Puan vermedi·102 syf.··
2026 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 17:23
Bence Hayvan Çiftliği küçük hacmine rağmen insanı uzun süre düşündüren kitaplardan biri. İlk bakışta hayvanların devrimi gibi görünse de aslında şu soruyu soruyor: "İyi niyetle başlayan bir hareket neden zamanla baskıcı bir düzene dönüşebilir?" Kitap boyunca beni en çok etkileyen şey, değişimin bir anda olmaması. Napoleon bir gecede diktatör olmuyor. Kurallar bir gecede değişmiyor. Her şey yavaş yavaş oluyor. O kadar yavaş oluyor ki hayvanlar çoğu zaman neyi kaybettiklerini fark etmiyorlar. Bu da gerçek hayattaki birçok toplumsal değişime benziyor. Bir diğer güçlü tarafı ise şu: Orwell sadece kötü liderleri eleştirmiyor. Aynı zamanda insanların: sorgulamama eğilimini, rahatına düşkünlüğünü, güçlü olana inanma isteğini, propaganda karşısındaki savunmasızlığını da gösteriyor. Bu yüzden kitap sadece "Napoleon kötüydü" diye okununca eksik kalıyor. Çünkü domuzların güç kazanmasına izin veren bir ortam da vardı. Bazı kitaplarda olduğu gibi burada da etik sorular çok güçlü: Sessiz kalmak suç ortaklığı mıdır? İyi niyet tek başına yeterli midir? Gücü denetleyecek mekanizmalar olmazsa en iyi fikirler bile bozulur mu? Ve bence kitabın en hüzünlü yanı Boxer değil, aslında hafızanın kaybolması. Hayvanlar zamanla geçmişi unutuyorlar. Kuralların değiştiğini hatırlamıyorlar. Eski vaatleri hatırlamıyorlar. Böylece gerçeklik, onu anlatanların elinde şekilleniyor. Son sahne ise müthiş bir kapanış: Domuzlarla insanların birbirine benzemesi, Orwell'in "Sorun sadece kim yönetiyor değil; gücün kendisi kontrol edilmezse herkes birbirine dönüşebilir" demesinin bir yolu gibi. Ben kitaba puan verecek olsam 10 üzerinden 9 derdim. Çünkü dili çok sade ama altında katman katman anlam var.
1000Kitap
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Anonim Yayıncılık · 2021296,2bin okunma
EVRİM ve HAVADAKİ KÖY
Puan vermedi·280 syf.·
2026 16. kitabı
Jules Verne'in "Le Village aérien" (1901) adlı eseri, yazarın külliyatı içinde evrim teorisine ve Darwinizm'e en doğrudan temas ettiği, oldukça ilginç ve tartışmalı kitaplarından biridir. Türkçe'de genellikle "Havadaki Köy", "Afrika Ormanlarında" veya "Büyük Orman" adlarıyla bilinir. Verne bu kitabı yazdığında Darwin'in teorileri Avrupa'da büyük yankı uyandırmıştı. Kitap, "Kayıp Halka" (Missing Link) kavramı üzerine kurgulanmıştır. Kitaptan doğrudan evrim ve "insan-maymun" geçişi ile ilgili temaları yansıtan kilit bölümleri ve alıntıları ****aşağıda derledim: 1. "Kayıp Halka" (Missing Link) Tartışması Kitabın temel gerilimi, kahramanların karşılaştıkları "Wagddi" kabilesinin insan mı yoksa maymun mu olduğu üzerinedir. "Eğer bunlar maymunsa, daha önce hiç görülmemiş bir türdüler; yok eğer insan iseler, o zaman insanlığın en alt basamağında yer alıyorlardı." "Belki de doğa bilimcilerin o kadar uzun süredir aradığı, insan ile hayvan arasındaki o 'uçurumu' dolduracak olan 'eksik halka' (le chainon manquant) işte bu yaratıklardı." 2. Wagddi'lerin Tanımı Üzerine (İnsansı Özellikler) Kahramanlardan John Cort ve Max Huber, ağaçlarda yaşayan bu canlıları gözlemlerken sürekli fiziksel özelliklerini insanla kıyaslarlar. "Kollarının uzunluğu, ayaklarının yapısı, çenelerinin çıkıklığı... Her şey onlarda hayvani bir yapıya işaret ediyordu. Ancak gözlerindeki o parıltı, o zeka kırıntısı... İşte bu, bir hayvanda olamayacak bir şeydi." Max Huber sorar: "Bunlara ne diyeceğiz John? İnsan mı, hayvan mı?" John Cort cevaplar: "Onlara 'Pititecantropus' (Maymun-İnsan) diyebiliriz belki. Haeckel'in hayalini kurduğu, Vogt'un teorisini kurduğu o ara form." 3. Ateş Yakma ve Konuşma Yetisi (Evrimin Kriterleri) Verne, evrimsel basamakta "insan olmanın" sınırını genellikle "ateş
Havadaki KöyJules Verne · Alfa Yayınları · 202332 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·320 syf.··
2016 82. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2016 00:00
Felsefeye giriş kitaplarından ama felsefe tarihi gibi filozofları sıralamamış bu kitapta. Bazı felsefi soruların argümanları ve eleştirilerini vermiş. Bunları da filozofların argümanları ile yapmış. Çoğunu belirtmemiş bunların hangi filozofun görüşü olduğunu. Bunlar : Tanrı var mı yok mu? Yani teoloji. Doğru ve yanlış. Yani ahlak, etik. Hayvanlar ve hayvan hakları. Bu da ahlak konusuna girebilir. Siyaset. Siyaset felsefesi. Görünüş ve gerçeklik. Epistomoloji ve ontoloji. Yani bilgi ve varlık felsefrsi. Bilim felsefesi. Zihin felsefesi. Sanat felsefesi.
Felsefeye GirişNigel Warburton · Alfa Basım Yayım Dağıtım · 20221,902 okunma
7/10
·56 syf.·
2026 148. kitabı
O muydu? Stefan Zweig Zweig okumayı bir daha düşünmüyordum ama "O Muydu?", hem 56 sayfalık yapısı hem de polisiye dokusuyla beni yakaladı ve okuduğum 14. Zweig kitabı oldu. Birkaç saatte su gibi akıp giden bu sıra dışı anlatıda Zweig, bizi İngiliz taşrasına götürüp klasik bir “kim yaptı?” polisiyesi sunuyor. Hikayenin merkezinde ise bir köpek var, insanlar duygularını kelimelerle gizlerken, hayvanlar gözleriyle konuşur. Kitapta aşırı sevginin açtığı felaket insanı sarsarken akıllara şu soru geliyor. Okurken hepimiz "bebeği sevgiden mahrum kalan köpek öldürdü" diyoruz ama anlatıcının şizofren olduğunu düşünmek yanlış mı? Görgü tanığı kadın, yaşadığı dehşetin travmasıyla suçu masum bir hayvana yıkmış olamaz mı? Zweig ucu açık bırakıp gizemi tamamen bize sunmuştur. Kitap bittiğinde hem kitap, hem biz sahiden elimizde olmadan soruyoruz: 'O muydu?'
Edebiyat
O muydu?Stefan Zweig · Can Yayınları · 20236,7bin okunma
TAVŞAN DELİĞİ
8/10
·344 syf.·
2026 44. kitabı
Selam. Bu gün daha iyi anlaşılmasını istediğim bir kitaptan söz etmek istiyorum. Kitabı okuduktan sonra ekin ✧ tüm kapalı anlamları açıklayan bir araştırma atmıştı bana, bundan çokça faydalandığımın altını çizmek istiyorum. Ancak kimse inceleme yazmaya yanaşmayınca bu işe el atmaya karar verdim. Çok fazla inceleme inceleyip yazdığım ilk inceleme bu oldu çünkü topluca herkesin aklındaki karışıklıkları gidermek istedim. !Spoiler içerir Mona Awad'ın Tavşan romanı son yılların en kutuplaştırıcı eserlerinden biri. Sevenleri onu modern gotiğin en özgün örneklerinden biri olarak görürken, sevmeyenleri anlamsız ve gereksiz derecede absürt olmakla suçluyor. İlginç olan şu ki, kitaba yöneltilen eleştirilerin büyük kısmı aslında romanın başarısız olduğunu değil, tam olarak yapmak istediği şeyi başardığını gösteriyor çünkü Tavşan okurunu rahat ettirmek için yazılmış bir roman değil. Bu nedenle kitabın aldığı düşük puanların önemli bir kısmının, romanın niteliğinden çok okurun beklentileriyle ilgili olduğunu düşünüyorum. Pek çok kişi kitabı eline aldığında Donna Tartt'ın Gizli Tarih'ine benzeyen, seçkin öğrenciler, akademik entrikalar ve planlı suçlar etrafında dönen geleneksel bir dark academia hikâyesi bekliyor. Oysa Awad'ın yazdığı şey bambaşka. Bu kitap bir kampüs romanı görünümüne bürünmüş yaratım alegorisi, ir cinayet hikâyesi görünümüne bürünmüş yazarlık hikâyesi, bir arkadaşlık hikâyesi görünümüne bürünmüş yalnızlık hikâyesi ve her şeyden önemlisi, güvenilmez bir anlatıcının zihninde geçen olayları okuduğumuz farklı bir kitap. Ben farklı zihinleri okumayı çok sevdiğimden bu durum çok hoşuma gidiyor. Romanın geçtiği Warren Üniversitesi bile aslında anlamlıdır. İngilizcede "warren" kelimesi tavşan yuvası, yani yer altındaki karmaşık tünel sistemi anlamına gelir. Daha
Duygu ve Düşünce
TavşanMona Awad · İthaki Yayınları · 2024748 okunma
Puan vermedi·228 syf.··
2026 71. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 18:07
Bazen bir yere geri dönersiniz... Ama bıraktığınız hiçbir şeyi yerinde bulamazsınız. Prens Caspian, Narnia Günlükleri'nin belki de en hüzünlü kitaplarından biri. Çünkü bu kez kahramanlarımız büyülü bir dünyayı keşfetmiyor; unutulmuş bir dünyayı yeniden hatırlamaya çalışıyor. Peter, Susan, Edmund ve Lucy yeniden Narnia'ya döndüklerinde onları büyük bir sürpriz bekler. Onlar için yalnızca bir yıl geçmiş olsa da Narnia'da yüzlerce yıl geçmiştir. Altın Çağ sona ermiş, konuşan hayvanlar saklanmaya başlamış, eski hikâyeler efsaneye dönüşmüş ve Aslan'ın adı bile unutulmaya yüz tutmuştur. Bir zamanlar kralların ve kahramanların ülkesi olan Narnia artık kendi geçmişini kaybetmektedir. İşte tam bu noktada sahneye Prens Caspian çıkar. Tahtı elinden alınmak istenen genç bir prens... Kaybolmaya yüz tutmuş bir dünyanın son umudu... Ve eski Narnia'nın yeniden doğuşunu başlatacak kişi... Bu kitapta beni en çok etkileyen şey savaşlar ya da macera olmadı. Beni etkileyen şey, Lewis'in değişim kavramını ele alış biçimiydi. Çünkü Prens Caspian'ın anlattığı şey aslında hepimizin yaşadığı bir duygudur. Bir gün dönüp baktığınızda çocukluğunuzun sokaklarını tanıyamamak... Eskiden çok sevdiğiniz şeylerin kaybolduğunu görmek... Ve hatıraların bile zamanın içinde silinmeye başlaması...
1000Kitap
Prens CaspianC. S. Lewis · Doğan Egmont Yayıncılık · 20121,896 okunma