Harun Gülle

Harun Gülle
@felsefeokuru
Hiçbir şey bilincin nedeni değildir; bilinç kendi varlık/olmak tarzının nedenidir.
Sayfa 31 - İthaki Yayınları 3. Baskı, İstanbul / Nisan 2010 Çevirenler: Turhan İlgaz • Gaye Çankaya·Kitabı okudu
Felsefe
Reklam
Zamanın, Hafızanın ve Varoluşun Senfonisi
10/10
·3148 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
49 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 19:34
Bazı eserler vardır ki, kapağını araladığınızda yalnızca bir kitaba değil, kendi içine katlanan, sınırları belirsiz bir evrene adım atarsınız. Marcel Proust’un yedi ciltlik anıtsal eseri Kayıp Zamanın İzinde, tam da böyle bir başyapıttır bana göre. Bu devasa anlatı, bir okuma eyleminden ziyade, insanın kendi içsel arkeolojisine doğru çıktığı uzun, zahmetli fakat bir o kadar da büyüleyici bir kazı çalışmasıdır. Bir okur olarak bu metne dalmak; akıntıya karşı yüzmeyi bırakıp kendini zamanın o büyük, yavaş ve derin nehrine teslim etmeyi gerektirir. Kaleme alacağım en uzun incelemelerden birisi olacak hiç şüphesiz. Dile kolay: 3148 sayfa! 49 gün! Öncelikle bu görkemli edebi katedralin koridorlarında gezinirken hissettiklerimi ve eserin ruhumda bıraktığı izdüşümleri, daha sonra da 7 ciltlik eserin her bir cildine yazmış olduğum incelemeleri paylaşacağım. O halde başlayalım! Proust’un evreninde zaman, akıp giden ve yitip kaybolan bir düşman değil; yontulması, katmanlarına ayrılması ve nihayetinde fethedilmesi gereken bir maddedir. Yazar, daha önceki incelemelerde de paylaştığım meşhur "madlen keki" metaforu üzerinden zihnimize şu sarsıcı gerçeği fısıldar: Geçmiş asla tam anlamıyla geçmemiştir; kokuların, tatların, melankolik bir melodinin ya da eski bir parke taşının kıvrımlarında sessizce pusuya yatmış, uyandırılmayı beklemektedir. Eseri okurken, yazarın anılarıyla birlikte kendi "istemsiz hafızanızın" da tetiklendiğini, zihninizin derinliklerinde çoktan unuttuğunuzu sandığınız yüzlerin, ışıkların ve tatların usulca yüzeye çıktığını hissedersiniz. Proust okumak, bir nevi kendi geçmişinizle de yüzleşmektir. Bu yüzdendir ki Proust’un dili, sabırsız ruhlara veya modern çağın hızına alışmış zihinlere göre değildir. O, bir cümlenin içine koca bir ömrü, bir duygunun en ince
Kayıp Zamanın İzindeMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 2024745 okunma

Harun Gülle

, bir kitap okudu
10/10
·3148 syf.··
Beğendi
·
49 günde okudu
·
2026 12. kitabı
Marcel Proust
9.3/10 · 745 okunma
Kelimeler, İmgeler ve Gerçeklik
8/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 12:52
Foucault’nun Bu Bir Pipo Değildir adlı eseri, sayfa sayısı bakımından oldukça ince, ancak zihinsel ağırlığı bakımından bir o kadar hacimli bir kitaptır. René Magritte'in ünlü tablosu "İmgelerin İhaneti" üzerinden ilerleyen bu metin, bir sanat eleştirisinden ziyade, algı, dil ve gerçeklik üzerine yazılmış derin bir felsefi denemedir nihayetinde. Kitap kısa ancak çok fazla çözümleme ve alt metin şifrelerini kırmanızı istiyor. Umarım anladığım kadarıyla metni aydınlatabilirim. O halde başlayalım. Kitabın çıkış noktası, hepimizin aşina olduğu, bir sanat filminde ya da sosyal medyada en az bir defa gördüğümüz o meşhur tablodur. Magritte, son derece gerçekçi bir pipo çizer ve tam altına inci gibi bir el yazısıyla şu notu düşer: "Bu bir pipo değildir." Bir okur olarak ilk tepkimiz genellikle "Eğer bu bir pipo değilse, nedir?" olur. Foucault, tam da bu kafa karışıklığının üzerine gider. Bize çok basit bir gerçeği, bir tokat gibi hatırlatır: O çizim gerçekten de bir pipo değildir. O, bir piponun temsilidir. Onu elinize alamazsınız, içine tütün dolduramazsınız ve yakıp içemezsiniz. Tuvalin üzerindeki boya lekelerinden ibarettir. Foucault, Magritte'in bu "ihanetini" kullanarak bizi temsil ve gerçeklik arasındaki o aşılmaz uçuruma davet eder. Kitapta beni en çok etkileyen noktalardan biri, metin ve imge arasındaki iktidar savaşıydı. Geleneksel olarak Batı sanatında ve düşüncesinde resim ve yazı birbirini destekler; yazı resmi açıklar, resim yazıyı resmeder. Altında "pipo" yazan bir resmin, zihnimizdeki pipo kavramını pekiştirmesini bekleriz. Burada ise metin, imgeyi reddeder. Foucault, bu durumu eski "kaligram", yani şekilli şiir, yazı geleneğinin parçalanması olarak okur. Resim ve yazı aynı mekanda (tuvalde) bulunmalarına rağmen birbirlerini iptal ederler. Okur olarak bu durum,
Felsefe-Düşünce
Bu Bir Pipo DeğildirMichel Foucault · Yapı Kredi Yayınları · 20251,626 okunma

Harun Gülle

, bir kitap okudu
8/10
·64 syf.··
Beğendi
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 12:52
·
2026 11. kitabı
Michel Foucault
7.8/10 · 1.626 okunma
Reklam