"İşte yine yapılmış. Orta sınıfıngözyaşlarını sömürmek için parlatılmış, Viktoryen dönem sosuna batırılmış biryaspornografisi daha.
Shakespeare’in adını anmadan Shakespeare üzerinden prim yapmanın o sinsi, burjuva yöntemini buldular.
Ki şunlardan sonra kabak tadı verdi desem yalan olmaz...
Değersiz Bir HayatShuggie BainMucizeler YılıLincoln in the BardoBizimle Başladı Bizimle BittiMerhametSütçüBülbül
Artık bu tür kitaplardan gerçekten yoruldum. Sanki edebiyat, sadece orta sınıfın güvenli koltuklarında oturup başkalarının felaketlerine 'ah ne acı' diyerek iç çekmesi için üretilen bir tüketim malzemesine dönüşmüş gibi değil mi ya hu :)))
Her köşe başında aynı formül: Tarihsel bir dekor, içine iyice yedirilmiş trajik bir evlat kaybı ya da bitmek bilmeyen bir travma silsilesi puffffffff ya gerçekten ya da offffff
Okurken duygusal olarak manipüleedildiğimi hissediyorum. Sanatın görevi sadece can yakmak ya da bizi ağlatmak için pusu kurmak olmamalı. Bu 'parlatılmış trajediler' rafından uzaklaşıp, biraz daha sahici, manipülasyondan uzak ve hayatın sadece gözyaşından ibaret olmadığını hatırlatan kitaplara ihtiyacım var.
Allah aşkına bana hayatın o ham, kirli ve manipülasyonsuz tarafını fırlat. Ruhumu okşama, gerekirse hırpala ama sakın bana o 'soylu acı' yalanını satma. Bu pembe diziden hallice entelektüel işkenceden istifa ediyorum."
Bana teselli verecek, ruhumu okşayacak veya beni 'ne kadar da duyarlı bir okurum' yalanına inandıracak kitaplarARAMIYORUM.
Ben, suratıma bir yumruk gibi inecek, midemi bulandıracak, uykumu kaçıracak ve güvenli konfor alanımdan beni aşağı fırlatacak o kirli gerçekliğin peşindeyim.
İçinde tek bir damla 'soylu gözyaşı' barındırmayan, ruhumu değil zihnimi hırpalayacak başka kitaplar biliyorsanız, lütfen onları önerin. 1-2-3-4-5-6 hiç fark etmez...
Hamnet’in ölümü, hikayenin merkezindeki büyük boşluk, trajedi filan değil; okuyucunun "ne kadar da derin hissediyorum" diyebilmesi için kurulmuş bir empati tuzağıdır.
Shakespeare’indehasını, evdeki karısının şifalı otları ve mistikbakışları arasına hapseden bu bakışaçısı, aslında dehayla başaçıkamayan vasatın intikamıdır.
Çok net bir şekilde ifade etmem gerekirse, Bu kitap bir sanat eseri değil, birduygu mühendisliği ürünüdür.
Ve fakat; Son olarak herkes kendi cehennemine uygun bir hikaye seçer ve o hikayenin içinde yanma biçimi kimseyi ilgilendirmeyebilir. Benim bu entelektüel infazım bile, aslında sadece kendi okumaaçlığımla ilgili bir ego çarpışmasındanibaret olabilir Ve Senin deneyimin, benim öfkemden çok daha sahici bir yerde duruyor da olabilir bundan mütevellit okuyup okumamayı sana bırakıyorum sevgili okur :)))
HamnetMaggie O'Farrell · Headline Book Publishing · 20219,3bin okunma
Altı Harfli Bir Tatlı Şermin Yaşar'ın bu kitabı da öyle. O yüzden bu yazarı gerçekten hiç sevmiyorum. Sürekli yas üzerinden manipüle ediliyormuş gibi ve sanki dünyanın bütün acılarını yalnız kendi yaşıyor gibi yazıyor.
cemo1902 Doğumlular ve #k:370620 okumamış olduğunu düşünerek tavsiye edebilirim ☺️ Bu arada uzun zamandır aradığım (belki hatırlarsın bulamıyordum) Sandino'nun Kızları kitabı dün itibariyle elime ulaştı ☺️ benim için farklı bir deneyim olacak şimdiden tavsiye için teşekkürler.
Şikago mezbahaları, Gürültülü yalnızlık, Vadim o kadar yeşildi ki, Yeraltı demiryolu ilk aklıma gelenler arasında Cemo, okuyup yorumladın mı bilmiyorum, yorumlarını merak ediyorum, lütfen etiketle...