3/10
·112 syf.··
2025 4. kitabı
Bu kitaba Doğan Cüceloğlu' nun 'Var mısın?' kitabının son sayfalarında önerdiği kitaplar arasında denk gelmiştim. Bu sebeple çok beklenti içerisine girmiştim fakat inanıyorum ki Doğan Hocamız bu kitabı Işıtan Gündüz tarafından çevrilmeden aslından okuyup önerdiğini bilmeden eminim diyebilirim. Çünkü çevirideki ruhsuzluk ve devrikliğin fazla olması kitabı inanılmaz zor hale getirmiş. Önemli bir kısım anlatılacak hissine kapılıp koca devrik ve anlamsız bir cümleyle sona geliyorsunuz. 150 sayfanın özet haliyle sevmek hakkında 10 sayfa değerli yazıya denk gelebilirsiniz. Kadın erkek arasındaki ilişki türlerine ve Anne baba sevgisine güzel değinilmiş fakat kitabın işleyişi maalesef çok sönük kalmış. Tanrı sevgisinin işlenişi çok karışık anlamsız ve fazlaydı.
Sevme SanatıErich Fromm · Öteki Yayınevi · 20077,9bin okunma
7/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2025 51. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2025 19:06
Uygulamada neden Descartes'ı okuyan bu kadar az kişi var çok merak ediyorum. Modern felsefenin kurucusu sayılan Descartes'ın ülkemizde sadece Meditasyonlar kitabıyla ön planda olması aslında felsefeye ne kadar az değer verdiğimizi gösteriyor malesef. Neyse, kitabın içeriğine gelecek olursam eser René Descartes, Baruch Spinoza ve Gottfried Leibniz'in felsefesini ve düşüncelerini konu alıyor. Descartes'ın Yöntem Üzerine Söylemi, hem felsefi bir metin hem de bir otobiyografi niteliği taşıyor. Birinci bölümde Descartes, bilimlerde ve felsefede hakikate ulaşmak için geliştirdiği yeni bir yöntemi tanıtıyor. Temel amacı, o güne kadar kabul görmüş tüm bilgileri şüphe süzgecinden geçirerek, sarsılmaz ve kesin bir temel bulmaktır. Kitabın ikinci bölümü ise Spinoza'nın o meşhur; "Ama en yüksek iyilik başka bireylerle birlikte, eğer olanaklıysa, böyle (eksiksiz, ideal) bir karaktere ulaşmaktır. O karakterin ne olduğunu, nasıl anlık ve Doğanın bütünü arasında varolan birliğin bilgisi olduğunu yeri geldiğinde göstereceğiz. O zaman uğruna çabaladığım erek budur: böyle bir karakteri kendim için kazanmak, ve birçoklarının ona benimle birlikte erişmeleri için çabalamak," incelemesine yer verir. Son bölüm olan Leibniz'in monadolojisi ise onun bütün felsefi sisteminin bir özetidir. Descartes'ın mekanik ve düalist evren anlayışına karşı, dinamik ve bütüncül bir metafizik sunar. Gottfried Leibniz, Tanrı'nın sonsuz sayıdaki mümkün dünyalar arasından, en fazla yetkinliği ve uyumu içeren "mümkün dünyaların en iyisini" seçip yarattığını savunuyor. Bu nedenle içinde yaşadığımız dünya, var olabilecek en iyi dünyadır. Böylece Descartes şüphe yoluyla kesin bilgiye ulaşmaya çalışırken zihin ve madde arasında keskin bir ayrım yaparken; Leibniz, evreni birbiriyle önceden kurulmuş bir uyum içinde olan sonsuz sayıda ruhsal tözden (monad)
Felsefe
Söylem İnceleme MonadolojiRené Descartes · İdea Yayınevi · 199858 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Puan vermedi·342 syf.··
2025 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2025 12:16
Büyünün bilgi ile anlamlandırılarak bilim olması. Veya bilgi olmadığında bilimin büyü sanılması. İşte Zelazny’nin Işık Tanrısı kitabı… Işık Tanrısı, bilgiyle önümüzün aydınlanacağını ve bilgisizliğin yalnızca bir süreç olduğunu kendine öz olarak kabul ediyor ve bu özü kelimelerin gücüyle gösteriyor. Sanırım buna en güzel örnek kitabın kendisi olacağından buraya kitabın daha en başında bulunan bir paragraftan ufak bir kısım koymak istiyorum; “Pusulanın dört yönünü mantık, bilgi, hikmet ve bilinmeyen oluşturur. Bazıları bu sonuncu yöne doğru eğilir. Diğerleri ise üzerine gider. Onun önünde eğilmek diğer üç yönü gözden kaybetmek demektir. Ben bilinmeye teslim olabilirim, ama bilinemeyene asla.” Özellikle son cümlenin bilimin ışığında yürümeyi seven bizleri çok güzel tanımlandığını düşünüyorum. Bir şeyi bilemiyor veya anlayamıyor olabiliriz. Fakat önemli olan bilinmezliği araştırarak anlamlandırmaya çalışmaktır. Çünkü bilim her şeyi bilmek değildir, her şeyi bilme uğraşıdır. Eh, bir bilimkurgu kitabında bilimin bulunması ve bilimin özünün anlatılması çok şaşırtıcı olmayacağından (veya insanın köpeği ısırması gibi haber niteliği taşımadığından*) ve başlangıç altı bilim tanımlarımın ilgi çekiciliğinin** incelemenin odağını kaydıracağından yavaştan kitabın dilini ve konusunu konuştuğumuz kısımlara geçebiliriz sanırım. *Gezegen D01O02G03’de. Bu gezegende soyu tükenmekte olan alt ırk insanlığa zarar vermek gezegenden sürülmek anlamına gelmektedir. **Düşen insan veya basit işleri beceremeyen insanların videoları gibi düşünebilirsiniz. Bu videolara bizim başımıza gelmediği için güler, keyifle vakit geçirir ve hapsoluruz. İlgimiz, odağımız orada kalır. Kitabın anlatım dili diğer bilimkurgu kitaplarından alışkın olduğunuz dilden biraz daha farklı gelebilir. Çünkü Zelanzy
Işık TanrısıRoger Zelazny · İthaki Yayınları · 2016488 okunma
Bir denizcinin intikamı
9/10
·608 syf.··
2025 9. kitabı
Bu kitapta olan karakter gelişimlerini daha önce çok az kitapta görmüştüm. Bunlardan bazıları: Sefiller, Savaş ve Barış. Bu kitapların yanında alnının akıyla durabilecek bir olay örgüsüne sahip. Okuması inanılmaz kolay olan bu kitabı elinize almanız yeterli, gözleriniz kelimelerin ardından gelecek olanı merakla takip edecektir. Çok beğendim, özellikle ilk 300 sayfa benim için 10/10 bir kitaptı. Kitabın bitmesi ile birlikte 10/9'u her halükarda hak etmiş bir kitap olarak kaldı. Edward Dantes adında Firavun gemisinde tayfalıktan İkinci Kaptan, sonrasında ise Süvarilik ünvanı alan bu arkadaşımız ilk seferine çıkmadan önce evlilik hayali kurar. Mercedes adında bir çok sevdiği bir kız vardır, bu kız ile evleneceği gün onu çekemeyen arkadaşları tarafından hakkında suç duyurusu (iftira) mektubu yazılır ve bu mektuğu kraliyet savcılığına gönderirler. Bu üç arkadaş gemide ondan önce Süvari ünvanı almasını kabullenemeyen Danglars (ikinci kaptan), Mercedes'e aşık olan Mercedes'in kuzeni balıkçı Fernand ve onun yükselmesini çekemeyen terzi komşusu Kadrus'tur. Bunlara ek olarak Kraliyet Savcısı'nın Edward'ı sorguladıktan sonra If Şatosu'na kapatması ve 14 yıl boyunca orada zindanda bir hayat geçirmesi Kraliyet Savcısı Vilfor'u da bu intikam alınacaklar listesine eklemiştir. Edward'ın zindana atılma sebebi gemide ölen Süvari'sinin son isteğini yerine getirerek Elbe adasındaki devrik imparator(napolyon)'a elden mektup teslim etmesi ve ondan aldığı mektubu söylediği adrese elden vermek istemesidir. Edward sorgulandığı sırada mektubu çıkarır ve Kraliyet Savcısı'na verir, mektubu okuyan Vilfor'un rengi değişir ve bu mektuptan kimseye bahsetmemesi durumunda onun hürriyetini vereceğini söyler. Bunu yapmasının sebebi Vilfor ne kadar Kraliyet savcısı da olsa babası bir Napolyon destekçisi
1000Kitap
Monte KristoAlexandre Dumas · Antik Kitap · 201037,3bin okunma
8/10
·120 syf.··
2024 174. kitabı
‘Kişi nasıl olduğu kişi olur' başlığı altında, Friedrich Nietzsche yi kendi tarzıyla okuyoruz. Nietzsche'nin aforizmalarla dolu söylevleri William Shakespeare in tiyatrolarını hatırlatır bana. Devrik cümleler, duvara çarpmış gibi hissettiren kinayeli ifadeler… ‘’benim bir sözcüğüm tüm kötü içgüdüleri çarpar insanın yüzüne’’ der. Çünkü derin düşünce ve haşarılık nazikçe el ele tutuşur onun felsefesinde. İşte bu insan, ben de üst insan diyor nietzsche ve üstinsanın gerekliliğinden bahsediyor. Hristiyan ahlakını ve idealizmi reddederek nasıl bir hayat sürmemiz gerektiğini anlatıyor. Eğer onu Böyle Söyledi Zerdüşt 'ten tanımasaydım bu egoya sahip birini pek ciddiye alır mıydım bilemiyorum. Nietzsche, iğneleyici sözler ve aforizmlardır. Bölüm başlıkları bile: neden böyle bilgeyim ben? Neden böyle akıllıyım ben? Ve neden böyle iyi kitaplar yazıyorum?dur :) Egonun yanında bir de çelişki barındırır söylemleri. Herkesi eşit gördüğünü söylerken ‘en düşükleri bile’ diye parantez açar. Tanrının öldüğünü haber verir ama ona dua edip ondan yardım ister. Sonrada deccal olduğunu söyler bize:) Günün sonunda onun derdi diğer insanlardı. Üstinsan olamayan ve olmak istemeyenlerdi. Ve tek derdi bu da değildi. Elinde bir çekiç vardı ve önünde de yontulması gereken insanlar. Çekiç darbeleri bir idealizme bir de Hristiyan ahlakına iniyordu. Onun için yaşam ideale uygun yaşamak değildi. Aynı zamanda gidileceğinden emin olunmayan öbür dünya için yapılması gerekenler de yaşamaktan sayılamazdı. Yaşam bugündü. Çünkü ‘ahlaki insan, düşünülür dünyaya, fiziksel insandan daha yakın değildir.-çünkü düşünülür dünya yoktur’ derdi. Bu ifade insanın ‘metafizik ihtiyacının’ köküne vurulacak balta işlevini görebilir. Şimdiye kadar gelinen zamana kadar din, ahlak, tanrı, ebedi kavramlarla gelinmiştir . Nietzsche tanrıyı günümüz insanı için
Ecce HomoFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201512,3bin okunma
7/10
·288 syf.··
2025 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2025 03:35
Tanrı'nın varlığını bilimsel sorularla irdeleyen bir kitap. Evrenin oluşumu ve bu oluşumda Tanrı'nın yerini sorguluyor. Katıldığım ve katılmadığım pek çok nokta oldu. Katıldığım nokta, Tanrı kavramına hangi açıdan bakıldığı. Bana göre en büyük kanıt evrenin oluşumundaki mucizeler. Sonrasındaysa, doğada gördüğümüz herşey. Yani bu noktada Einstein tarafındayım diyebilirim. Katılmadığım noktaysa, Tanrı'nın dinlerle sınırlandırılması. Bu konuda çok uzun yazabilirim ve bir kısmına instagram paylaşımında değineceğim. Okuyucuya göre farklı değerlendirmelere tabi ki çok açık olan bir yazım. Ancak, bu kitapla ilgili özellikle belirtmek istediğim çeviri yapısı. İmla ve cümle hataları pek çok kitapta vardır. Biz okuyucular buna alışkınız. Fakat bu kitap, Google translate'le çevrilip copy paste yapılmış gibi. Rahatsız edici şekilde devrik, bozuk cümleler var. Bu da okurken ciddi bir dikkat dağınıklığı yaratıyor ve akışı yavaşlatıyor. Yine de ilgi alanı olanların, okuyabileceği bir kitap Herkese keyifli okumalar dilerim...
1000Kitap
Tanrı'nın Kapısını Çalan BilimCarl Sagan · Altın Kitaplar · 20071,137 okunma