“Kitaplar, manevi birer hazinedir. Eskiden bana önerilen kitapları bir kenara not eder, hafızamda tutmaya çalışırdım. Bugün liste öylesine uzun ki, artık kayıt tutmuyorum. Dostlarım bana öneride bulundukları zaman gülümsüyorum. Bu gülümse ağırlıklı olarak mutlu; zira her paylaşım kitaplarla, edebiyatla bağımızın güçlendiğini hissettiriyor. Gülümsememin buruk tarafı ise, zaman sorunu… Hangi yazara, hangi kitaba öncelik vermeli? Raflarda kitapları inceledikçe, gelecek adına söz vermekten başka yol yok gibi…”
(David Ojalvo)
Sabah uyandığımda depresyonum çoktan uyanmış, bana bakıyordu Muazzez. Bana saati gösterdi. Yelkovan hayvanı “haha haha haha haha” diye gülüyordu bana. Kulaklarımı tı kadım. Ama yine de gülüyordu sanki. Ben hayatımda bu ka dar mutlu yelkovan görmedim Muazzez. Dümdüz bir çizgi ni hayetinde ama yemin ediyorum gülüyor gibi.
"Ah"ların ve "oh"ların yer aldığı, kadının erkeğe aşık olduğu, erkeğin de aşkından soğuduğu romanlar ve öyküler; böylesi eserler, bana göre hiçbir önem taşımaz. Şeytan alıp götürsün böylelerini.