Zamâne şairleri Yani'ye Kânī derler
İki satır dizince adına mānī derler
Çaldıkları ıslığa saf şiir derler çoğu Çektikleri sıtmaya vahy-i Rabbani derler
Altı saatlik ömrü olmayan şi're baki
Altı asır yaşamış gazele fānī derler
Nazma yumruk atanlar ya dahidir ya şair Müsıki, renk ve mâna koyana cani derler
Eskilerin bir ölmez şiir perisi vardı
Yeniler böylesini görse zebānī derler
Devrin şiirlerinde her kim mānā ararken Aklını oynatırsa idrāk-i maānī derler
Çamdeviren sorarsa kimdir hakikî şair Memleket yollarında Veysel Karanî derler
Çamdeviren (F. N. Çamlıbel)
Aynı adam sanırlar bütün sakallıları Abdülhak Hämid'e de Hamid-i Sani derler
geceyarıları
tenhadır buraları
ne in ne cin
kırkımızı lambası
sanki kan damlası
demiryolu geçidinin
dağılmış su dumanı şimşekli bir karanlığa
yağmurun altında çınar
çınarın altında o karaltı
bırakılmış bir araba
34 FN 346
sağ arka lastiği yırtılmış
camlarında kurşun delikleri
içinde barut kokusu var
hâlâ çalışıyor silecekleri
bir sola bir sağa
bir sola bir sağa
Ben de sizin gibi neden korkuların geceleri hüküm sürdüğünü düşünürüm. Bunun üzerine 20 yıl düşündükten sonra korkuların karanlıktan doğmadığını anladım; korkularda yıldızlar gibi hep oradadırlar, ama gün ışığı onları gizler.(FN)