Antik Metinlerde "İntikam" Öyküsünün Ortaya Çıkışı: Elektra
10/10
·62 syf.··
Beğendi
·
2022 19. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2022 20:59
Bugün yine Yunanistan’ın antik dönemine bir yolculuk gerçekleştireceğiz ve mitolojideki en ünlü öykülerden birine konuk olacağız; Elektra ve Orestes’in öyküsüne. Başlayalım. Elektra: “Hayatım pek güzel, hayran olunacak doğrusu! Khrysothemis: “Güzel olurdu, eğer iyi düşünmesini bilseydin.” (sayfa 13) 1.Sophokles’e Dair: Önceki incelemelerimde de bahsettiğim üzere, Sophokles tragedya sanatının “üç büyükler”inden biri olarak bilinir. Aiskhylos ve Euripides'e oranla halk tarafından daha fazla sevilen Sophokles hayatı boyunca 123 oyun kaleme almıştır. Bu oyunlardan 116’sı ne yazık ki 21. yüzyılın dünyasına dek ulaşamamıştır. Antik Yunan devrinde edebiyatın yükselişini simgeleyen bu oyunlardan yalnızca 7’sini okuyabiliyor olmak oldukça üzücü. M.Ö. 495’te doğduğu düşünülen Sophokles, tiyatro tekniğini değiştirmiş, diyaloglara, kostüme ve dekora, çağdaşı diğer yazarlara oranla daha fazla önem vermiştir. Katıldığı yarışmalarda 20’den fazla ödül kazandığını bildiğimiz Sophokles’in oyunlarındaki en önemli tema ise şüphesiz “yazgı”dır. Konu edindiği efsanelerdeki karakterlerin yaşamlarına baktığımızda, başta Kral Oidipus olmak üzere, kaderleriyle yüzleşmek zorunda olduklarını gözlemleriz. Adeta altın değerinde olan bu mitoloji kaynaklı öyküler zamanında antik tiyatrolarda ve odeonlarda oynanarak halkı sanatla buluşturmuşlardır. Fakat tragedya sanatının etkisinin daha çok halkın kendi haline şükretmelerini sağlamak olduğunu da belirtmek gerek. Zira oynanan oyunların neredeyse tamamı aristokrat, zengin ve yönetimde görevli kişilerin başından geçmektedir ve bu durum da halkın onları izlerken “iyi ki ben soylu biri değilim” diyerek tatmin olmalarını sağlamaktadır. 2. Oyundaki Karakterlere Dair: Elektra: “Kötülük beni kötülüğe mecbur etti.” (sayfa 8) Elektra: Agamemnon ve Klytaimnestra’nın kızı olan Elektra, mitoloji dünyasında öyküsüyle ön plana çıkan ve unutulmazlar arasına giren bir kadındır Homeros destanlarında adının geçmiyor olması yine de onun ününü azaltmış değildir. Sophokles haricinde Euripides de bizzat ismi “Elektra” olan bir tragedya yazmıştır ve bunun haricinde “Orestes” isimli tragedyasında da Elektra’ya yer vermiştir. Aiskhylos ise "Agamemnon” üçlemesinde değinmiştir Elektra’ya. Orestes: Agamemnon ve Klytaimnestra’nın oğlu olan Orestes, yalnızca Antik Yunan tragedyalarına değil, Johann Wolfgang Von Goethe’nin bir dramına da konuk olan, yine ünü çağları aşan bir mitolojik karakterdir. Yıllarca vatanından uzakta büyüyen ve “anne katili” olarak da bilinen Orestes, kardeşi Elektra ile birlik olup bu cinayetti işler. Atreusoğulları’nın çağları aşan laneti de bu şekilde devam etmiş olur. Peşine “Erinysler” takılarak tanrılar tarafından lanetlenir Orestes. Khrysothemis: Agamemnon ve Klytaimnestra’nın kızlarından biri olan Khrysothemis’in bu tragedyadaki rolü az olsa da, varlığıyla ve Elektra ile olan diyaloglarıyla önem arz ediyor. Klytaimnestra: Agamemnon’un eşi olan Klytaimnestra, onun Troya Savaşı’na gitmesinin ardından aşığı Aigisthos ile birlikte olur ve “kötü şeyler yapan kadın” tiplemesiyle mitoloji içindeki en unutulmaz kadınlardan birine dönüşür. Kıskanç bir mizaca da sahip olan Klytaimnestra ile Agamemnon’un evliliklerinin mutsuz olduğunun altını çizmekte de yarar var. Helana’nın ikizi olan Klytaimnestra’nın onu kıskandığını söylemek mümkündür. Karakterine dair çok fazla analiz yapılabilir. Aigisthos: Ensest bir ilişkiden doğan Aigisthos, öyküsü ilginç karakterlerden biridir. Kral Agamemnon, Troya Savaşı’na katılmak için Mykenai’den ayrıldıktan sonra kente gelen Aigisthos, Agamemnon’un eşi Klytaimnestra’yı baştan çıkarır ve onunla birlikte olur. Agamemnon döndüğünde ise birlik olup onu öldürürler. Bu karakterler haricinde Elektra ve Orestes’in safında yer alan Mürebbi, Mykenai kadınları ve tabii ki Koro da oyunda karşımıza çıkarlar. 3. "Hamletvari" mi, "Elektravari" mi? Shakespeare'e Dek Uzanan Süreç: Elektra: “Fakat benim için hayatın en büyük kısmı umutsuzluk içinde geçti gitti; gücüm kalmadı artık. Babadan, kardeşten mahrum eriyip bitiyorum başımda sevdiğim bir erkek bile yok. (sayfa 7) Elektra özünde bir intikam öyküsüdür. Tıpkı İngiliz edebiyatının en büyük isimlerinden ve modern dünyanın en iyi oyun yazarlarından biri olarak anılan William Shakespeare’in “Hamlet” tragedyasında olduğu gibi. Neden Hamlet’i andım? Çünkü Shakespeare’in, kendisinden tam 2000 sene önce yazılan Elektra ve Orestes temalı hikâyelerden ilham aldığını belirtmek gerek öncelikle. Hiçbir yazar, şair ve filozof yoktur ki, kendisinden önceki yazar, şair ve filozoflardan etkilenmemiş olsun. Shakespeare’in esin kaynakları da elbette çoğunlukla antik dünyadan geliyordu. Fakat mitolojideki bu öykü, Antik Yunan tragedya çağı yazarlarının çağından bile çok öncesinde geçer. Belki de onlar da kendi dünyalarını “modern” olarak adlandırıyorlardı ve mitolojik hikâyelerin geçtiği dönemlere “antik” diyorlardı, kim bilir? Bu durumda günümüzde kimi olayları nitelemek açısından sık kullanılan "Hamletvari" sözünü yeniden masaya yatırmak gerek. Elbette Hamlet dünya edebiyatının en önemli metinlerinden biridir fakat aile arasında geçen bir intikam öyküsünü anlatması bakımından "Elektravari" kelimesini kullanmak da gerekir. Sophokles'e bu konuda hakkı teslim edilmeli. Lafı daha fazla uzatmadan konuya dönelim. 4. Mitolojide Olaylar Nasıl Gerçekleşti? Agamemnon’un Ölümü ve Elektra ile Orestes’in İntikamı: “Anne olmak ne garip! Evladından kötülük de görse, bir anne ondan nefret edemez.” (sayfa 25) Bir intikam öyküsü olan Elektra, kan davasının yüzyıllara yayılmış bir halini temsil eder. Günümüzde dahi devam ettirildiğini düşünürsek, antik olsun, modern olsun fark etmez, insanın her çağda aynı ilkelliğe sahip olduğunu kanıtlar niteliktedir. Fakat burada işin içine sevgi, hırs, kin gibi kavramların da girdiğini unutmamak gerekir. Psikolojik yönden irdelenmesi gereken en önemli yazınsal metinlerdir belki de intikam öyküleri. Elektra’yı başrolde gördüğümüz bu oyunda anlatılan efsane kısaca şöyledir: Mykenai Kralı Agamemnon, Troya Savaşı’na katılmak üzere ordusunu toplar. Denize açılacağı sırada olumsuz hava şartları bu duruma engel olur. Agamemnon bir an önce yolunun açılmasını ister fakat ordunun bilicisi konumundaki Kalkhas ona Tanrıça Artemis’i kızdırdığını, eğer kızını kurban etmezse yola çıkamayacaklarını belirtir. Agamemnon bu durumdan hoşlanmaz fakat Odysseus başta olmak üzere güçlü simaların sözlerinden etkilenerek istemeyerek de olsa kızı İphigeneia’yı kurban etmeye karar verir. Bu durum tam gerçekleşecekken Artemis, Aagamemnon’un kararında samimi olduğunu görerek son anda İphigeneia yerine bir geyik yerleştirir bıçağın ucuna ve neticede bir hayvan kurban edilir. İphigeneia ise Artemis tarafından Taulis’te (bugünkü Kırım yarımadası) bulunan Artemis tapınağında rahibe olmakla görevlendirilir. Hava şartları iyileşir ve Agamemnon ordusu ile birlikte yola çıkar. (Mitolojide İphigeneia’nın öyküsünün devamını okumak isterseniz eğer Euripides’in sırasıyla Orestes, İphigenia Aulis’te ve İphigenia Tauris’te tragedyalarını okumanız gerekmektedir.) Klemanestra kızının öleceği haberini duymasının ardından çılgına döner ve Agamemnon’a sonsuz bir kin beslemeye başlar. Agamemnon’un yurttan ayrılmasının ardından intikam için Aigistos ile birlikte olur ve sinsice planlar yaparlar. Agamemnon geri döndüğünde birlik olup onu öldürecek ve sözde intikamını alacaklardır. Bilindiği üzere Homeros'un İlyada destanında anlattığı Troya Savaşı 10 yıldan fazla sürer. Savaşı kazanan Akhalar, Troya’dan döner. Agamemnon eve vardığında eşi Klemanestra ve Aigisthos’un tuzağına düşerek feci bir şekilde öldürülür. Bu durum, bu sefer Agamemnon’un kızı Elektra’nın çıldırmasına sebep olur. O andan sonra annesine büyük bir kin besleyen Elektra, kardeşi Orestes’i güvendiği bir kişiyle şehirden uzaklaştırarak ona da zarar verilmesine engel olur. Aradan uzun yıllar geçer. Elektra’nın kini azalmak şöyle dursun, katlanarak artar. Büyüdüğünde şehre döneceği kardeşinin hayaliyle yaşar. Bu sayede onunla birlik olup annesine gereken cezayı vererek babaları Agamemnon’un öcünü alabileceklerdir. “Kanın yerde kalmaması” adeti böylece devam eder ve Orestes döndüğünde Elektra hedefine ulaşır. Annelerini öldürerek babalarının intikamını alırlar ve bu durumdan asla pişmanlık duymazlar. Sonrasında ise mitolojide “öç alma tanrıçaları” olarak bilinen Erinysler peşlerine düşer. Tanrılar tarafından lanetlenen Atreusoğlulları soyu da bu şekilde devam eder. Sonrasında yaşananları ise Euripides'in "Orestes" tragedyasında okumak mümkün. 5. Bir Adalet Arayışı Olarak "İntikam" ve "Anne" Kavramı Üzerine: Elektra: Ne? Söylediklerim sence adil değil mi? Khrysothemis: Evet ama adaletin de zarar verdiği olur. (sayfa 36) Elektra'nın öyküsünün temelde bir adalet arayışı olduğu da dikkate alınması gereken noktalardan biridir. Elektra, babasının ölümünün cezasız kalmasına içerler ve uzun yıllar beklemesinin sebebi de işlemeyen adalet mekanizmasını kendi vicdanı aracılığıyla çalıştırmaktır. Başarır bunu elbette fakat nihayetinde bir ailenin darmadağın olduğu da somut bir gerçek olarak durur karşımızda. Elektra'nın eylemleri bu sebeple daha bir önem teşkil eder. Zira adalet uğruna gözünün dönmesi ve ruhsuz bir insana dönüşmesi üzerinde düşünülmesi gereken konular arasındadır. Baba sevgisi ve eksikliğinin tetiklediği duygu durumları onun sağlıksız kararlar almasına yol açmış ve bunun sonucunda annesinin ölümüne sebep olmuştur. Fakat anne kavramı da yine bu öykü özelinde sorgulanması gereken konular arasındadır zira Klytaimnestra'nın annelik duyguları resmen kendisinden alınmış gibidir. Kızı Elektra ve oğlu Orestes'e duyduğu kin, Agamemnon'a duyduğu kinin bir devamıdır fakat böyle bir kinin çocuklarına yansıyor olması onun içindeki annelik duygularının ölmüş olmasıyla açıklanabilir ancak. Bu durum da yine bizi başka bir konuya götürür: Klytaimnestra'nın, Aigistos tarafından beyninin yıkandığı ve bu sebeple kendi ailesine karşı nefret duygularıyla beslendiği söylenir. Aslında onun özünde iyi niyetli bir kadın olduğu fakat yazgısına kurban gittiğini anlamamız istenir. 6. Elektra’nın Motivasyon Kaynağı ve “Elektra Kompleksi” Hakkında: “Harekete geçmek için bekliyorsun? Altüst olmayan bir tek ümidin kaldı mı ki bakışlarını ona çeviresin?” (sayfa 33) İntikam ateşiyle yanıp tutuşan Elektra’nın motivasyon kaynağının tam olarak ne olduğu çağları aşan bir sorgulamadır. Birçok çıkarım yapılabilir bu konu hakkında fakat değinilmesi gereken ilk şey belki de psikanalist bir kurama da adını veren “Elektrra Kompleksi”dir. Psikanalizin en büyük temsilcilerinden biri olan Sigmund Freud’un Elektra Kompleksi’ne adını veren öykü de yine mitolojideki Elektra’nın öyküsüne dayandırılır. Elektra Kompleksi’ne göre 3-6 yaş arasındaki kız çocukları babalarına oldukça düşkün olur ve annelerini rakip olarak görürler. Bu durum Elektra’nın bütün bir hayatına yayılan baba figürünün yokluğuyla da birleştiğinde, annesine olan kinini açıklamak aslında pek de zor olmaz. Babasını öldüren annesine hayatı boyunca bir daha sevgi duyamamış olması, bu kompleksin sürdürülmüş bir hali olarak da yorumlanır ve asırlar sonra Freud, insanları inceleyerek karakter analizlerini ortaya koyarken bu ismi kullanır. 7. Son Söz: Elektra: “Görüyorum ki ancak ölüler ıstırap çekmiyor.” (sayfa 41) Mitoloji dendiğinde Türkiye’de ilk akla gelen isimlerden biri olan ve edebiyatımıza bir “Mitoloji Sözlüğü” de kazandırmış olan Azra Erhat’ın çevirisiyle, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan okudum kitabı. Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi kapsamında yayımlanan eserin Eski Yunanca aslından Türkçeleştirildiğini de eklemek gerek. Mitolojinin en ünlü öykülerinden ve karakterlerinden biri olan Antigone'u çağrıştıran Elektra arasında benzerlikler de vardır. Her iki tragedyada da baba ve kardeş uğruna otoriteyle karşı karşıya gelme söz konusudur ve bu durum güçlü kadın karakterlerin doğmasına sebep olur. Eğer henüz Sophokles’le tanışmamış bir okursanız, Kral Oidipus, Antigone ya da Elektra gibi direkt Homeros eserleriyle bağlantısı olmayanlardan başlayabilirsiniz. Fakat Sophokles'in eserleri söz konusu olduğunda Elektra'nın her zaman yukarıda adı geçen iki tragedyadan biraz daha geri planda kalmış olduğunu görürüz. Yine de kendisinden sonraki dünya edebiyatında sayısız öykünün ilham kaynağı olmuş güçlü bir eserdir Elektra. Keyifli okumalar dilerim. İnsanlar için basiretli ve ölçülü bir karakter en büyük kârdır inan. (sayfa 34)
Edebiyat
ElektraSophokles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,847 okunma
··2 alıntı·
1 +1'leme
·
6,5bin Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kesinlikle uygulamada okudugum enn iyi ve kapsamlı incelemeydi. Kitabi okunacaklar listesine ekledim.
İncelemeni başında İphigenia nerede derken sonda rastladım😊👍🏻 İntikam silsilesi... Burada bir suçlu seçemiyoruz sanırım. Agamemnon bir evlat katili ama aynı zamanda aldatılan, Klytemnestra ihanet eden ama öncesinde evladına kıyılan.. Sophoklesin en büyük eserlerinden biri bu ve her manada bir insana hak verme ihtimalimiz oluyor... Hamlet'in anneye olan cinsel bir çekimi var mıydı bundan dolayı üvey babaya öfkeliydi yoksa babaya ihanetten dolayı anneye düşmandı soruları beni de çok uğraştırdı vaktiyle. Ben hem Oidipus hem Elektra'dan izler olabileceğini düşünüyorum. Modernizm meselesi ise İsa'ya dayandırılıyor aslında İsa'dan sonrasını modern bulanlar da var, Sanayi Devrimi sonrasına kadar modern demeyenler de var yine keskin sınırlar çizilemiyor maalesef..
Bahri Doğukan Şahin
Gönderi Sahibi
Bende de tembellik var biraz ama itiyorum bazen kendimi. Bir şeyler yazayım diyorum an azından. Çok teşekkür ederim. Tragedya incelemeleriyle dolduralım burayı el birliğiyle. ☺️