Bütün yaşamın boyunca çok çalıştın; her şeyini çocuklarının, özellikle benim uğruma feda ettin, ben de bu sayede "günümü gün ederek" yaşadım, istediğim mesleğin eğitimini almakta tamamen özgür bırakıldım, karnımı nasıl doyuracağım kaygısı, daha doğrusu herhangi bir kaygı taşımam için hiçbir nedenim olmadı; sen bunun karşılığında benden minnettarlık beklemedin, "çocukların minnettarlığını" bilen biriydin, ama ben yine de hiç değilse herhangi bir yakınlık ya da bir duygudaşlık işareti gösterebilirdim; bunun yerine öteden beri senden kaçıp odama, kitaplara, zıpır arkadaşlara ve çılgınca fikirlere sığındım; seninle asla açık konuşmadım...
Sayfa 1 - Türkiye iş bankası yay·Kitabı okudu
Alıntı
Bu ülkenin insanları olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz şeylerin başında huzur duygusu gelir. Huzur her zaman bizim içimizdedir, yeter ki bizler bir an önce onu hayatımızın temeline oturtmayı başarabilelim. Huzurunuz varsa, ister kızın, ister üzülün, bir süre sonra o kadim duygumuz incecikten yine siner içimize. Ve hayatın tadı, kaldığı yerden devam eder. Meslek hayatım boyunca pek çok kadın tanıdım ve inanın pek çoğu başta eşleri olmak üzere, belki de bunu hiç hak etmeyen kişiler için kendini feda etmiş. Kadın dediğin biraz da fedakâr olmalı ama bunu kendini yok saymadan, kendine kıymadan yapmalı. Hayatın, herkes tarafından duyulmayan bir sesi var. Bu sesi sa- dece hayata kulak verenler, hayat bana ne diyor diye kulak kabartanlar duyabiliyor. Siz de onlardan biri olmaya çalışın ve hayatın size ne dediğini duyun. Bunun için gayret edin. Çünkü o sesi duyanlar hayatında o güne kadar bir türlü göremediği kendi gerçeklerini görüyor ve bilgelik kazanıyorlar. Son yıllarda hem ülkemizde, hem de dünyada yeni bir akım var; genç ve güzel görünme akımı... Genç ve güzel değilseniz, erkekleri yeteri kadar etkileyemiyorsanız, bittiniz. Neden böyle olsun ki? Her yaşın başka bir tadı, başka bir anlamı var. Hele ki siz hâlâ kendinizi var edebiliyorsanız, yeni şeyler öğrenmeye, merak duygunuzu hiç kaybetmeden yaşamaya devam ediyorsanız, ruhunuz genç ve dinamikse, mutlaka çok genç, çok güzel ve çok seksi olmanıza gerek var mı? Üstelik bu dinamizmi ve merak duygunuzu kaybederseniz, bilinçdışınız ne der biliyor musunuz? "Tamam, sen artık yaşlandın, hayatın sonuna geldin, ben de defteri yavaş yavaş kapatayım öyleyse..." Ben kendi hayatımda tıpkı sizler gibi pek çok şeyle mücadele etmek zorunda kaldım. Üzüldüm, kırıldım, korktum, öfkelendim, sabrım taştı... Ancak zamanla şunu söyledim
Hayata Dair
Reklam
Sonuç olarak aptallıkların en büyüğü, sağlığını feda etmektir, her ne için olursa olsun:
Sayfa 44·Kitabı okudu
John Bowlby'nin kendisi bana, yatılı okul deneyimlerinin George Orwell'i 1984 romanını yazmaya esinlendirdiğini söylemişti, kitapta insanların, otorite olarak sayılan birinin onayını ve sevgisini kazanmak adına kendileri için değerli ve doğru olan şeyleri -benlikleri de dâhil- feda etmeye nasıl inandırıldıkları anlatılmaktadır.
Sayfa 109·Kitabı okuyor
Fedakarlık
“…Sizin eşiniz olmak benim için dünyadaki en büyük mutluluk.” “Çünkü fedakârlıktan zevk alıyorsun.” “Fedâkarlık mı? Neyi feda ediyorum? Yiyecek için kıtlığı, tatmin için beklentiyi. En değer verdiğim etrafına kollarımı sarma ayrıcalığına sahip olmak –sevdiğim kişiye dudaklarımı dokundurmak– güvendiğime yaslanmak; fedakârlık etmek bu mu? Eğer öyleyse, kesinlikle fedakarlık etmekten zevk alıyorum.”
Sayfa 599 - Can·Kitabı okudu
​"Yarın ne olacağını bilmeden, bugünü yarının endişesiyle feda etmek insanın kendine yapabileceği en büyük haksızlıktır." (Bölüm: Gelecek Üzerine, Sayfa 14)
Reklam
Reklam