Devlerin Kaderi
Aptal büyücü! Etrafına bak, burada başka bir dev gördünüz mü? Biz zaten yok olduk, geriye sadece kızım ve ben kaldık.
Fantastik
Nurullah Genç
YAĞMUR Vareden'in adıyla insanlığa inen Nur Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat En müstesna doğuşa hamiledir kainat. Yıllardır bozbulanık suları yudumladım, Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları, Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım. Hasretin alev alev içime bir an düştü, Değişti hayal köşküm, gözümde viran düştü, Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde, Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü. İhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebi'nin, Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla, Mehtabını düşlerken o mühür sahibinin, Sarsılır Ebu Kubeys kovulmuş feryatlarla, Evlerin arasına dikilir yeşil bayrak, Yeryüzü avaredir, yapayalnız ve kurak. Zaman, ayaklarımda tükendi adım adım, Heyûla, bir ağ gibi ördü rüyalarımı, Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım. Yağmur, gülşenimize sensiz, baldıran düştü, Düşmanlık içimizde; dostluklar yaban düştü, Yenilgi, ilmek ilmek düğümlendi tarihe, Her sayfaya talihsiz binlerce kurban düştü. Bir güzide mektuptur, çağların ötesinden, Ulaşır intizarın yaldızlı sabahına, Yayılır o en büyük muştu, pazartesinden,
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Elinizden geleni ardınıza koymayın. 'Kaderi ancak dua geri çevirir. Ömrü ancak iyilikler arttırır. Kişi ancak işlemiş olduğu günah sebebiyle rızıktan mahrum kalır,' buyuruyor Hazreti Peygamber. Emir'iniz bunun unutmasın. Adil ve mert olsun. Gücünüze madem bu kadar güvenirsiniz, kalleşlikle iş etmeyin.
Sayfa 207·Kitabı okudu
Din İslam
CEHENNEM Daha sonra kutsal Surûş ve tanrı Âzer elimden tutarak beni oradan daha yüce makamlara, daha muhteşem, daha görkemli me­kânlara eriştirdiler. İlginç bir yere götürdüler. Orada bir ırmak vardı. Çok tehli­keli, alabildiğine derin, zor geçit veren ve cehennem gibi karanlık­lara gömülmüş bir ırmaktı. Ruhların çoğu bu ırmağın içerisinde bulunuyordu. Bazı kişilerin ruhları bütün gayretlerine rağmen, o ırmaktan asla geçemiyorlardı. Bazı ruhlar da büyük zorluklar ve eziyetlerle, düşe kalka karşı kıyıya ulaşabiliyordu. Bazı ruhlar da hiç aldırmadan, hızla ve rahatlıkla geçiyorlardı. Kılavuzlarıma, "Bu hangi ırmak? Bu sıkıntılar içerisinde kıv­ranan zavallılar kim?” diye sordum. Kutsal Surûş ve tanrı Âzer şöyle cevap verdiler: “Bu ırmak, insanların ölülerinin arkasından çok ağlayarak döktükleri gözyaşlarından, onlar için feryat figan ağlarken ve ağıt yakarken akıttıkla­rı gözyaşlarından oluşmuştur. Onlar kurallara uymayarak sınır­ları aşıyor ve gözyaşı döküyorlar, bu gözyaşları da işte bu ırmağın suyunu yükseltiyor. Bu ırmaktan geçemeyip sıkıntılar içerisin­de kıvrandıklarını gördüğün insanlar, ölülerinin arkasından çok ağıt yakmış, kendilerini yırtarcasına feryat figan etmiş, ağlayıp sız­lamış kişilerdir. Kolay geçenler ise bütün bu hoş karşılanmayan yanlışları ve kuralsızlıkları daha az yapmış olanlardır. Dünyadakilere söyle: Sizler dünya hayatınızda dininizin ölçüleri ve sınırları­nı aşarak ağlayıp inlemeyin, ölülerinizin ardından asla ağıtlar yak­mayın, bu hoş karşılanmayan hareketleri yaptığınız oranda ölüleri­nizin ruhlarına kötülük yapmış, onlar için dayanılması güç zorluk­lar çıkarmış olursunuz.” 17. Bölüm Bir kez daha Çînvâd köprüsüne geldim. Orada kötülerin ruhlarını gördüm. Ölümlerinden sonraki ilk üç gecede onların ruhlarına öylesine talihsizlikler, acı
( Nuh’un büyükbabası Enok ) _Meleklerin Düşüşü ve Masonluk_ _İnsanoğulları çoğalınca, güzel ve alımlı kızları oldu. Melekler, göklerin çocukları onları görüp şehvet hissettiler. Birbirlerine dediler ki: “Gelin insanların arasından kendimize eşler seçelim ve onlardan çocuklarımız olsun.” Liderleri Semyaza onlara dedi ki: “büyük bir günahın cezasını tek başıma çekmek zorunda kalacağımdan korkuyorum.” Sonra hep birlikte yemin ettiler ve planı uygulayacaklarına söz verdiler. Toplam iki yüz kişi, Yeret’in zamanında Hermon Dağı’nın zirvesine indiler. 200 meleğin liderleri le diğer tüm meleklerle birlikte kendilerine eşler aldılar. Her biri kendine bir eş seçti ve onlarla birleşmeye, kendilerini onlarla kirletmeye başladılar. Onlara büyüler öğrettiler. Onları bitkiler konusunda ustalaştırmak için kök kesmeyi de öğrettiler. Sonra kadınlar hamile kaldı ve boyları 135 metre olan devler doğurdu. Sonunda insanlar onları besleyemeyecek hale gelene kadar, bu devler insanların ürettiği her şeyi tüketti. Ve devler yemek için insanlara döndü ve onları yediler. Kuşlara, yabani hayvanlara, sürüngenlere, balıklara karşı günah işlemeye ve sonra birbirlerinin vücutlarını yemeye, hatta kanını içmeye başladılar. Ve dünya bu vicdansızlardan şikâyetçi oldu. _Azazil insanlara kılıç, bıçak, kalkan ve zırh yapmayı öğretti. Ayrıca onlara metal işçiliklerini gösterdi. Kötülük arttı. Çok zina işlediler ve yoldan çıktılar. Semyaza büyü yapmayı ve kök kesmeyi, Armaros büyü çözülmesini, Baraqiyael astrolojiyi, Kokabel takımyıldızları, Ezeqeel bulut bilgilerini, Araqiel toprak bilgilerini, Shamsiel güneş bilgilerini ve Sariel de Ay’ın hareketlerini öğretti. İnsanlık mahvoldukça çığlıkları göklere ulaştı. _Sonra Mikail ve Cebrail, Rafael, Suryal, Uriel göklerden aşağı bakıp dünyada dökülen hesapsız kanı,
Din
Yağmur
Vâreden'in adıyla insanlığa inen Nûr Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur Kutlu bir zaferdir bu ebâbil dudağından Rahmet vâdilerinden boşanır ab-ı hayat En müstesna doğuşa hâmiledir kâinat Yıllardır bozbulanık suları yudumladım Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım. Hasretin alev alev içime bir ân düştü Değişti hayal köşküm, gözümde viran düştü. Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü İhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebi'nin Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla Mehtabını düşlerken o mühür sahibinin Sarsılır Ebu Kubeys kovulmuş feryatlarla Evlerin anasına dikilir yeşil bayrak Yeryüzü âvâredir, yapayalnız ve kurak. Zaman, ayaklarımda tükendi adım adım Heyûla, bir ağ gibi ördü rüyalarımı Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım. Yağmur, gülşenimize sensiz, baldıran düştü. Düşmanlık içimizde, dostluklar yaban düştü. Yenilgi, ilmek ilmek düğümlendi tarihe
Sayfa 25 - Birey Yayıncılık / Yankı
Şiir