Hâl ehline mâlumdur.
“…Zaten küçüklüğümden beri saadeti israf etmekten korkar, bir kısmını ilerisi için saklamak isterdim... Bu hal gerçi birçok fırsatları kaçırmama sebep olurdu, fakat fazlasını isteyerek talihimi ürkütmekten her zaman çekinirdim.”
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
"Şunu bilin ki, sizden evvelki milletlerin helâklerinin, inkırazlarının en mühim sebebi: İçle rinden büyükleri, mevki sâhipleri hırsızlık etdiği vakit suâl sorulmayıp hâli üzerine terk olunmaları, hâlbuki mevkii olmayan zayıf tabakadan hırsızlık yapan olursa cezalandırılmaları idi. İşte bu hâl sizden evvelki milletlerin yıkılmalarının en büyük âmilidir.“ Hadis-i Şerif
Sayfa 389 - Yaylacık Matbaası 1984 Baskısı·Kitabı okuyor
Dil û mêjî bûne weke kevokên evînê; ew dixwînin, difirin, hal û hewal dipirsin, radimûsin, hez dikin. Dil û mêjî, kevokên evînê, cîh û wext nenasin. Gava best li wan radibe, hesret nefes li wan diçikîne, ew dest bi xwendinê, dest bi firê dikin.
Sayfa 59
Kurdî
Maddi değere ek olarak, sahip olduklarımızı daha değer­li kılan üç faktör vardır: işlev, bilgi ve duygusal bağımlılık. Bir de bunlara nadir bulunma özelliği eklendiğinde, hangisinden vazgeçeceğimize karar verirken daha da zorlanırız. Çoğu kişi kullanmakta olduğu şeyleri (işlevsel değer), işe yarar bilgi içerenleri (bilgisel değeri) ve duygusal bir bağ kurduğu eşyaları (duygusal bağımlılık) atmak­ta zorlanır. Bunlar kolayca elde edilmesi mümkün ol­mayan veya yerine yenisini koyamayacakları (nadir bulunma) şeylerse, bunlardan ayrılmak çok daha zor bir hal alır.
Sayfa 58 - Epsilon
Kişisel Gelişim
Üsküdar
Üsküdar bir ulu rüyayı görenler şehri Seni gıptayla hatırlar vatanın her şehri Hepsi der: Hangi şehir görmüş onun gördüğünü? Bizim İstanbul'u fethettiğimiz mutlu günü Elli üç gün ne mehabetli temașa idi o Sanki halkın uyanık gördüğü rüya idi o Şimdi beş yüz sene geçmiş o büyük hatıradan Elli üç günde o hengâme görülmüş buradan Canlanır levhası hâlâ beşer ettikçe hayal; O zaman ortada her saniye gerçek bir hâl Gürlemiş Topkapıdan bir yeni şiddetle daha Şanlı namıyla büyük top denilen ejderha Sarf edilmiş nice kol kuvveti gündüz ve gece Karadan sevk edilen yüz gemi geçmiş Haliçe Son günün cengi olurken ne şafakmış o şafak Üsküdar gözleri dolmuş tepelerden bakarak Görmüş İstanbul'a yüz bin meleğin uçtuğunu Saklamış durmuş asırlarca hayalinde bunu…