• AKP'nin iktidar da olduğu ve Türkiye'yi değiştirmeye çalıştığı ilk 14 yıllık dönemde önceki 14 yıllık döneme (1989-2002) göre büyümede, enflasyonda, bütçe açığında ve kamu kesimi borç yükünde başarı sağladığını görüyoruz.
    Buna karşılık işsizlik, cari açık ve özel kesim dış borç yükünde ekonomide bozulmaya yol açtığı görülüyor.
  • Kitabın 'İçindekiler' kısmına baktığımızda Talmud, Protokoller, Filistin, Siyonist İmparatorluk, Kapitalizm, Komünizm, Nazizm, Faşizm, Gizli Anlaşma, Franklin D. Roosvelt, Bolşeviklerin Zaferi,
    Dünya İmparatorluğu, Bretton Wods, Altın Standardı, Seçimler, Savaş Suçları, Truman, Eğitim gibi çok sayıda başlığa sahip olduğunu görüyoruz.

    Şimdi bu başlıkları görünce de hemen komplo teorisi akla gelir. Hepsi komplo teorisi olabilir? Ya olmazsa? İşte temel nokta da burası. Tamam, tek bir kaynak (protokoller) üzeinden giderek, onun etrafını yaymaya çalışılıyor. Ama içinde özellikle Pearl Harbour saldırısı (ABD'nin 2.dünya savaşı girmesine sebep olaylardan biri) altın standardı önemli. Bunlara ayrıntılı bir şekilde değinilmiyor ama başka kaynaklardan bunların araştırılmasında fayda var.
    Örneğin bu kitap: #36130904

    Yazar kitabın başında zaten sevdiklerini, sevmediklerini ve hedefini açıklıyor, o yüzden bazı şeyleri çözmeye gerek kalmıyor. "Senin için şunu, bunu sevmezmiş diyorlar". "Evet, ben bu kesimleri sevmem" diyerek durumu aktarıyor. Kısacası, Komünistler ve Yahudilerden hiç hoşlanmadığını, zencilerin ise
    yönetime katılmadıkları sürece bir sıkıntı oluşturmayacağını ama bazı hakların verilmesine de karşı çıkıyor. Çünkü Birleşik Devletler'i kuran kurucu gücün 'beyaz ve Hıristiyan' unsurlar olduğunu ve bunun dışındaki tüm yapılanmalara karşı olduğu aleni açıklıyor. Yani gizlemeden doğrudan belirtiyor. Hani ırk ayrımcılığı üzerine çekilen Amerikan filmleri var ya, işte ırk ayrımı savunan bir kişi Armstrong. Bu kitabı da 1947 yılında 80 yaşında yazmış ve 1954 yılında 87 yaşında ölmüş. Güneyli zengin bir aileye mensup. Hem babadan hem anadan zengin, aristokrat, çiftlik sahibi, yargıç bir kişi.

    Yazar tüm metni 'beyaz, Hıristiyan' unsur üzerine oturtmuş. Temel öge bu. Bunun dışında eğer kongre ya da eğitim, ya da iç içleri, dış işleri veya herhangi bir devlet kurumunda 'Yahudilerin' olmasını istemiyor ve ayrıca yapılan/yapılacak bir takım değişiklikleri devlet içindeki 'komünist' yapılanmanın
    ülkeyi komünist sisteme dönüştürmek amaçlı olduğunu ve bunlarla mücadele etmeninin her 'beyaz, Hıristiyan' vatandaşın görevi olduğunu da ifade ediyor.

    Temel nokta 'Protokoller' olduğu için konu başlıkları bundan hareketle ilerliyor. Çok ilginç konular ve tespitler mevcut. Rotschild ailesinin parasal gücünün o kadar devasa olması yüzünden devletlere borç para vermesinden, savaşların finansmanını sağlayacak paraya kadar (Mesela: (kitapta belirtilmiyor ama) Osmanlı borçlarını kimden almıştır,
    dünya savaşları para olmadan nasıl sürdürülebilir, dünden bugüne ve en yakın çevremizde yaşanan sıcak çatışmalara bakmakta fayda var.) her güce sahip bir yapıda bu kitabın içinde mevcut

    Ezcümle: Tavsiye edilir. Tamam, bazı yerler hoş değil ama 'bir yapı', 'zincirin halkası' önemli. Komplo teorisi denilebilir ama buna benzer şeyler zaten yüzlerce yıldır yazılıyor. Araştırmak bizlere düşüyor.
  • Tayyip Erdoğan'ın tek başına aldığı borç 333 milyar liraydı.

    Göreve geldiğinde dış borcumuz 130 milyar dolardı üçe katladı. Türkiye'nin dış borcunu 387 milyar dolara çıkardı.

    12 senede örtülü ödenekten 25 milyar lira harcamıştı.

    Faiz rekoru kırmış 12 sene 600 milyar lira faiz ödemişti.

    Devletin 52 milyar dolarlık malını mülkünü satmıştı.

    Vatandaşın bankalara olan borcu 4 milyar dolardı.
    160 milyar dolara çıkmıştı.

    Cari açık 626 milyon dolardı 83 kat artırdı. Cari açık 52 milyar dolara çıktı.

    İktidara geldiğinde bir litre mazot 1.1 liraydı. Cumhurbaşkanlığına çıkarken bir litre mazot 4.5 liraydı
  • Türkiye'nin bugünkü düzeni temelden değiştirilmeden Türkiye'de kalkınma sağlanması mümkün olmayacaktır. Bunu dış ticaret konusu bir kez daha ortaya koyuyor. Dış borçların faiz ve borç taksidiyle, kâr transferi toplamı son üç yılda şöyledir: 1965'te faiz 30.000.000 dolar, taksit 161.000.000 dolar, transfer 15.000.000 dolar, toplam 206.0000.000 dolar. 1966'da 164.0000.000 dolar, 1967'de 170.000.000 dolar. Üç yılın ortalaması: 180.000.000 dolar.
    (Türkiye Partisi adına Meclis Konuşmasından, 1968)
    Mehmet Ali Aybar
    Sayfa 443 - İletişim yayınları
  • "ABD başkanı John F. Kennedy, "dış yardım" adını verdiği borç işleyişinin ülkesi için ne denli önemli olduğunu 1962 yılında şöyle açıklıyordu: "Dış yardım, Birleşik Devletlerin dünya üzerinde etkili olması ve denetim elde etmesini sağlayan en etkin yöntemdir.""
    Metin Aydoğan
    Sayfa 77 - Umay Yayınları
  • BELLİ DEĞİL

    Dolanır köhnede iki yüz ile
    Doğruyum der amma hiç belli değil
    Vakitli vakitsiz söyler söz ile
    Dış yüzü melektir iç belli değil

    Sefanın içinde cefası çoktur
    Yarası yabana neylesin doktor
    Adamın önünde lokması yoktur
    Zengini kayırır aç belli değil

    Yalanlar gerçeği solladı gitti
    Mektubun üstünü pulladı giti
    Düzenbaz hileyi kolladı gitti
    Bozulmuş düzende suç belli değil

    Sahtekar yobazlar cennete konmuş
    Zamanın sayacı tersine dönmüş
    Hakikât ışığı yanmadan sönmüş
    Alemden aleme göç belli değil

    Toprağın üstüne işğalci doldu
    Yüreğin gülleri sararıp soldu
    Mazlumdan intikam alınır oldu
    Kurulmuş mahkeme öç belli değil

    Saltanat kayığı yüzer derede
    Doğruluk yürümez bozuk kürede
    Uyanır uyuyan Allah verede
    Düştüğü batakta borç belli değil

    Hâk deyip durmadan günah işliyor
    Birde bak kendince cennet düşlüyor
    Kendisi şeytanken şeytan taşlıyor
    Döndüğü Kâbede hac belli değil

    Meydanda çoğalmış sahte yiğitler
    Yapılır nafile sözde ahitler
    Hüseyin görünür kalbi yezitler
    İnsanlık binası harç belli değil

    Sağırlar köyüne körler padişah
    Arsızı hırsızı etmişler ilah
    Gerçekler yabancı yalanlar silah
    Gör hele alemde güç belli değil

    Cehalet kendinde kusuru görmez
    Masumun yetimin hakkını sormaz
    Hakikat ne diye kendini yormaz
    Hikmet-i ala da taç belli değil

    Der ABDAL RAHŞANİ fırıldak dünya
    Yılanlar uçuyor kuşları yaya
    Namertler sultanı merdanmış güya
    Bu nasıl devran ki koç belli değil

    Hüseyin Abdal Rahşani
  • “Siyah / Kırmızı / Beyaz / Yeşil” olmak üzere 4 romandan oluşan, TED DEKKER’in kaleme aldığı ve okuyucularla buluşturduğu çember serisinin 3. Kitabı olan “Beyaz” bitmiş durumda...

    BEYAZ
    ZAMANA KARŞI AMANSIZ BİR TAKİP

    BEYAZ
    GEÇMİŞ İLE GELECEĞİN ANAHTARI

    BEYAZ
    ÖLÜME DİRENEN AŞKIN RENGİDİR.

    İnanç, iman, hakikat ve kulaktan doğma bilgiler. Yürüyoruz yollu yolunda gerek!

    Kitaplar, insanlık, gelecek, geçmişin birikimi, geleceğin bilinmezliği...

    İki dünya arasında bir köprü. (Hmm kulağa garip geliyor, hangi dünyalar, hangi köprüler.)
    Din din din didi dindin dinnn...

    Reklam!
    1- #34734143
    2- #35000522

    Serinin birinci ve ikinci incelemeleri

    Yayına son 21 saniye, neden 21?
    - 21. Yüzyıldayız çakozladın mı;)?
    Hm, ok.

    Güruh en son, Elyon’un cennetini ele geçirmişti. Thomas ve albinoları kaçmak zorunda kalmışlardı. (Can şirindir.)

    Albino = Beyaz insanlar, Tanrı yolunda olanlar.

    Zorunlu Uyarı!
    Siyahlara gönderme yapılmamıştır, onlar adamdır. (Adamlık cinsiyette değildir.)

    Aşk demişti yaşamın büyük üstadı, aşk ile sevebilmek bir güzeli. Aşk uğruna ne mi, yapılır? Bedenini teslim edersin, kalbin ile inandığın ve arzuladığın aşk için ölüme boyun eğersin.
    Thomas üç bölümdür, torpilli arkadaş. Adam ölürse film biter diyoruz ya, tanıştırayım; başkahraman kendisi.

    Rachelle, Thomas’ın eşi ve iki çocuğunun annesi. Ölmüştü Güruhtan kaçarken sezon finalinde acımasız oklar ruhu ile bedenini ayırdı. Thomas eşine olan sadakatini hiçe sayıp üzerine Gül koklatmaz mı, boyun devrilesiye tüh yazıklar olsun.( Dedikodu yapılmamıştır.)

    Herkes neyin peşindeydi? Herkes hakikatin, hak olanın, hakkın ve [(kahvede okey oynayan borç batağına düşmüş hakkı abinin (hakkı abi ne alaka la?) diyebilirsiniz, demişsinizdir de. Biz bunun cevabını 15 Temmuzda verdik.)]

    Hakikat diyoruz, hak olan. Kitaplar, geçmişin birikimleri TARİH! Evet TARİH KİTAPLARI, TARİHİN VE HAKİKATIN KİTAPLARI.
    Kim yazmıştı bunları kimin eline geçmişti tarih içinde?
    - Muamma.

    Herkes demiştik tarih kitaplarının peşinde evet öyle, kimi tarihi öğrenmek isterken, kimi tarihi değiştirmek istiyordu. (Olum işiniz gücünüz yok mu, gidin başka yerde oynayın diyebilirsiniz, demeye de bilirsiniz. Siz en iyisi en iyi bildiğinizi yapın.)

    Güruh (Şeytan ordusu, Tanrı’nın yolundan sapanlar ve baş kaldıranlar.) liderleri, ilk insan Qurong!

    Qurong? İlk insan? Tanrı’ya karşı gelmek? (Aa yalan, diyebilirsiniz.)
    Şeytan demiştik, şeytanın masasına oturan her zaman yenilmeye mahkumdur. İlk insan Ademi cennetten kovduran, şeytandı. Burda da, ilk insanı, Tanrı’ya karşı kışkırtan şeytan!

    Tamam hadi başlayalım...

    Thomas uyur uyanır, oradan oraya Bedevi gibi dolanır.
    2 realite arasında kalan hakikati ve gerçeği öğrenmek uğruna insanlık için canını veren Thomas. Saygı ve minnetle anıyorum seni koca yürekli adam. (Daha ölmedi.) ölücek ama...

    Raison türü bir ilacın sıcak veya soğuk havayls tepkimeye girmesi sonucu hava ile tanışabilen bir ölümcül virüse dönüşünü dönüşmesini görmüştük, Thomas’ın ne olduysa kanı virüse karşı bağışıklık kazandı. Bir yandan insanlık virüse bulaşmışken, bir yandan dünya devi ülkeler nükleer silahlar üzerinden birbirine göz dağı vermekle meşkuller + 2. Realite Güruh’un sürekli, Elyon’un yolundakilerine karşı tutumları.

    Thomas aşık olur onca işin içinde, sırası mı abi? Qurong yani Güruh’un liderli ilk insanın kızına Chelise’ye. Peki nasıl başlamıştı bu aşk? Orası uzun hikaye ağa.

    Olaylar karman çorman, arzu istek körü olmuş insanlar...

    Aşk için ne yaparsın, canını verirsin demiştik! Öyle de oldu. Bir yandan 1. Realitede insanlık için kanındaki antivirüs’ü insanlığın geleceği için feda eden Thomas, 2. Realitede sevdiği için ölüme giden adam.

    Evet 1. Realitede canını feda ediyor,
    Beyaz önlüklerin, gümüş rengi aletlerin ve ileri teknolojik makinelerin hepsi iyi hoştu da sonuçta onlar Thomas ölene dek kanını çekeceklerdi.

    İnekleri de böyle katlediyorlardı.

    1. Realite ile Thomas insanlık için feda etti kendini.
    Peki 2. Realite? Bu adam 2 canlı mi? Ben sorgu memur değilim bana sormayın ağa diyesim var ama kime diyeyim, yine kendi kendimle konuşuyorum:)

    Hayır başkahramanımız Thomas;
    Birinci realitede uyuyunca ikinci realitede uyanıyor, ikinci realitede de uyuyunca tekrar birinci realitede uyanıyor. Ayrıca hangi birinci realitede uyuduğu 1-2 saat ona, ikinci realitede haftalar ve aylar kadar zamana eşit oluyor.

    Birinci realitede tamamen hayata gözlerini yuman ve uyuyarak ikinci realitede kaldığı yerden Güruh ile mücadelesine ayrıca sevdiği kadın uğruna hayatını riske atmaya devam eder...

    YOLCULUK “YEŞİL” İLE DEVAM EDİYOR