xecê

xecê

, bir kitabı yarım bıraktı
Yusuf Atılgan
7.4/10 · 71,2bin okunma
xecê
Bu kitabı kesin yanlış zamanda okumayı denedim.
Bir şair gördüm, konuşurken bir zambağa siz diyordu...
Puan vermedi·80 syf.·
2020 21. kitabı
Şair vardır, şiirleri okunduğunda yüreklere dokunmak ister. Şair vardır, şiirlerini okuyanlar kendi yüreğine değsin ister. Sepehri bunun neresinde karar vermek zor olsa bile, sanırım Sepehri her ikisinde ama en çok yüreğine değmemizi istemiş... Kelimeleri, bir cümle oluşturmak için seçmiyor, kelimeleri bir anlam vermek için seçiyor. Cümleleri, bir şeyler dile getirmek için kurmuyor, cümleleri bir yerlere dokunmak için kuruyor. Süreya babasını kaybedince gözlerini kaybetmişti ya hani şiirinde, Sepehri babasının ölümünde; babasının var olduğu zamanın öncesini, güzelliğini, babasını anlatır(#68881772). Sepehri yine kalbine dokunmamızı istemiş belli ki... Neden kendisini anlatmadı ki? Belki de anlattı... Annesini konuşmayan bir şair olur mu hiç, bilinmez... Nedir bu annelerin güzelliği, her yerdeler! Kimilerinde dert, kimlerinde sevinç, kimilerinde özlem... Ama istisnasız her yerde bu anneler. Belki de şair olabilmek için sadece bir annenin olması yeterli, ama tanımak değil, hissetmek gerek bir anneyi. Annesini olabildiğince dünyanın en güzel çiçeklerine benzeten sayısız şairler gördüm, ama bir ağaç yaprağından güzel bulan Sepehri annesini ne kadar özel betimlemiş. Belki de göremediğimizi gördü annesinde(#68880497). Herkes bir şeylere hasrettir Sepehri'ye göre(#68886341). Sadece kendimize has sanırız hasreti. Sepehri neye hasret peki? Her şeye... "Ben birini görmeye gittim aşkın öbür ucuna gittim, gittim kadına kadar..." diyen Sepehri, kadını aşkın mutlağı, aşkın en zirvesine benzeterek ne güzel bir hediye bıraktı tüm kadınlara... Şiirlerinde uğramadığı yer, uğramadığı duygu yok, bırakmamış bir şey.. Sepehri, "Ben birbirine düşman iki çam görmedim, Gölgesini yere satan bir söğüt de
Suyun Ayak SesiSohrab Sepehri · Pan Yayıncılık · 20081,401 okunma
xecê
Asla şiir sevmeyen biriyim. Hayatımda ilk defa bir şairi merak ettim.
Bu yapılan haksızlıklara artık bir dur demek istiyorum. Nerede özgür düşünce? Kendi hakkımızı, kültürümüzü, dinimizi, dilimizi, milletimizi savunamayacaksak kimse bize özgür olmaktan bahsetmesin! Bu platformda bulunan Dijwar arkadaşımızın gayet ölçülü bir şekilde yorumladığı düşüncelerinde haklıydı. Ben bir Türk olarak şunları ifade etmek istiyorum. Evet Türk olmaktan gurur duyuyorum. Milletimi en iyi şekilde korumak, sevmek, değerlerine sahip çıkmak benim görevim. Amaa sadece Türklerin bu topraklara hakim olduğunu düşünmek herkesin Türk olmasını istemek ve körü körüne, bilmeden, araştırmadan Türklüğü yüceltmek asla benim hakkım olamaz. Dijwar bir iletisinde İsmet Özelin düşüncelerini yorumlayarak görüşlerini ifade etmişti. Kendisi ne Türklere ne de Müslümanlara herhangi bir hakarette bulunmadı. En önemlisi ırkçılık yapmadı. Kendi milletinin değerlerine sahip çıktığı için tepki gördü. Bakın! Sadece Kürtler var en yüce biziz demedi. Kürtlerin ve Kürtçenin varlığını kanıtlara dayanarak ifade etti ve İsmet Özelin görüşüne kanıtlar sunarak tepkisini gösterdi. Ama ne oldu, doğruları okuduklarında çok beklemeden iletiyi sildirdiler. İleti silindi evet ama bu gerçekler hâlâ var arkadaşlar hiçbir şey yok olmadı! Bitmedi. Peki neden bu İsmet Özelin mutlak Türklük çağrısı en çok Kürtleri hedef alıyor?.. Çünkü bu topraklarda Kürtler yok sayılamayacak kadar çoklar.. Çünkü kendilerine ait bir dilleri var.. Çünkü kültürleri, folklörleri, dengbejleri, birçok sanat eserleri ve sanatçıları değer görecek varlıkta. Ben her zaman ırkçılık ve bölücülük görüşlerinden uzak; bu topraklarda Kürtlerin ve diğer kardeşlerimizin varlığına saygı duyarak yaşanması taraftarıyım. Osmanlıdaki uygulama esas alınsın isterim. Gönderinin altına yorumlarınızı beklerim. Düşüncelerimizi kanıtlarla
1000Kitap
xecê
Kurmaca olduğunu düşündüm çünkü Türküm diyorsun ve profilinde 2×2=1 yazıyor. Bu bana garip geldi. Belki Kürtleri desteklediğini düşünebilirdim ama bu kadarını beklemedim doğrusu. Şimdi anlıyorum ki bir yanlış anlaşılma oldu, kusura bakmayın :) ön yargılı davrandım, Kürt olduğunuzu düşünerek sinirlendim
Bu yapılan haksızlıklara artık bir dur demek istiyorum. Nerede özgür düşünce? Kendi hakkımızı, kültürümüzü, dinimizi, dilimizi, milletimizi savunamayacaksak kimse bize özgür olmaktan bahsetmesin! Bu platformda bulunan Dijwar arkadaşımızın gayet ölçülü bir şekilde yorumladığı düşüncelerinde haklıydı. Ben bir Türk olarak şunları ifade etmek istiyorum. Evet Türk olmaktan gurur duyuyorum. Milletimi en iyi şekilde korumak, sevmek, değerlerine sahip çıkmak benim görevim. Amaa sadece Türklerin bu topraklara hakim olduğunu düşünmek herkesin Türk olmasını istemek ve körü körüne, bilmeden, araştırmadan Türklüğü yüceltmek asla benim hakkım olamaz. Dijwar bir iletisinde İsmet Özelin düşüncelerini yorumlayarak görüşlerini ifade etmişti. Kendisi ne Türklere ne de Müslümanlara herhangi bir hakarette bulunmadı. En önemlisi ırkçılık yapmadı. Kendi milletinin değerlerine sahip çıktığı için tepki gördü. Bakın! Sadece Kürtler var en yüce biziz demedi. Kürtlerin ve Kürtçenin varlığını kanıtlara dayanarak ifade etti ve İsmet Özelin görüşüne kanıtlar sunarak tepkisini gösterdi. Ama ne oldu, doğruları okuduklarında çok beklemeden iletiyi sildirdiler. İleti silindi evet ama bu gerçekler hâlâ var arkadaşlar hiçbir şey yok olmadı! Bitmedi. Peki neden bu İsmet Özelin mutlak Türklük çağrısı en çok Kürtleri hedef alıyor?.. Çünkü bu topraklarda Kürtler yok sayılamayacak kadar çoklar.. Çünkü kendilerine ait bir dilleri var.. Çünkü kültürleri, folklörleri, dengbejleri, birçok sanat eserleri ve sanatçıları değer görecek varlıkta. Ben her zaman ırkçılık ve bölücülük görüşlerinden uzak; bu topraklarda Kürtlerin ve diğer kardeşlerimizin varlığına saygı duyarak yaşanması taraftarıyım. Osmanlıdaki uygulama esas alınsın isterim. Gönderinin altına yorumlarınızı beklerim. Düşüncelerimizi kanıtlarla
1000Kitap
xecê
Türküm falan demişsin de profilindeki 2×2=1 i kaldırsaydın da öyle kurmaca olan bu yazıyı paylaşsaydın. Ben de şaşırdım ilk defa bir Türk böyle bir şey diyebiliyor diye, sübhanallah...