son derece masumane bir aşkı ve daha birçok güzel şeyi de okuyoruz. Bütün bunları okurken de denizin, yeşilin, çiçeklerin, börtü böceğin sesini duyumsuyoruz. Bu kitapla birlikte Yaşar Kemal’in ustalığına, anlatımına, sözlerine, kalemine daha çok hayran oldum. Savaşın insan psikolojisi üzerindeki etkilerini öyle güzel anlatmış, kahramanların özelliklerini, adanın güzelliklerini öyle güzel tasvir etmiş ki bu da kitabın bir çırpıda okunmasını sağlıyor. Ayrıca ünlü dengbej Fakiye Teyran’ın öyküsünü de anlatması anlatımı zenginleştirmiş. Velhasıl yazardan okuduğum en güzel eserlerden biriydi Karıncanın Su İçtiği. En kısa zamanda devamını okumak istiyorum. Zaten öyle bir yerde bitirmiş ki yazar, devamını okuma ihtiyacı duyuyor insan. Bir sonraki kitapta görüşmek üzere dostlarım. Kitapla ve sevgiyle kalın…
Edebiyat
Karıncanın Su İçtiğiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20235bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Spoiler içerir!!!
9/10
·495 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 01:09
Bir ada hikayesi dörtlemesinin bu ikinci kitabında , karınca adası sakinlerine yeni ailelerin gelmesi konu ediliyor. POYRAZ MUSA ve VASİLİ zaten adanın iki eski yerleşimcisi olarak Anadolu'nun çeşitli yerlerinden gelen bu kişi /ailelere kucak açıyorlar LENA anayla beraber. Bu yeni yerlesimcileri KADRİ KAPTAN teknesi ile getirir adaya , annesi MELEK Hanim ve LENA ana adadakilere bir ana edasıyla kucak açmıştır. HÜSMEN eşi SABİHA hanım ve 6 çocuğu ,NİŞANCİ VELİ,SOFİ BAYTAR CEMİL,MUSA KAZİM ve kızları ZEHRA ,NESİBE.....DENGBEJ USO adaya gelen yeni yerlesimcilerdir. Adanın ilk yerlesimcisi ve Romanimizin ana karakteri POYRAZ MUSA adaya yeni gelen KAZİM MUSA nin kızı zehrayi çok beğenmiş ve aralarında bir sıcaklık başlamıştır.
1000Kitap
Karıncanın Su İçtiğiYaşar Kemal · Adam Yayınları · 20025bin okunma
Puan vermedi·143 syf.··
2026 52. kitabı
Yaşar Kemal’in bu eşsiz eseri, benim gözümde sadece bir aşk hikayesi değil, insanın doğayla ve katı otoritelerle olan varoluş mücadelesinin en epik dışa vurumudur. Kitabı okurken kendimi sadece bir metnin içinde değil, Ağrı Dağı'nın o dondurucu soğuğunda ve kekik kokulu yaylalarında, binlerce yıllık bir sözlü geleneğin tam ortasında hissettim. Mahmut Paşa’nın temsil ettiği kör mülkiyet hırsı ile halkın "kapıya gelen emanet geri verilmez" düsturuyla şekillenen sarsılmaz onuru arasındaki çatışma, aslında adaletin kağıt üzerinde değil, halkın vicdanında yaşadığını bana bir kez daha kanıtladı. Özellikle Gülbahar’ın Ahmet’i kurtarmak için gösterdiği o sessiz ama devasa direniş, sevginin en karanlık zindanları bile aydınlatabileceğini gösterirken, kitabın sonundaki o kuşku ve hüzün sarmalı, insan ruhunun ne kadar karmaşık ve kırılgan olduğunu yüzüme çarptı. Yaşar Kemal’in bir dengbej titizliğiyle dokuduğu o büyülü dil, modern dünyanın karmaşasından sıyrılıp toprağın, suyun ve insanlık onurunun o saf gerçekliğine dönmemi sağladı. Bence bu kitap, insanın kendi yarattığı zulüm kalelerini, yine kendi içindeki o bitmek bilmeyen özgürlük tutkusuyla nasıl yerle bir edebileceğinin en hüzünlü ve en görkemli kanıtıdır........
Ağrı Dağı EfsanesiYaşar Kemal · Cem Yayınları · 197436,1bin okunma
Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana
Puan vermedi·318 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2026 11:13
Yaşar Kemal, bu romanda I. Dünya Savaşı’nın ve hemen ardından gelen Lozan Mübadelesi’nin yarattığı büyük travmayı, Ege’de ıssız bir adaya (Karınca Adası) sığınan insanların üzerinden anlatıyor. Adı, Ortadoğu’da Yezidilerin kıyıma uğradığı dönemde Fırat Nehri’nin cesetlerle kızıllaşmasından geliyor; kanın akışı hem literal hem de mecazi olarak romanın omurgasını oluşturuyor. Roman, Poyraz Musa ile açılıyor. Şeref madalyalı bir savaş gazisi olan Poyraz, köyüne döndüğünde kimseyi bulamayınca Ege’ye, Kaz Dağı’nı gören bu küçük adaya yerleşir. Adada onu karşılayan tek kişi, mübadelede gitmemiş Rum balıkçı Vasili’dir. İkisi arasında başlayan tuhaf, gergin ama yavaş yavaş insani bir ilişki, romanın en güçlü yanlarından biri. Poyraz, savaşta peşine takılan “kanlılar”dan kaçtığı için adını bile değiştirmiştir; Vasili ise kendi adasında bir gölge gibi yaşamaktadır. Zamanla Anadolu’nun dört bir yanından savaş, yoksulluk ve sürgünle perişan olmuş insanlar adaya akar. Çerkezler, Türkler, farklı etnik kökenlerden insanlar… Hepsi, Rumların boşalttığı bu topraklarda yeni bir hayat kurmaya çalışır. Kemal burada alıştığımız epik üslubunu bir nebze daha içe dönük, daha melankolik bir tona kaydırıyor. Yine de o muhteşem doğa tasvirleri yerli yerinde: Denizin ipiltisi, kuşların rengârenk uçuşu, zeytinlikler, ılgınlar… Doğa, insan acısının karşısında hem acımasız hem de teselli edici bir tanık gibi duruyor. Poyraz Musa’nın iç dünyası, Yezidi kıyımına dair taşıdığı utanç, bağışlanma ve vicdan muhasebesi gibi temalar romana derinlik katıyor. Nişancı Veli, Dengbej Uso gibi yan karakterler de halk hikâyeciliğinin, sözlü geleneğin canlılığını getiriyor. Kitabın en çarpıcı yanı, mübadele ve savaş sonrası “yeniden başlama” sorusunu sorgulaması. Yüzlerce yıldır yan yana yaşamış halkların
1000Kitap
Fırat Suyu Kan Akıyor BaksanaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20208,2bin okunma
Leyla Yolalan
Puan vermedi·279 syf.··
2026 6. kitabı
Yılmaz Şener, elinde kamerası ile Deng (daha sonra Denglilerin tüm mücadelesine rağmen adı Denk olarak değiştirilecektir) sokaklarında gezinir. Biz de bu sayede tüm Denglilerle tanışırız.Yazar, aynı “an”ı farklı karakterlerin gözünden yansıtarak çok akıcı bir anlatı atmosferi yaratıyor. Kimsenin hatırlamadığı tek bir günde geçen, geri dönüşlerle dallandırılan, zenginleştirilen olayları anlatıyor. Romanda, sayabildiğim kadarıyla, yaklaşık 140 karakter var. Bu yönüyle “Deng”, Ayfer Tunç’un “Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi”romanını hatırlattı bana. Bu 140 karakterin içinde en önemli yere sahip olan “karakter” ise aslında Deng’dir. Çünkü karakterler ardı ardına verilirken başrolde hep Deng vardır. Peki kimler var Deng’de? Yaralı insanlar, eksik kalmış hayatlar… Ölmeden cenazesinde taziyeleri kabul eden Garip; beş yıllık hücre cezasından sonra suçsuz olduğu ortaya çıkan İnan; Filiz’in mektubunu Aydın’a vermediği için Filiz’in hayatını tümden değiştiren Adar; cinsel tercihleri yüzünden ötekileştirilen Bayram ve Arin; Şahmaran hikâyesini anlatan Azad ve Yusuf; ailesi katledilen ve Deng’e gelerek kimliklerini gizleyen Cebrail, İbrahim ve Yusuf kardeşler; düğüne gitmek için hazırlanırken yüzlerce bıçak darbesiyle öldürülen Natel ve Silva; Deng’e atanan Çorlulu öğretmen Senem; dengbej Merdo; Zede’yi gören tek Dengli Pembe Nine, manileriyle İshak abi…Ve daha niceleri…Deng, toplumsal hafızayı sloganlaştırmadan canlandıran; acıyı ajite etmeden anlatan; cümlelerinin yükü ağır, dili sade ama yaralayıcı bir roman. Deng; hatırlatan, yüzleştiren, susulan yerleri görünür kılan bir roman.Yılmaz Şener, büyük anlatılar kurmak yerine küçük hayatların kırılma anlarına odaklanır; çünkü asıl hafıza, buralarda saklıdır. Deng’de anlatılan acı bağırmaz, fısıldar ve okurun
Roman
DengYılmaz Şener · İletişim Yayınları · 202425 okunma