Unutmayın, yok olmak için değil, var olmak için evleniyorsunuz.
Tanıştığınız kişiyle güzel sohbetler yapabiliyorsanız, bilin ki o kişi özel biridir. İlişkide sohbetin yeri başkadır...
"Âişe annemiz, Allah'ın sevgilisinin sevgilisi idi."
Allah'ım!Kalbimin dağınıklığından sana sığınırım
şartlar ne kadar ağırlaşırsa ağırlaşsın yanlış yollara düşmeyesin.
sevmek tanımakla olur.
Allah insanı insan olarak yaratmıştır da insan, insanlığını unutmuştur.
Selam olsun, yaratılışının gayesi olan kulluğu kendine dert edinenlere!
Efendimiz'in (sav) dünyasında kadının yerini anlamak için sadece bu söz bile yetmez mi? Ona göre kadın kristal gibi güzel kristal gibi hassas bir emanettir.
Ey kardeşim! Kıyamet gününde hesaba çekilmeyeceğimizi kim garanti edebilir?
"Küçük bir boks maçı esnasındaydı. Rakibimi fena halde hırpalıyordum. Bir ara etrafımdan gelen seslere dikkat ettim. Bu sesler daima galibin lehine yükseldiğini işittiğimiz takdir, mefduniyet sesleri değildi. Bilakis bir zulüm ve haksızlık manzarası karşısında duyulan boğuk isyanlara benzer gürültülerdi.
Rakibim güzel bir çocuktu. Bana öyle geldi ki ahali, kadınlar benim kadar çirkin bir insanın bu güzel yüzü harap etmesine tahammül edemiyordu. Zihnim karıştı. Yanlış bir hareket yaptım. Yüzümü kan içinde bırakan müthiş bir yumruk yedim. Orada olup da ahalinin nasıl sevinçle haykırdığını işitseydin Necdet.
Evet bu ahali, bu dakikada sırf çehrem için bana düşmandı. Ezilmemi istiyordu. Yüzümdeki yara iki gün bile devam etmedi. Fakat bu vakanın yüreğimde açtığı yara senelerce işledi.
Meşhur bir dünya şampiyonu olmak arzusundan vazgeçtim. Bu, sakil yüzümü hesapsız insanlara tanıtmaktan, hesapsız gözleri üşütmekten başka şeye yaramayacaktı."
- Böyle güzel vuruşan erleri bu kadar çabuk ayırmak yazık değil mi? İyi bak! Böyle yahşi dövüşü ömründe bir daha göremezsin. Çin'de böyle şeyler yoktur!
“Bir gül ağacının hayatının gayesi, o gül ağacında potansiyel olarak saklı olan her şey olmaktır; yaprakları iyice gelişip serpilir ve çiçeği bu tohumdan yetişebilecek en güzel gül olur. Bahçıvan bu amaca ulaşmak için deneysel olarak bulunmuş belli normları takip etmesi gerektiğini bilir. Gül ağacının belli bir çeşit toprağa, neme, ısıya, güneşe ve gölgeye ihtiyacı vardır. Eğer güzel gülleri olsun istiyorsa bu koşulları sağlamak bahçıvana kalmıştır. Fakat bahçıvanın yardımı olmasa bile gül ağacı ihtiyaçlarını azami düzeyde karşılamaya çalışır. Nem ve toprak konusunda hiçbir şey yapamaz ama şayet böyle bir imkânı varsa güneşe doğru "bükülerek" büyümek suretiyle güneş ve ısı konusunda bir şey yapabilir. Aynı şey neden insan soyu için de geçerli olmasın?”