9/10
·261 syf.··
2024 11. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2024 05:55
SİNEKLERİN TANRISI, Kitap İncelemesi Sineklerin Tanrısı William Golding “Güneş herkesin üzerine eşit doğar. Ama, gül başka, leş başka kokar.” demiş Mevlana Celaleddin-i Rumi İnsanlar, tercihlerinden ibarettir. Gülün üzerine konmayı istemek de leşin, çöpün ya da taze b*kun üzerine konmayı istemek de yine insanın kendi tercihinin bir sonucudur. Minik bir ısırık ve kaşıntıdan başka kalıcı majör bir zarar vermese de sadece vızıltısıyla bile insanı sinir etmeye yeten, o tiksinç hayvanın adıdır: Sinek. Lakin havaya savurduğunuz basit bir sineklikle veya sinek ilacıyla kolaylıkla öldürebilirseniz bu tiksinç yaratığı. Şu ana kadar da zaten kimsenin bundan dolayı bir vicdan azabı çektiği de görülmemiştir. Bir de üzerine böyle bir pislikten önce kendini ve sonra da herkesi (toplumu) kurtarmanın verdiği o nane aromalı serinlik veren belli belirsiz ferahlığını hissedersiniz içinizde. Bir karıncayı yanlışlıkla basarak öldüren bir insan üzülür, vicdan azabı çeker ama hiç kimse bir sinek veya böcek öldürdüğü için hayatında vicdan azabı çekmemiştir bu dünyada. Hatta toplum nezdinde başı ezilmesi gerekli olduğu düşünülen bir haşereyi yeryüzünden temizlemek, insanı kendi çapında vicdanen bir mikro kahraman bile yapabilir. Friedrich Nietzsche de dememiş midir ki: “Böcek öldürürseniz kahraman, kelebek öldürürseniz hainsiniz. Çünkü ahlâkın estetik standartları vardır.” Bir hamamböceği, bir sinek canlı bir mahlȗk olarak bile sayılmaz çoğu zaman. Her ne kadar sineklerin ve böceklerin birçoğu kaçmayı başarabilseler de ait oldukları kader, çoğu zaman musallat oldukları bir insanın terliğinin altında ezilip can vermektir. Raskolnikov’un baltasından nasibini alan insan silüetinde gözüken sinek ya da hamamböceği gibi haşerat görünümlü tiksinç insanlar, Fyodor Dostoyevski’nin Suç ve Ceza romanındaki tefeci kadın gibidirler. İşte bu tiksinç
Edebiyat
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,5bin okunma
Puan vermedi·75 syf.··
2024 34. kitabı
İnsan dediğin,gömülmek istediği yerden ne kadar uzakta yaşayabilir ki?" Taşrada doğup büyümüş herkes bilir ki ilk aşk 'gitmek' tir.Daralan kasabalardan,köylerden,sokaklardan gitmekle başlar aşk.Sonrası dönüşe güzelleme ile devam eder ama önce gitmek mutlaka gitmek gerek. Bir de Muhlisler var;gidemeyenler...Yaşadığı yere sinenler, yaşadığı yer oluverenler var.Gidemeyişindeki çocuksu korkuyu sevdaya yükleyen Muhlis,kalınca iyi mi olacak sanıyorsun? Gitmek kalmak deyince her şeyden önce yürek ikiye bölünür.Hangisi daha zor ben seçemem, edebiyatını da yapamam.Ali İpek muazzam yapmış zaten. Taşrada nefes almak bile yük olur insana.Herkesin derdi tasası birbirine karışır.Kamburu artan, şanslıysa ve geç kalmamışsa kaçabilir ne âlâ..Giden ya ahlâksız olur ya nankör.Küçücük evlerde sıkışıp kalır insanlar yine de gık demez bir çoğu.Diyemez.Sevgiler hep yarım,korkak kalır.Hayatın kıyısından ilerlemek varken kimse tam ortasına dalmaz. Muhlis yarım kalmadı belki ama çok yara aldı.İşte öyle yaralı bir roman okuduk.
Gidelim Buralardan MuhlisAli İpek · İletişim Yayınevi · 0441 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·202 syf.··
Beğendi
·
2024 113. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2024 16:26
Can Temel , Temel karakteri üzerinden kendini , insanı en ince ayrıntısına kadar analiz edip , incelikli bir kurgu ile kitabına aktarmış. İmgesel bir anlatımla alegorik bir eser "Kale " . Ağaç, Saat , Nalbant , Küçük Malikâne , Aslan-Fare-Cüce , Saban , Su Kuyusu bölümlerinde yaşadıkları , öğrendikleri ve aldığı dersler ve diğer taraftan ; Nedenini , Niçinini , Nasılını sorgulatır bu geçmişi karanlık adama. Zindan Bekçisi , Zindan , Taş Ocağı, Gemi , Ormandan Kaçış , Dönme Dolap ,Kale ve oradan Çöle uzanan yolculukta yavaş yavaş soruları cevaplarını bulurken , karanlığın içinden ışık kendini göstermeye başlar . Her daim soran, sorgulayan , anlam arayışında olan insan doğasına müthiş bir yolculuk "Kale " "Kale sadece tecrübelerin, değerlerin ve kişiliğin değil. Kale bir gereklilik. Sanıyor musun ki o kadar kolay kaleyi arkada bırakıp gitmek? Herkes senin gibi yapardı o zaman , fethetmek için çölün peşinde koşardı. Eğer çölü ele geçirmen gerekiyorsa kaleni büyütmen gerek. “Çöl kadar büyük bir kale yapmak ne kadar zor.” diye düşünme. Emin ol susuz çölü geçmekten daha kolay. Öğrendiğin her yeniliği kalenin içine atacaksın . Kale taşmaya başladığında ise duvarları yıkıp yeni duvarlar yaparak kaleyi genişleteceksin. İlerleme aşamalar sindirildiğinde kalıcı olur. Yoksa yapabileceklerinin ihtimalini , öğrenmenin mümkün olduğu bilginin büyüklüğünü düşünerek sonsuzluğun içinde kaybolursun. " İLKNUR
Edebiyat
KaleCan Temel · İkinci Adam Yayınları · 202421 okunma
Ölüp gitmek bu kadar kolay mı? Ver oradan gizemi...
7/10
·208 syf.··
2024 158. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2024 00:37
Manganın ilk kısımlarında iki kadın ve iki erkekten oluşan dört kişilik bir grup, intihar etmek için buluşuyor. Hesapta intihar edeceklerdi, nereden nereye geldiler... Baştan söyleyeyim, bitince "ne okudum ben böyle?" diyebilirsiniz... Junji İto'nun kaleme aldığı bir kaç mangasında da gördüğüm kadarıyla, her an her şey olabiliyor. Bu olan olayların mantıklı bir açıklaması olmasına gerek yok. Kısacası birçok kısım sizin hayal gücünüzü bırakılıyor gibime geliyor. Herhangi bir kısıma "bu neden böyle oldu?" tarzı bir soru yöneltince cevap alamadığınız olabiliyor. Bu gerçekten çoğu zaman sinir bozucu olsa da açıkçası Junji İto'nun hayal gücünü seviyorum ama keşke olaylar biraz daha net olsa. Bunun dışında mangada işlenen bazı konuların, sevdiğim noktaları oldu. Gerçekten düşününce hepimiz en sonunda öleceğiz, neden daha erken ölmek için böyle çabalara giriyoruz ki? Belki bunun için mantıklı sebeplerimiz olabilir. Peki, sebepleri ortadan kaldıracak çözümler eğer varsa yine de erkenden ölmek isteyecek miyiz? Mangada buna benzer bir kaç güzel nokta yakaladım diyebilirim. Son olarakta çizimler de fena değildi ve manga korku - gerilim kategorisinde olmasına rağmen pek gerildiğim söylenemez. Okuyacaklara keyifli okumalar dilerim...
Düşünce
Black ParadoxJunji İto · VIZ Media LLC · 2022109 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2024 46. kitabı
Bir kitapçı olmak ister miydiniz? Bazen insan alıp başını uzak bir diyara gitmek ister. Her şeyden uzak dertsiz tasasız. Ne yazık ki öyle dertler ve tasalar insanın başına sarmal oluyor ki kimi zaman çıkmaz sokak olur kimi zaman umut ağacına sarılır yürekler. Her İnsana iyi gelen bir ilaç vardır. Mesela benim kitaptır. Ya sizlerin? Her kitap bir hikâyedir. Gerek yaşanmış gerek kurgu ile gerçekle bağdaş kurmuş olsun. Yazar Ruth Shaw gerçek hayatını cesurca kaleme almış. Erken yaşta acıyla tanışmış, gönüllerin buruk olacağı vakitlerle arkadaş olmuş. Okurken hüzünlenmemek elde değil. Dünyanın neresi olursa olsun insan, insandır. Kadın, kadındır. Acı aynı acıdır. Her kitabın bir hikâyesi vardır ve çoğu güzel hatıralar taşır. Ruth'un çocukluğundan kazandığı kitap alışkanlığı ona büyük bir hazine oluyor. Açtığı kitapçı dükkanında zaman geçirmesi elde ettiği en keyifli anlar oluyor. Yetişkinlere hitap edenle birlikte daha çok çocukların ufkunu genişletmek açısından bakarak çocuk kitaplarından oluşan ikinci dükkanını da sevgiyle besliyor. Hatta üçüncüsü de hayalerin arasına giriyor ve tadına varıyor. Kitapçı dükkanını ziyaret edenlerin hikayelerine tanıklık ederken kendi anılarıyla bizleri buluşturuyor. Kitaplar hakkında okuyucuyu aydınlatması apayrı bir renk katıyor. Yeni Zelanda'nın güneyindeki Fiordland'ın en uzak köyü olan Manapouri'deki küçük dükkanını ziyaret etmek istemez misiniz? En nahif kitapçıdır. Sevgi, mutluluk ve huzur kokar. #biralıntı "Herhangi bir şeyden pişman mıydım? Hayır. Yaşadığım her şey, bugün olduğum kişiyi şekillendirmişti; kararlı, odaklı, birlikte yaşaması zor, son derece duygusal, sadık ve sevmesi kolay olmayan biriydim."
Dünyanın Sonundaki KitapçıRuth Shaw · Sms Yayınları · 20237 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2024 69. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2024 09:13
Emre Timur kaleminden okuduğum beşinci eser, Us. Artık yazarın o rahatsız edici, sıra dışı ve genellikle de karamsar perspektifinden bakmaya alışkınım. Bu yüzden yazdıkları boğmadı ama harekete sürükledi. Hareket yaşatır, huzur öldürür neticede. Hem huzurun kaçsın hem de artık başka pencereden bak olaylara, diyen bu eseri gelin detaylı inceleyelim. Mukaddime kısmı ile başlıyor esere Emre Timur. Bu başlangıç kısımlarını seviyorum çünkü ısınma hareketleri gibi, okuyucuyu o derin metine hazırlıyor. Bu kısımda; ‘’İşte ben de ‘us’uma düşenleri toplamaya karar verdim.’’ diyen yazar, genel olarak birkaç şey anlatıyor. İlerleyen sayfalarda detaylıca anlatacağı bazı şeyleri, önceden yavaş yavaş okuyucusuna sunuyor. Tikel ve tümel diyor. ‘’ Varız işte! Var mı daha tuhafı? Varız. İyi de niye?’’ diye başlıyor sormaya. Zaten kendisi de yazıyor; evrenin en mühim soruları burada, diye. Evet, çok iyi sorulara denk geldim ve bolca düşündüm. Huzurum da kaçtı. Zaten hangi kitabı huzurumu kaçırmadı ki? Us kısmı ile devam ediyor eser. Burada özellikle; akıl, sezgi, görgü ve zeka gibi terimlerin üzerinde duruyor. Aklın üç bileşeni var; zeka, sezgi ve görgü, diyor. Ancak bu üçü toplanıp aklı oluşturmaz diye de hatırlatıyor. Bu üç bileşenin farklı yoğunluğu, pek çok şeyi değiştirir. Sonra devam ediyor, duygunun öneminden bahsediyor. Duygu, kişinin yakıtıdır ve duygusuzluk hiçbir şey yapmama hissi yaratan depresyondur, diye açıklıyor. Ve sonra geliyor kendisinin 12 maddelik, gerçeklik testine. Bir şeye gerçek demeden önce, bu maddelerle sorgulama yaptığından bahsediyor.Burada en çok ilgimi çeken iki madde oldu. Bunlardan biri, dördüncü maddede yer alıyor. Ve burada ‘’False Dilemma’’dan bahsediyor. Hatalı ikilem, hatalı sonuca bile götürmez. Çünkü sonuca gitmek için yol vermez. Mantıklı
UsEmre Timur · Az Kitap · 2020127 okunma