Halifeliği biz kullanamıyoruz sen kullan İngiltere :D
İngilizler, kendi vesâyetlerini kabul eden halife-sultanın kişiliğinde Anadolu ile beraber Mekke-Medine ve Arabistan'ı içeren Osmanlı İmparatorluğu'nun kurtarılabileceği ümidini veriyor ve sultanla beraber Damat Ferit Paşa hükümeti böyle bir planı benimsiyorlardı. Böylece, Anadolu'da beliren ve tam bağımsızlığı amaç edinen milli kalkınma karşısında, Osmanlı hânedânı kendi varlığını İngiliz himâyesinde sürdürebileceğini umuyordu. Bundan sonraki olaylar, Anadolu ile İstanbul arasında bu iki siyasetin çarpışması niteliğinde olacaktır.
Alıntı
Adaleti ile tanınan Halife Ömer b. Abdülazîz"in, "Resûlullah (sav) zamanında hediye, hediye idi; bugün ise rüşvettir."
Din
Reklam
"Herbir insana fıtraten, zemine bir halife olmak kabiliyetini vermişim. Elbette o kabiliyete göre rûy-i zemini görecek ve bakacak, anlayacak istidadını dahi vermesini, hikmetim iktiza ettiğinden vermişim. Şahsen o noktaya yetişmezse de, nev'an yetişebilir. Maddeten erişemezse de, ehl-i velayet misillü, manen erişebilir."
Arap topraklarında aşırı Sufi pratiklerine karşı daha etkili bir entelektüel muhalefet 18. yüzyılda İslam’ı reform ederek yenilemeyi amaçlayan Nakşibendi tarikatından geldi. Nakşibendiliğin takipçileri tarikatın kökenini Sünni geleneğindeki ilk halife Hz. Ebu Bekir’e (ö. 634) dayandırıyorlardı. Kökenlerini Şiilerin gasbı olarak gördükleri bir adama dayandıran Nakşibendiler kesin bir şekilde Sünni tarafta olduklarını ilan etmiş oluyorlardı. Diğer Sufi tarikatlarının birçoğu ise kuruluş mitlerini daha belirsiz bir şekilde Hz. Ali’ye dayandırıyordu. Bu soyağacına rağmen, tarikatın daha yakın tarihinin kökleri Orta Asya’da bulunuyor. Nakşibendi hatipleri sonra tarikatı Hindistan’a ulaştırdılar ve orada tarikatın en büyük velilerinden Şeyh Ahmed Sirhindi (ö. 1624) Nakşibendilerin uluslararası bir üne kavuşmasını sağladı.
Sayfa 138
“Arap İmparatorluğu’nun en doğu ucunda Kuteybe bin Müslim, Halife Velîd (705-715) döneminde Orta Asya’nın çoğunu fethetmişti.”
Sayfa 212 - Kronik Kitap·Kitabı okudu
Tarih
Abdullah b. Mesud'un [ra] şöyle dediği nakledilir: İnsanlar arasında en ileri derecede ferasetli üç kişi vardır. (Bunlardan birincisi babasına Hz Musa için :"Onu ücretle tut "diyen) Hz. Şuayb'ın kızı, (Hz. Yusuf için "Belki bize faydası dokunur yahut onu evlat ediniriz "diyen )aziz,(diğeride)Hz. Ömeri halife bırakan Hz. Ebubekir.
Sayfa 42·Kitabı okudu
Reklam
Reklam