Abdullah b. Mesud'un [ra] şöyle dediği nakledilir: İnsanlar arasında en ileri derecede ferasetli üç kişi vardır. (Bunlardan birincisi babasına Hz Musa için :"Onu ücretle tut "diyen) Hz. Şuayb'ın kızı, (Hz. Yusuf için "Belki bize faydası dokunur yahut onu evlat ediniriz "diyen )aziz,(diğeride)Hz. Ömeri halife bırakan Hz. Ebubekir.
Hulefa-i Raşidîn hem halife hem reis-i cumhur idiler. Sıddık-ı Ekber (R.A.) Aşere-i Mübeşşere'ye ve Sahabe-i Kiram'a elbette reis-i cumhur hükmünde idi. Fakat manasız isim ve resim değil, belki hakikat-i adaleti ve hürriyet-i şer'iyeyi taşıyan mana-yı dindar cumhuriyetin reisleri idiler.
Ömer bin abdulaziz'e (rah.) bir gece bir misafir geldi. Halife,o an yazı yazıyordu ve kandil de sönmek üzere idi.
Misafir, "kandile yağ doldurayim da sönmesin." dedi.
Ömer bin Abdülaziz ( rah.),misafirine iş yaptirmak, kişinin keremine yakışmaz." Dedi.
Misafir, öyleyse hizmetçiyi uyandırayım." dedi.
Hayır, o şimdi uyumustur. "deyip, kendisi kalktı, yagdanlığı aldı ve kandile yağ doldurdu.
Misafir,"ey müminlerin emiri, siz kendinize bunu nasıl yaparsınız?" Dedi.
Ömer ibni Abdülaziz ( rah.) şöyle cevap verdi.
"Kandile yağ almaya kalktığım zaman da Ömer idim, dönüp geldiğim de yine Ömer'im. İnsanların Allahu Teâlâ katında en hayırlısı, alçak gönüllü olanıdır."
İbn-i utbe, çocuklarının hocasına şöyle demiştir:
"Evraklarımı iyi yola getirmezden evvel kendi nefsinizi ıslah edin. Çünkü onların kusuru hep sizin taksirinize bağlıdır. Çocuklara göre sizin yaptığınız her şey iyi, yapmadığınız her şey fenadır.
Evlatlarıma Müslümanlığı öğretin. Fakat bu hususta kendilerine ne usançverin çünkü bırakıverirler; ne de onları büsbütün ihmal edin, zira yabancı kalırlar.
Şiirlerin yalnız edep ve terbiyeye ,namus ve iffet'e uyanlarını sözünde en güzelini seçilmişini öğretin.
Evlatlarımı sağlam bellemedikçe bir bahisten diğerine atlatma. Çünkü kulakta uğuldayan kalabalık sözler, anlayışı şaşırtır.
Kendilerini benimle tehdit et. Fakat benim yanımda terbiyeye kalkışma!
Öyle bir doktor gibi ol ki, hastalığı iyiden iyiye anlamadıkça tedaviye başlamayasın.
Çocuklarıma kafasız insanlara ait hikayeleri söylemekten çekin, ilim ve felsefe erbabının hal tercümesini anlat."
Halife Harun reşit de çocuğu emin'in hocasına şu tavsiyede bulundu:
"Emir müminin en sevgili ruhunu, yüreğinin meyvesini, bugün sizin terbiyenize tebdiye ediyor size onun terbiyesi hususunda geniş bir salahiyet veriyor ona da hakkınızda tam bir interneti boş kılıyor. Evladımı ahlak dersleri ver eserler öğret. Eş ağır şiirler belli et nerelerde ne söylemek lazımsa göster, icapsız gülmesine mani ol, faydasız vakit geçirtme.
Sınav çok dikkat et ki derslerinde, telkinlerin de, sertlikten, kabalıktan, asabiyetten, sakınasın. Sonra çocuğun müfekkiresini öldürmüş olursun.
Kur'an insana yaşadığı sorunlarla kucaklaşmasını tavsiye eder. "Siz bu dünyada geçici olarak yaşıyorsunuz ve bu dünyada acı çekebilirsiniz." der. "Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz." (Bakara, 155) Acıkacaksınız da korkacaksınız da çocuklarınızın öldüğünü, ekinlerinizin yok olduğunu göreceksiniz, bazen çok çalışmanıza rağmen karşılığını alamayacaksınız, patronunuz paranızı vermeyecek, arkadaşınız sizi dolandıracak... Bu dünyada başınıza her türlü haksızlık gelebilir. Sizi böyle bir dünyaya yerleştirdim. Herhangi bir varlığı değil, sizi seçtim. Bu dünyada bir halife yarattım. Bütün bu olan şeylere başka bir yaratık dayanamazdı, ama siz bunu başarabilirsiniz. Siz tüm bu zorlukların üstesinden gelme kapasitesine sahipsiniz. Bunu Allah'a olan bağınız ve O'nun hikmetini bilmeniz sayesinde başarabilirsiniz.