Eray

Eray
eppur si muove
İstanbul
63 kütüphaneci puanı
258 okur puanı
Nisan 2017 tarihinde katıldı
Gail Wynand ve Howard Roark arasında geçen kitabın en muhteşem yeri...
"Ne düşünüyordun bu haftalar boyunca sen?" "Beni Stanton'dan kovan Dekan'ın gerisinde yatan ilkeyi." "Ne ilkesi?" "Dünyayı mahvetmekte olan şey. Senin anlattığın şey. Kendini katıksız silme." "Yoktur dedikleri ideal mi?" "Yanılıyorlar. Var aslında. Ama onların sandığı biçimde değil. İnsanlara baktığımda uzun süre anlayamadığım oydu. Kendi benlikleri yok. Başkalarının içinde yaşıyorlar. Elden düşme yaşıyorlar. Peter Keating'e bak." "Sen bak ona. Ben nefret ediyorum." "Ben baktım ... Ondan geriye ne kalmışsa, ona baktım. Anlamama yardımcı olan da, o oldu. Bedeli ödüyor, hangi günah için ödediğini merak ediyor, çok bencil davranmışım deyip duruyor. Oysa hangi düşüncede, hangi harekette ben diye bir varlık gösterdi ki? Hayattaki amacı neydi? Büyüklük ... başkalarının gözünde. Şöhret. Hayranlık. İmrenme. Bunların hepsi başkalarından gelen şeyler. Tüm inançlarını başkaları dikte etti ona. O bunlara pek bağlı kalmadı, ama başkaları onun bağlı olduğunu sandığı sürece, bir sakınca görmedi. Baş derdi hep başkalarıydı. Büyük olmak istemiyor, büyük sanılmak istiyordu. Bina yapmak istemiyor, mimar olarak hayranlık toplamak istiyordu. Başkalarını etkileyebilmek için başkalarından çaldı. İşte sana kendini katıksız silme. İhanet ettiği, feda ettiği şey, kendi ego suydu. Oysa herkes ona bencil diyor." "Çoğu insanın seçtiği yol odur." "Evet! Bütün iğrenç hareketlerin de kökü o değil mi? Bencillik değil, benliğin yokluğu bu. Bir bak o insanlara. Hile yapan, yalan söyleyen, ama görünüşte saygınmış gibi davranan adam. O aslında kendisinin namussuz olduğunu biliyor, ama başkaları onu namuslu sandığı için, çevreden bir saygı topluyor, oradan kendine elden düşme bir özsaygı çıkarıyor. Kendi yapmadığı bir şeyin alkışını toplayan adam. O da kendinin sıradan biri olduğunu biliyor, ama
Sayfa 682 - Plato Yayınevi·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Çünkü ilaçlar iyileştirirdi.
Evet, Atatürk bir diktatördü diyoruz. Niçin bir diktatördü? Bu, ilaç almayı reddeden hastaya, tedaviyi reddettiği için ilacı zorla vermek gibidir.
Sayfa 51 - Ka Kitap·Kitabı okudu
Tarih
Aristoteles
Yaşamdan aldığımız hazzı artırmanın yollarını aramak yerine, daha iyi bir insan olmaya ve doğru şeyleri yapmaya çalışmalıyız. Yaşamı daha iyi kılan şey budur.
Sayfa 28 - Alfa Felsefe·Kitabı okudu
Eğer dünyada gerçek adalet olsaydı, bir yanda elindeki çok fazla parayı nasıl harcayacaklarını bilmeyenler varken, bir yanda da açlık çeken çocuklar olmazdı.
Sayfa 330 - Alfa Yayınları
Öte dünyalı diğer insanlar gibi ben de insandan ötesinin kuruntusuna yakalanmıştım. İnsandan öte mi gerçekten? Ama kardeşlerim, yarattığım bu tanrı, insan elinden çıkma, insan deliliğiydi, diğer tanrılar gibi!
Öte dünyalılar üzerine bölümünden