“…Zaten küçüklüğümden beri saadeti israf etmekten korkar, bir kısmını ilerisi için saklamak isterdim... Bu hal gerçi birçok fırsatları kaçırmama sebep olurdu, fakat fazlasını isteyerek talihimi ürkütmekten her zaman çekinirdim.”
"Şunu bilin ki, sizden evvelki milletlerin helâklerinin, inkırazlarının en mühim sebebi: İçle rinden büyükleri, mevki sâhipleri hırsızlık etdiği vakit suâl sorulmayıp hâli üzerine terk olunmaları, hâlbuki mevkii olmayan zayıf tabakadan hırsızlık yapan olursa cezalandırılmaları idi. İşte bu hâl sizden evvelki milletlerin yıkılmalarının en büyük âmilidir.“
Hadis-i Şerif
Dil û mêjî bûne weke kevokên evînê; ew dixwînin, difirin, hal û hewal dipirsin, radimûsin, hez dikin. Dil û mêjî, kevokên evînê, cîh û wext nenasin. Gava best li wan radibe, hesret nefes li wan diçikîne, ew dest bi xwendinê, dest bi firê dikin.
Maddi değere ek olarak, sahip olduklarımızı daha değerli kılan üç faktör vardır: işlev, bilgi ve duygusal bağımlılık. Bir de bunlara nadir bulunma özelliği eklendiğinde, hangisinden vazgeçeceğimize karar verirken daha da zorlanırız. Çoğu kişi kullanmakta olduğu şeyleri (işlevsel değer), işe yarar bilgi içerenleri (bilgisel değeri) ve duygusal bir bağ kurduğu eşyaları (duygusal bağımlılık) atmakta zorlanır. Bunlar kolayca elde edilmesi mümkün olmayan veya yerine yenisini koyamayacakları (nadir bulunma) şeylerse, bunlardan ayrılmak çok daha zor bir hal alır.
Üsküdar bir ulu rüyayı görenler şehri
Seni gıptayla hatırlar vatanın her şehri
Hepsi der: Hangi şehir görmüş onun gördüğünü?
Bizim İstanbul'u fethettiğimiz mutlu günü
Elli üç gün ne mehabetli temașa idi o
Sanki halkın uyanık gördüğü rüya idi o
Şimdi beş yüz sene geçmiş o büyük hatıradan
Elli üç günde o hengâme görülmüş buradan
Canlanır levhası hâlâ beşer ettikçe hayal;
O zaman ortada her saniye gerçek bir hâl
Gürlemiş Topkapıdan bir yeni şiddetle daha
Şanlı namıyla büyük top denilen ejderha
Sarf edilmiş nice kol kuvveti gündüz ve gece
Karadan sevk edilen yüz gemi geçmiş Haliçe
Son günün cengi olurken ne şafakmış o şafak
Üsküdar gözleri dolmuş tepelerden bakarak
Görmüş İstanbul'a yüz bin meleğin uçtuğunu
Saklamış durmuş asırlarca hayalinde bunu…