İbni Arabi'nin aşktan görülmeyeni görülür kılma yeteneği, gözükmeyeni sürekli yanında hissetme isteği olarak söz etmesini böylece daha iyi anlamış oldum.
Her gün biri çıkar, başlar, benim ben demeye,
Altınları, gümüşleriyle övünmeye.
Tam işleri dilediği düzene girer,
Ecel çıkıverir pusudan: Benim ben, diye.
Sevgili okur öncelikle merhaba, incelemeye gecmeden önce küçük bir hatırlatma yapayım. Incelemeyi romanı okumaya niyetliyseniz veya okumaktaysanız bittikten sonra bu yazıyı okumanız daha isabetli olur.
Üst kurmaca tekniğiyle kurgulanmış bu romanda bunu ilerleyen sayfalarda derince hissediyoruz. Gerçek ile kurgu arasinda gidip gelmeler ve hangisinin gerçek hangisinin kurgu oldugunu bilememe hali, zıtlıklarla dolu dünya yer yer açıkçası beni heyecanlandırdı. Yazar romandaki yapıyı yazar, okur ve de kahraman ilişkisi üzerine kurgular. Uzun Ihsan Efendi'nin Ihsan Oktay Anar'ın kendisi olduğunu yer yer sezinleriz. Fakat Uzun Ihsan Efendi'nin romanda geri plana atılıp yer yer ortaya çıkar, romanın asıl kişisi daha çok Bünyamindir. Fakat Bünyamin'in romanda geçen olaylara karşı güçsüzlüğü ve sık sık ağlaması elbette bilinçli yapılmıştır. Bünyamin'in silikliği romanın ilerleyen sayfalarında da Büyük Efendinin dikkatini çekmiş ve "çok şey biliyormuşsun gibi konuşuyorsun. Ancak fazlasıyla silik birisin. Ağzından çıkan sözler beni şaşırtıyor, sanki biri bu sözleri kulağına fısıldıyor gibi. Kim bilir belki de birinden ilham alıyorsun" diyerek sürekli Bünyaminin güçsüzlügünden dem vurmaktadır. Fakat Uzun Ihsan Efendi ile Bünyamin arasındaki ilişki baba-oğul ilişkisi olarak göze carpsa da arka planda yazar-okur ilişkisini de görmeden edemeyiz.
Romanın dili üzerine bir inceleme yapmak gerekirse yer yer Osmanlıca kelimelerin ağırlıklı olduğu bölümler karşımıza çıkmakta. Romanın giriş bölümünün bu anlamda hemen göze çarptığını söyleyebiliriz. Romanın hâkim anlatıcısının anlattıklarını "Osmanlıca" anlatması kurgusal oyunun bir parçası haline getirilmek istenmiş olabilir. Yer yer kurgusal olarak Uzun Ihsan Efendi ve yazar olarak da Ihsan Oktay Anar'ın karıştırılmasını da bu "dil"