Ezgil

Reklam
“Sana beni asla tanımamış olan sana.”
7/10
·68 syf.··
2022 3. kitabı
(Spoiler) Bu kitabı ilk okuduğum zaman neden bu kadar abartılıyor demiştim. Üzerinden biraz zaman geçince tekrar şans verdim ve iyi ki de vermişim. İkinci okuyuşumda değişmeyen tek fikrim kadının hayatını Bay R’ye adamasını sevmememdi. Gerçekten bir kitabı anlamak için doğru zamana ihtiyaç varmış. 13 yaşındaki bir çocuğun hayatın her evresinde Bay R’ye olan aşkını okuyoruz. Kadın adamla birkaç kez görüşme fırsatı yakalıyor ve Bay R onun yüzünü hiç hatırlamıyor. Karşılıksız aşk bedenen yaşayıp ruhen hayata veda etme cesaretidir bana göre. Kitabı okurken sürekli kadın adama aşık mı yoksa takıntılı mı diye sorguladım. Böyle aşk olabilir mi aşk buysa saplantılık ne o zaman? Kadın karaktere kızgınım biraz adam ona acımasın diye hamile kaldığında bile adamın karşısına çıkmıyor, tek yaptığı R’nin her yaş gününde ona beyaz gül göndermek, bu durumda adam onu tanımıyor diye suçu onda bulabilir miyiz? Ne demiş Cemal Süreya: “Okyanusta ölmez de insan, gider bir kaşık sevdada boğulur.” Bilinmeyen bir kadının, bir kaşık sevdada boğulması Stefan Zweig’in bunu anlatırken her sayfasındaki betimlemesi ve sonda çocuğu ölürken artık kapı deliği ardındaki aşkının nasıl büyüdüğünü bir mektupta anlatıp hala ona teşekkür edip seni seviyorum demesi kalbimi incitti. Geride sadece yıllardan beri bir yaş gününde ilk defa boş olan mavi vazo kaldı.
Edebiyat
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,6bin okunma