Sadece iki günümüz var yaşamak için: Bu günleri de aşağılık heriflerin önünde diz çökerek geçirmeye değmez.
Sayfa 48·Kitabı okudu
Alıntı
TARİHİN EN BÜYÜK HATASI...
(...) “Bilmek” ve “inanmak”, eski Yunan’da bir çelişki doğurmuş olmakla beraber, hiçbir devride, günümüz Batı medeniyetinde olduğu ölçüde birbirinden uzaklaştırılmamıştır. Bu uzaklaşma, bazı filozoflarca “tarihin en büyük hatâsı” kabul edilen Hristiyanlığın tabiatından kaynaklanmıştır. Öyle ki, İslâmiyet ve Hristiyanlığın “bilmek” ve “inanmak” bakımından değerlendirmesi, bir Batılı tarafından aynen şöyle yapılmıştır: “Hıristiyanlar âlim olunca Hıristiyanlıkla alâkaları kesilir… Müslümanlar da cahil olunca İslâmiyetle alâkaları kesilir.” [*]
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Nisan 1997, Remzi Vatansever imzasıyla ), -Yağmurcu- Çerçevesinde İlmin Dine Tasallutunun Hikâyesi.
Akademya Yazıları
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Günümüz hapis cezaları
"Beni en çok sıkan, bu işte bir mantık olmamasıydı. Yıldırım düşüp bir ineği öldürse ya da sular kabarıp ortalığı sel bassa, insan mantık aramaz. Böyledir bu der, geçer. Ama bir grup insan seni tutar, dört yıllığına bir yere kilitlerse, bunda bir mantık olması gerek. İnsan her şeyi düşünerek yapmalı çünkü. Beni alıp kapatıyorlar, dört yıl boyunca besleyip bakıyorlar. Bu ya beni çok etkilemeli, aynı şeyi bir daha yapmamalıyım ya da beni öyle korkutmalı ki, bir daha yapmaya korkmalıyım ... " Durakladı. "Ama Herb olsun, başkası olsun, şimdi üstüme gelmeye kalksa, ben yine yapardım aynı şeyi. Hem de düşünmeden önce yapıp bitirmiş olurdum. Hele de içmişsem. Bu tür bir mantıksızlık canını sıkıyor insanın."
Bilim kendiliğinden gelişmez.
Şu ikilemi bir düşünün: Aynı bölümde çalışan ve aynı mesleki becerilere sahip iki biyologun ikisi de ellerindeki araştırma projelerini finanse edecek bir milyon dolarlık bir ödenek için başvuru yapıyorlar. Profesör Slughorn ineklerin memelerine musallat olan ve süt üretimlerini yüzde 10 azaltan bir hastalığı incelemek. Profesör Sprout ise ineklerin yavrularından ayrıldıklarında zihinsel olarak acı çekip çekmediğini incelemek istiyor. Ödenek miktarının sınırlı olduğunu ve iki projeyi aynı anda finanse etmenin imkansız olduğunu varsayarsak, hangi proje desteklenmelidir? Bu sorunun bilimsel bir cevabı yoktur, yalnızca siyasi, ekonomik veya dini cevaplar vardır. Günümüz dünyasında, Slughorn'un ödeneği alma ihtimalinin daha yüksek olduğu çok açıktır. Meme hastalıkları büyükbaş hayvanların zihninden daha ilginç olduğundan değil, süt endüstrisi bu araştırmadan fayda sağlayacağı ve hayvan hakları lobisine göre daha ciddi bir siyasi, ekonomik prestije sahip olduğu içindir. Belki ineklerin kutsal kabul edildiği katı bir Hindu toplumunda veya herkesin hayvan haklarına çok duyarlı olduğu bir toplumda Profesör Sprout'un şansı daha fazla olurdu. Ama ineklerin hislerine nazaran sütün ticari potansiyelini veya insanların sağlığını önemseyen bir toplumsal düzende yaşadığında, yapacağı en iyi şey proje teklifini bu hassasiyetler doğrultusunda hazırlamaktır. Örneğin "Depresyon süt üretiminde düşüşe yol açar, eğer süt ineklerinin zihinlerini anlayabilirsek, onları daha mutlu edebilir ve bunun sonucunda da süt üretimini yüzde 10 artıracak psikiyatrik bir ilaç geliştirebiliriz. Tahminlerim büyükbaşlara yönelik psikiyatrik ilaçların dünya çapındaki pazar büyüklüğünün 250 milyon dolar olduğunu gösteriyor," yazabilir.
Günümüz aşkları görünmek istiyor. Kıyıda köşede gizlenmek istemiyor, bilinmek, ilan edilmek, ses çıkarmak istiyor. Özlemek istemiyor âşık, hemen kavuşmak istiyor, sevdiğini her an kapsama alanında tutmak, hapsetmek, boğmak istiyor. Aşk, beklemeye tahammül etmiyor.
Sayfa 18 - kapı
Alıntı
Bana hep öyle gelmiştir ki, hemşerilerimizin iki tutkusu var: fikirler ve zina. Rasgele, sanki. Onları suçlamaktan da kaçınalım hani; yalnız onlar değil, tüm Avrupa bu durumda. Gelecekteki tarihçilerin bizim için ne diyeceklerini düşünüyorum bazen. Günümüz insanı konusunda bir tümce söylemek yetecektir onlara: Zina ediyordu ve gazete okuyordu.
Can Yayınları / Epub·Kitabı okudu
Alıntı