• Bir keresinde şeytan Hz. Ali (R .A )’ye dedi ki:

    “Madem bu kadar Rabb’ine tevekkülle bağlısın hadi bakalım şu köprüden atla da seni kurtarsın Allah ’ın.”

    Hz. Ali (R .A ) durdu ve şeytanı o helak edici o muhteşem sözünü yüreğinden döküverdi:

    “Ey iblis! Kul Rabb’ini imtihan etmez!”
  • Âmir şöyle der:

    "Sünneti terk ettiğiniz zaman helâk olursunuz."
  • Aşağıda Hz ibrahim ile Lut kavmini helak etmek üzere gönderilen meleklerin arasında geçen konuşmaların geçtiği üç surenin ilgili bölümleri peşi sıra aktarılmıştır.Burada dikkat edilmesi gereken husus, aynı içeriğin farklı surelerde farklı cümlelelerle ve farklı bir akışla aktarılmış olmasıdır.

    Hûd 69. Andolsun ki elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjde getirdiler ve: «Selam (sana) » dediler. O da: «(Size de)selam» dedi ve hemen kızartılmış bir buzağı getirdi.

    Hicr 52. Onun yanına girdikleri zaman, «selam» dediler. (İbrahim:) Biz sizden çekiniyoruz, dedi.

    Zâriyât 25. Onlar İbrahim'in yanına girmişler, selam vermişlerdi. İbrahim de selamı almış, içinden, «Bunlar, yabancılar» demişti.
    Zâriyât 26. Hemen ailesinin yanına giderek semiz bir dana (kebabını) getirmiş,
    Zâriyât 27. Onların önüne koyup «Yemez misiniz?» demişti.

    *** Yukarıda Zâriyât suresindeki üç ayet adeta Hûd 69 - Hicr 52 açar niteliktedir.Ancak devamındaki akış tamamen farklıdır.Hud suresinde melekler ilk olarak Lut Kavminden bahsederler ve çocuk müjdesini ibrahimin eşine dönük olarak söyledikleri izlemini verirler.Diğer iki surede melekler çocuk müjdesi ile söze başladıkları için Lut kavmine gidecekleri ibrahimin sorusu üzerine ortaya çıkar.Hud suresinde ise İbrahim olayı baştan beri bildiği için eşine verilen çocuk müjdesinin şaşkınlığını atar atmaz meleklerle tartışmaya başlar.

    Hûd 70. Ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce, onları yadırgadı ve onlardan dolayı içine bir korku düştü.
    -----------------------------------------------------------------------------------------
    Dediler ki: Korkma! Lût kavmine gönderildik.( Felemmâ raâ eydiyehum lâ tasilu ileyhi nekirahum veevcese minhum ḣîfe kâlû lâ teḣaf innâ ursilnâ ilâ kavmi lût) ---- !!!

    Hicr 53. Dediler ki: Korkma; biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz.( Kâlû lâ tevcel innâ nubeşşiruke biġulâmin ‘alîm) ----- !!!

    Zâriyât 28. Derken onlardan korkmaya başladı. «Korkma» dediler ve ona bilgin bir oğlan çocuğu müjdelediler.( Fe-evcese minhum ḣîfetâ kâlû lâ teḣaf ve beşşerûhu biġulâmin ‘alîm) ----- !!!
    ----------------------------------------------------------------------------------------
    Hûd 71. O esnada hanımı ayakta idi ve (bu sözleri duyunca) güldü. Ona da İshak'ı, İshak'ın ardından da Ya'kub'u müjdeledik.
    Hûd 72. (İbrahim'in karısı:) Olacak şey değil! Ben bir kocakarı, bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Bu gerçekten şaşılacak bir şey! dedi.

    Hicr 54. (İbrahim:) Bana ihtiyarlık çökmesine rağmen beni müjdeliyor musunuz? Beni ne ile müjdeliyorsunuz? dedi.

    Zâriyât 29. Karısı çığlık atarak geldi. Elini yüzüne çarparak: «Ben kısır bir kocakarıyım!» dedi.
    -----------------------------------------------------------------------------------------
    Hûd 73. (Melekler) dediler ki: Allah'ın emrine şaşıyor musun? Ey ev halkı! Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir. Şüphesiz ki O, övülmeye lâyıktır, iyiliği boldur. ----- !!!

    Hicr 55. Sana gerçeği müjdeledik, sakın ümitsizliğe düşenlerden olma! dediler. ----- !!!

    Zâriyât 30. Onlar: «Bu böyledir. Rabbin söylemiştir. O, hikmet sahibidir, bilendir» dediler. ---- !!!

    Hicr 56. (İbrahim:) dedi ki: Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?
    --------------------------------------------------------------------------------------------
    Hûd 74. İbrahim'den korku gidip kendisine müjde gelince, Lût kavmi hakkında (adeta) bizimle mücadeleye başladı.
    Hûd 75. İbrahim cidden yumuşak huylu, bağrı yanık, kendisini Allah'a vermiş biri idi.
    Hûd 76. (Melekler dediler ki): Ey İbrahim! Bundan vazgeç. Çünkü Rabbinin (azap) emri gelmiştir. Ve onlara, geri çevrilmez bir azap mutlaka gelecektir!

    ( Hud suresinde ibrahim olayı ilk başta öğrendiği için meleklere niçin geldiklerini sormuyor !!! )

    Hicr 57. «Ey elçiler! (Başka) ne işiniz var?» dedi.
    Hicr 58. Dediler ki: «Biz, suçlu bir kavme gönderildik.»

    Zâriyât 31. (İbrahim:) O halde işiniz nedir, ey elçiler? dedi.
    Zâriyât 32. Dediler ki: «Biz, suçlu bir kavme gönderildik.»
    ------------------------------------------------------------------------------------------
    *** Bundan sonraki kısımda melekler, Hicr suresinde İbrahime cevap vermeye devam ederken, Zâriyât suresinde diyolog kesilir ve melekler olayı geçmiş zaman kullanarak anlatırlar.

    Hicr 59. «Ancak Lût ailesi hariç. Onların hepsini kurtaracağız.»
    Hicr 60. «(Fakat Lût'un) karısı müstesna; biz onun geri kalanlardan olmasını takdir ettik.»

    Zâriyât 33. «Üzerlerine çamurdan taş yağdırmaya (geldik).»
    Zâriyât 34. (Bu taşlar,) aşırı gidenler için Rabbinin katında işaretlenmiş (taşlardır).
    Zâriyât 35. Bunun üzerine orada bulunan müminleri çıkardık.
    Zâriyât 36. Zaten orada müslümanlardan, bir ev halkından başka kimse bulmadık.
    Zâriyât 37. Acı azaptan korkanlar için orada bir işaret bıraktık.
  • Resulullah (sav)
    'Dikkat edin!.Derin sözlere dalıp gereksiz yere uzatanlar helak olmuştur.'
    Bu sözü üç defa tekrar etti.
  • Bu kadar etkileyici ve sarsıcı bir konusu olan bir kitap ancak bu kadar heba edilebilirdi. Mükemmel bir kitap okuyacağımı hayal ederek bu kitaba başladım ancak tam bir hayal kırıklığıydı. Kitabın dili hiç etkileyici değil. Bu kadar duygulu ve derin bir konunun bu kadar basit ve duygusuzca anlatılmış olması karşısında hayretimi gizleyemiyorum. Cümleler sürekli tekrardan ibaret. Örnek vermek gerekirse kitabın anlatım dili aynen şöyle; Ayşe makarna yemeği tercih etti. Ali köfte yemeği tercih etti. Veli mantı yemeği tercih etti. Fatma salata yemeği tercih etti. Bu böyle 3-4 sayfa boyunca ilerliyor, ardından başka bir fiil üzerinden yine aynı cümleler 3-4 sayfa boyunca devam ediyor. Ben kitabı okurken ağlayacağımı zannederken kitabı bitirmeye çalışmaktan helak oldum. Sonuç: hayal kırıklığı maalesef.
  • Sen küçük günahta ısrar edersen, o büyük günah olur ve seni helak eder.