Kırk kere söyledim bir daha söylerim
Savaşta ve barışta karada ve denizde Düşkünlükte ve esenlikte
Zamanımız apayrı bize göre
Yanyana olduk mu elele
Aç kalsak ağlamayız biliyorum
Sunay Akın – Kaza Süsü
Kutsal kitaplarda
aramam boşuna
bir işaret
bilirim ki kuşların
silah sesinden
ürkmediği gün kopacak
kıyamet
**
Bilemezsiniz yüreğime neler olduğunu
nasıl ki bir korsanın
denize attığı rom şişesini
limana demirleyen geminin
çapasıyla kırdığından
hiçkimsenin haberi
olmuyorsa
**
Kimim ben
ve sakalından bir tek kılın
müzelere giremeyeceğine ağlayan
köse bir peygamberden
nedir beni
ayıran
**
Bir cüce miyim yoksa
cenaze gününde
annesinin tabutuna
uzanamayışının ağırlığım
hep omuzlarında
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"When vain desire at last and vain regret
Go hand in hand to death, and all is vain,
What shall assuage the unforgotten pain
And teach the unforgetful to forget?
~
Boş arzu sonunda boş pişmanlıkla
Elele gidince ölüme, herşey boşalınca,
Ne dindirebilir ki unutulmamış acıyı
Ve öğretebilir unutmamışa unutmayı?"
Ey ülkenin namuslu aydınları, gençleri, işçileri, köylüleri, her sınıftan, her meslekten, her düşünceden yurttaşları gelin elele, kolkola ve omuzomuza gelin saflarınızı sıklaştırın...
Ülkemizi yeraltından işgal eden çetelere karşı, tıpkı “Kuvayi Milliye” günlerinde olduğu gibi, tek bir yürek, tek bir nefes ve tek bir yumruk gibi olalım...
Yeneceğiz, bu karanlıkları, bu tutsaklıkları yeneceğiz, çevremizdeki bu kanlı zincirleri söküp atacağız, diz çökmeyeceğiz, yenilmeyeceğiz...