Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol
Müthiş..
"Bir kadının gerçekten affedebileceği tek erkek oğludur! Ve bana sorarsanız, hangi gerçeklerle ve formüllerle açıklanırsa açıklansın ve kim ne derse desin, (olmak isteyenler için) annelik, aşk ve dostluk adlı olağanüstü duyguların doya doya yaşanması gerekir! Çünkü bunlar biz Homo sapiens için sunulmuş yemeğin tatlılarıdır. Tatlı severseniz..."
412 syf.
·
Puan vermedi
Yuval Noah Harari'nin "Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens" kitabı, insan türünün evrimini ve tarihini anlatan sürükleyici bir eser. Homo sapiens'in Homo neanderthalensis gibi diğer hominid türlerinden nasıl ayrıldığını, tarım devriminin nasıl gerçekleştiğini ve bilimsel devrimin dünyayı nasıl değiştirdiğini anlatan kitap, insanoğlunun geldiği noktaya dair geniş bir bakış açısı sunuyor. Harari, karmaşık bilimsel ve tarihi bilgileri akıcı ve ilgi çekici bir dille anlatıyor. Kitapta yer alan provokatif fikirler ve cesur yorumlar okuyucuyu düşünmeye ve sorgulamaya teşvik ediyor. "Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens", insanoğlunun geçmişini ve geleceğini merak eden herkesin okuması gereken bir kitap. Kitabı okuduktan sonra, türümüzün nereden geldiği, nereye gittiği ve bu yolculukta hangi rolü oynadığımız hakkında daha net bir fikre sahip olacaksınız. Kitabı sevme nedenlerim: Akıcı ve ilgi çekici bir dil Provokatif fikirler ve cesur yorumlar Insanoğlunun geçmişini ve geleceğini anlatan kapsamlı bir bakış açısı Kitabı kimlere tavsiye ederim: Insanoğlunun evrimi ve tarihiyle ilgilenenler Bilimsel ve tarihi bilgilere meraklı olanlar Provokatif fikirlerden ve cesur yorumlardan hoşlananlar
Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens
Hayvanlardan Tanrılara: SapiensYuval Noah Harari · Kolektif Kitap · 201936,4bin okunma
Reklam
bu sətirlərə aşiq oldum
Kitabın içində çox kiçik belə bir bölüm var, məni özünə aşiq etdi. “Çocukların çocuk, yaz tatillerinin yaz tatili, pazarların pazar olduğu zamanlar artık kimselerin hatırlamadığı uzak bir ülkenin geçmişine ait gibiydi. Naylon poşetsiz bir homo sapiens tanımı mümkün görünmüyordu. Mevsimler, beklenen aylar, düşen cemreler yerlerini soğuklara,
Taş Devri atalarımız tarih arenasında hangi oyunları oynadılar?
Yazı - Tura
Her bir geninizin, biri annenizden diğeri de babanızdan gelen iki versiyonuna sahipsiniz. Bu genler size, onların da kendi ebeveynlerinden -büyükannelerinizle büyükbabalarınızdan- aldıkları arasından rastgele seçilerek tamı tamına kendi genlerinin yarısı olacak biçimde geçmiştir, ama büyükannelerinizle büyükbabalarınızın hepsi de Homo sapiens'e mensup olduğundan onların genomları da neredeyse tüm lokuslarda birbirleriyle uyuşmuştur, bu yüzden de genlerinizden birini hangi büyükannenizin ya da büyükbabanızın sağladığı çoğu zaman herhangi bir fark yaratmaz. Ne var ki onların genomları da binlerce lokusta farklılık gösterir ve bu boşluklarda hangi genlerin size geleceği bir şans meselesi, DNA'nıza ebeveynlerinizin yapacağı katkıları oluşturmak için mekanizmanın içinde gerçekleşen bir yazı-tura oyunudur
Sayfa 203 - AlfaKitabı okudu
Sapiens sadece hammadde ve gıda için toplayıcılık yapmıyor, aynı zamanda bilgi de topluyordu. İnsanların hayatta kalabilmek için bölgelerinin detaylı haritalarını akıllarında tutmaları gerekiyordu. Günlük gıda arama etkinliğini en üst düzeye çıkarmak için, tüm hayvanların alışkanlıklarım ve tüm bitkilerin büyüme biçimlerini bilmeleri gerekiyordu. Hangi gıdaların besleyici olduğunu, hangilerinin hasta ettiğini ve diğerlerinin de nasıl ilaç olarak kullanılacağını bilmeleri gerekiyordu. Mevsimlerin ilerleyişini, bir kuraklığın veya fırtınanın öncü işaretlerini tanımaları gerekiyordu. Bu yüzden de yakınlarındaki tüm akıntıları, ceviz ağaçlarını, ayı mağaralarını ve çakmaktaşı birikimlerini inceliyorlardı. Tüm bireyler taştan bıçak nasıl yapılır, yırtık bir pelerin nasıl onarı­ lır, tavşan tuzağı nasıl kurulur, çığ düşünce, yılan ısırınca ve aç bir aslanla karşılaşınca ne yapılır, bilmek durumundaydı.
Sayfa 60
Reklam
:D :)
Hangi şekilde olursa olsun Neandertaller (ve diğer insan türleri) tarihteki en büyük merak konularından biridir. Neandertallerin veya Denisovalıların Homo sapiens ile birlikte hayatta kaldığını hayal edin. Pek çok farklı insan türünün yan yana hayatta kaldığı bir dünyada nasıl kültürler, toplumlar ve politik yapılar ortaya çıkardı? Örneğin dini inançlar nasıl gelişirdi? Dini kitaplar Adem ile Havva'nın Neandertallerin atası olduğunu mu söylerdi? Ya da İsa Denisovalıların günahları için mi ölürdü, ya da Kur'an cennette türü ne olursa olsun tüm insanlar için mi yer ayırırdı? Neandertaller Roma lejyonlarında, ya da Çin İmparatorluğu'nun geniş bürokrasisinde hizmet verebilirler miydi? Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi tüm Homo türlerinin eşit olduğu- nu mu ilan ederdi? Karl Marx tüm türlerin işçilerinin birleşmesini mi önerirdi?
Hangi yoldan gidersek gidelim, kabul etmemiz gereken ilk şey konunun karmaşıklığı ve geçmişi basit bir iyiler ve kötüler olarak ikiye bölmenin bizi hiçbir yere götürmediği. Tabii eğer genellikle kötülerin yolunu izlediğimizi itiraf etmek istemiyorsak.
Sapiens sadece hammadde ve gıda için toplayıcılık yapmıyor, aynı zamanda bilgi de topluyordu. İnsanların hayatta kalabilmek için bölgelerinin detaylı haritalarını akıllarında tutmaları gerekiyordu. Günlük gıda arama etkinliğini en üst düzeye çıkarmak için, tüm hayvanların alışkanlıklarını ve tüm bitkilerin büyüme biçimlerini bilmeleri gereki- yordu. Hangi gıdaların besleyici olduğunu, hangilerinin hasta ettiğini ve diğerlerinin de nasıl ilaç olarak kullanılacağını bilmeleri gerekiyordu. Mevsimlerin ilerleyişini, bir kuraklığın veya fırtınanın öncü işaretlerini tanımaları gerekiyordu. Bu yüzden de yakınlarındaki tüm akıntıları, ceviz ağaçlarını, ayı mağaralarını ve çakmaktaşı birikimlerini inceliyorlardı. Tüm bireyler taştan bıçak nasıl yapılır, yırtık bir pelerin nasıl onarılır, tavşan tuzağı nasıl kurulur, çığ düşünce, yılan ısırınca ve aç bir aslanla karşılaşınca ne yapılır, bilmek durumundaydı.
Çoktanrıcılığın, tektanrıcılıktan farklı olan temel içgörüsü dünyayı yöneten üstün gücün çıkarları ve önyargıları olmaması, dolayısıyla da insanların dünyevi istekleri, kaygıları ve endişelerinden muaf olmasıdır. Bu tür bir gücü savaşta galibiyet, sağlık veya yağmur için talep et meye gerek yoktur; her şeyi kapsayan niteliğinden dolayı savaşı hangi krallığın kazanmasının, herhangi bir şehrin büyüyüp gelişmesi veya yok olmasının, birinin iyileşmesi veya ölmesinin arasında bir fark yoktur. Yunanlar Kader için bir şey kurban etmezlerdi, Hintliler de Atman için tapınak inşa etmediler.
Sayfa 218Kitabı okudu
Reklam
Hem felsefi (“insana özgü” diye bir şey var mı?) hem biyolojik (kendi türümüzle sergilediği genetik yakınlık göz önünde bulundurulursa şempanzenin Homo cinsine dahil edilmesi gerekir mi?) hem de paleoantropolojik bir meseleyle karşı karşıyayız: Bir hominid, hangi anda ya da hangi değişimlerin birikimiyle insan olarak kabul edilebilir? Soruyu tersinden sormak da mümkün: Zamanı modern insandan geriye doğru saracak olursak, atalarımızı geçmişimizin hangi noktasına kadar insan olarak kabul etmeliyiz?
Peki, bunca dijitalleşen dünyada Z kuşağı okumayı seviyor mu? Arka mahalleli gençlerde yüzde 5 oranında karşımıza çıkarken yük sek gelir grubu Z kuşağında boş zamanlarımda kitap okurum diyen gençlerin oranı yüzde 10 civarında seyrediyor. Bu durumda en son hangi kitabı okudun sorusunu sormamız da kaçınılmaz oluyor. Kitap okuyan arka mahalleli Z kuşağından aldığımız yanıt ilginç İki kitabın ismi ön plana çıkıyor. Biri Antoine de Saint-Exupéry'nin 100 sayfalık ölümsüz klasiği Küçük Prens. Diğeri ise en çok okunan Wattpad yazarlarından biri olan Büşra Yılmaz'ın 408 sayfalık satış rekorları kıran kitabı 4N1K. Yüksek gelir grubu çocukların okuma zevki de farklı. Onlardan aldığımız yanıtların ilk sırasında Kürk Mantolu Madonna var. Sabahattin Ali'nin kuşaklar ötesine geçmesinden memnun oluyoruz. Stefan Zweig'ın Satranç'ı, Yuval Noah Harari'nin Sapiens'i, George Orwell'in 1984'ü ve Adam Fawer'ın Olasılıksız'ı gibi eserlerin de dikkat çekici biçimde sık okunduğunu görüyoruz. Keşke, her iki grupta da okuma oranları daha yüksek olsa. Bunun ancak Z kuşağının evde ebeveynlerini, otobüste, trende, sokakta insanları akıllı telefonlarla değil de kitap ve dergilerle haşır neşirken görmeleriyle mümkün olabileceğini düşünüyorum..
Sayfa 46 - Mundi KitapKitabı okudu
412 syf.
7/10 puan verdi
·
3 günde okudu
Okumaya başlamadan önce, eser hakkındaki incelemelere göz attığımda; tabuları, ön yargıları olanların bu kitabı okumamalarının daha iyi olacağına dair ifadelere rastladım. Bilimin var olması ve gelişmesi için vazgeçilmez bir gereklilik olan eleştirel düşüncenin kendini bilimin, objektifliğin ve açık görüşlülüğün yanında olarak değerlendirenler
Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens
Hayvanlardan Tanrılara: SapiensYuval Noah Harari · Kolektif Kitap · 201936,4bin okunma
Peugeot SA'nın (şirketin resmi adı) var olduğunu hangi anlamda söyleyebiliriz? Pek çok Peugeot markalı araç var, ama bunlar elbette şirketin kendisi değil. Dünyadaki tüm Peugeot araçlar aynı anda hurdaya ayrılıp metal haline getirilse bile Peugeot SA ortadan kalkmazdı, yeni arabalar üretip yıllık raporlar yayınlamaya devam ederdi. Şirket fabrikalara, makine parklarına, galerilere sahip ve bünyesinde tamirciler, muhasebeciler ve sekreterler istihdam ediyor, fakat tüm bunlar da Peugeout'yu oluşturmuyor. Bir felaket Peugeot'un tüm çalışanlarını öldürebilir ve fabrikanın idari ofislerini ve üretim banklarını yok edebilir. Bu durumda bile şirket borç alabilir, yeni çalışanlar işe alabilir, yeni fabrikalar inşa edebilir ve yeni makineler satın alabilir. Peugeot'nun yöneticileri ve hissedarları da var, ancak bunlar da şirketi oluşturmazlar. Tüm yöneticiler işten çıkarılabilir ve tüm hisseler satılabilir, ama şirket bu durumda da var olmaya devam edecektir. Tüm bunlar Peugeot SA'nın yenilmez veya ölümsüz olduğu anlamına gelmiyor elbette. Bir yargıç şirketin kapanması yönünde karar verirse, şirketin fabrikaları, işçileri, muhasebecileri, yöneticileri ve hissedarları yerlerinde kalırlar ama Peugeot SA o anda ortadan kalkar. Kısacası, Peugeot SA'nın fiziksel dünyayla temel bir bağı yoktur. Peki şirket gerçekten var mıdır?
Geri128
435 öğeden 421 ile 435 arasındakiler gösteriliyor.