Şafakla birlikte, kendine şunları söyle: İşgüzar, nankör, küstah, hilekâr, haset, geçimsiz kişilerle karşılaşacağım. Bu kötü özelliklerin hepsi iyi ve kötü bilgisizliğinden bu kişilerin başına geldi. Fakat ben, iyinin doğasının güzel, kötünün doğasının çirkin olduğunu gördüm.
Sayfa 13 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Ey başkasını gıybet eden kimse, şunu bil ki senin gıybetin ona değil, sana zarar verir. Senin sevapların ona nakledilerek ya da onun günahları sana yüklenerek ona fayda vermiş olursun. Bundan sana hiçbir fayda olmaz. Böyle yapmakla haset ve cehaleti bir arada toplamış olursun. Çoğu defa, ona beslediğin kıskançlık ve kötülük, onun değerini artırır. Bak bir şair ne diyor:
"Allah [celle celâluhû] bir kulunun bilinmeyen faziletini ortaya çıkarmak istediği zaman haset eden birini ona musallat eder; o, bu kimsenin güzel hallerini anlatıp durur."
"Nereye gideceğim? Keşke polis kuşkulanıp karakola götürseydi beni. Değişik bir gece olurdu. Belki onu da bulup getirirlerdi. Birlikte çıkardık. Sonra, sıkıntı. O bitti. Haset'te kitap arayacağım. Niye koşuyorsun? Davete geç mi kaldınız? Her zaman geç kalanlar bulunur. Hindi dolması daha bitmemiştir. Bu gece insanların hindi yemesi gerekir.
Bulamayanlar üzülür.Yılbaşı hindisi... Ooooo!Eğlenmek de zorunludur.Sinemalar,barlar doludur. Evlerde toplantılar vardır.
«270-Avamdan olan yer, yediği hasislik ve haset olur. Havastan olan yer, yediğinden Allah nuru husule gelir.»
Sahih-i Müslimde, Amr bin As'tan naklen deniliyor ki: "Benim iftar etmeksizin oruç tuttuğum, bütün gece uyumaksızın namaz kıldığım Resulullah'a s.a.v. haber verilmiş. Kendilerine rast geldiğim vakit, "Yapma, senin gözünün de hakkı vardır, nefsinin de hakkı vardır. Oruç tut ve iftar et. Namaz kıl ve uyu. On günde bir saüm ol, dokuz günün de sevabını bul" buyurdu. "Ya Rasulullah; ben kendimde daha fazlası için kuvvet buluyorum" dedim. "O halde savm-ı Davut tut!" emrini verdi. "Davut nasıl saim olurdu?" diye sordum. "Bir gün oruç tutar, bir gün iftar ederdi. Düşmanla karşılaşınca da kaçmazdı" diye izahat verdi.
Sonra da "her gün oruç tutan, oruç tutmamıştır." buyurdu ve bunu üç defa tekrarladı.
..onların DOSTLUĞU.. ömür boyu süren bütün büyük duygular gibi son derece CİDDİ ve son derece SESSİZDİ. ve bütün büyük duygular gibi bunun da içinde UTANÇ ve SUÇLULUK BİLİNCİ vardı.
bir insanı BAŞKALARININ ELİNDEN ALMAK cezasız kalmaz..