📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gerçeğe ulaşmak, artık ölümden korkmamak demektir. Her ikisiyle de yüz yüze gelmek büyük bir cesaret gerektirdiğinden, ölümle gerçek birbirlerine benzer. Gerçekler de insanı öldürdüğü için, ölüm gibidir.
Enver daima çok büyük projeler, son derece geniş ihtiraslardan esin alıyordu. Büyük düşünceler onu adeta büyülüyor, kendine çekiyordu. Ayrıntılar, somut gerçekler ya da rakkamlar onu asla ilgilendirmiyordu.
Mustafa Kemal ise temkinliydi. Parlaklık onu ihtiyatlı olmaya sevk ediyordu. Büyük, belirsiz düşünceler onu heyecanlandırmıyordu. Hedefleri sınırlıydı ve bunları ancak uzun ve dikkatli incelemeler ve hesaplamalardan sonra belirliyordu. Olguları ve rakkamları kesin olarak saptıyordu.
Eğer tecavüz hamilelikle sonuçlanırsa, çocuğu taşıyan kadının mahkemede kazanma şansı neredeyse sıfırdı. O zamanlar hakim olan hamileliğin "iki tohum" kuramına göre, bir çocuğa hamile kalınması için hem erkeğin hem de kadının "boşalması" gerekiyordu. Boşalmaya her zaman zevk eşlik ettiğinden hamileliğin kadının zevk aldığını kanıtladığı düşünülüyordu. (Modernite öncesi aptallıklar diyerek buna gülecek olan herkes, Kuzey Carolinalı yasa koyucu Henry Aldridge'in 1995 tarihli yorumunu okumalı. Alridge hamile kalan tecavüz mağdurlarına yardıma yönelik yasa tasarısına karşı çıkarken şunu savunuyordu: "Gerçekler şunu gösteriyor ki, sahiden tecavüze uğrayan insanların sıvıları akmıyor, beden fonksiyonları çalışmıyor ve hamile kalmıyorlar.)