Hülya Açılan

Hülya Açılan
@hulyacilan
Instagram: hulyacilan
null
Ankara Üniversitesi
Bursa
Bursa, 8 Haziran 1991
1911 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
8/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2024 113. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2024 00:00
‘Hepimiz uğruna yaşayacak manasız amaçlar bulmalıyız yoksa neden soluk alıp vermekle uğraşalım? Çünkü geriye dönüp baktığında, bir kez kendi yüzünü görüp gözlerinin rengini tanıdıktan, havayı tadıp, toprağı kokladıktan, pirüpak çeşmelerden ve leş gibi kuyulardan içtikten sonra hayata dair söyleyebileceğim en hoş şey bu.’ . Bazen her şey bir ölümden sonrasına bağlıdır, nedenler-nasıllar bu ölümü bekliyormuşçasına açılır. Maali Almeida’nın ölümü gibi. O ve çektiği fotoğraflar anlatmaya başlıyor. Önce hayatının neden bittiğini, sonra bir ülkenin günden güne nasıl renk değiştirdiğini.. . Sri Lanka yakından bildiğim bir ülke değildi, 1983-2009 arasında devam eden iç savaşından haberdardım, Tamil Kaplanları’nı da duymuşluğum okumuşluğum vardı ancak hepsi yüzeysel bilgilerdi. O yüzden Maali Almeida’nın Yedi Ay Dönümü’ne ‘acaba yakalayabilir miyim kitaptaki süreçleri’ diye çekinerek başladım. . Maali Almeida’nın Yedi Ay Dönümü 2022 yılında Booker ödülünü kazanıp, dilimize çevrildiğinde o kadar sevildi ve öyle çok paylaşıldı ki haliyle büyük bir beklentiye sokmuş oldu beni ve evet beklentilerim boşa çıkmadı, severek okudum. Yayınevinin ve Kerem Işık’ın özenli çevirisi de bunu perçinledi. Sadece politik yönüyle değil, ölüm ve sonrasına dair düşündürmesiyle de sevdim kitabı. Kitabın ortalarında biraz dağılsam da sona doğru yine yükselişe geçen kurgusuyla tadı damağımda kalan eserlerden oldu. . Hacmi sizi korkutmasın, başladığı gibi kendini okutuyor. Okumanızı tavsiye ederim:)
Maali Almeida’nın Yedi Ay DönümüShehan Karunatilaka · Livera Yayınevi · 2023134 okunma

Hülya Açılan

, bir kitap okudu
8/10
·464 syf.··
Beğendi
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2024 00:00
·
2024 113. kitabı
Shehan Karunatilaka
7.6/10 · 134 okunma
10/10
·644 syf.··
Beğendi
·
2024 114. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2024 00:00
‘Hikayemiz tek bir hikaye. Bütün romanlar, bütün şiirler, içimizdeki hiç bitmeyen iyi-kötü çekişmesi temeli üzerine kuruludur. Ayrıca bana öyle geliyor ki, kötülük hiç durmadan yeniden canlanıyor; oysa iyilik, erdem ölümsüzdür. Kötülüğün hep yeni, taptaze bir çehresi vardır, oysa erdem dünyada hiçbir şeyin olamayacağı kadar köklü ve saygındır.’ . Cennetin Doğusu için Steinbeck şöyle diyor: ‘Hep bu kitabı yazmak istedim, bu kitabı yazabilmek için çalıştım, bu kitabı yazabilmek için dua ettim.’ Beklendikçe her şeyin daha güzel olacağına dair inancın bir meyvesi olsaydı bu kitaba benzerdi, kadim kaynaklardan beslendiğinden unutulmaz bir eser olarak. . Amerikan İç Savaşı’ndan Birinci Dünya Savaşı’na uzanan dönemde iki ailenin yer yer kesişen, yer yer çok uzaklara düşen hikayesini anlatıyor usta kalem John Steinbeck. Habil ile Kabil’in hikayesinden (ve İncil’den pek çok kıssayla) yola çıkarak öyle bir hikaye dinliyoruz ki.. Her karakterin kötülüğü kadar iyiliğini de yakalıyoruz, içindeki gölgelere kadar sızıyoruz onlara. Salinas Vadisi (ki yazarın diğer eserlerinden de aşina olduğumuz topraklar) avucumuzun içi kadar bildiğimiz bir yere dönüşüyor. Mevsimler yıllara, yıllar kuşaklara evriliyor. Lee, Cal, Sam, Adam gibi unutulmaz isimler bırakıyor geride. Çok, çok sevdim Cennetin Doğusu’nu. Yazardan Fareler ve İnsanlar, Gazap Üzümleri’ni de okumuştum daha önce ama Cennetin Doğusu bana en çok dokunanı oldu.. . Roza Hakmen’in müthiş çevirisiyle~
Cennetin DoğusuJohn Steinbeck · İletişim Yayınevi · 202411,5bin okunma
8/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2024 107. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2024 00:00
Bir, iki, üç, dört ve beş.. Sayıyor ve şimdi Deborah’ı dinliyoruz: ne hissettiğinden çok ne hissetmesi gerektiğini düşünen, aynalardan uzak, yalnızlığıyla kalabalık bir genç kız Deborah. Jung Jin olarak Seul’den Amerika’ya göçleriyle ve artık Deborah ismini kullanmaya başlamasıyla içinde günden güne açılan boşluğu anlamlandırmak zaman alıyor. Ve parça parça eksiliyor. . Arafta bir çizgi roman. Sade olduğu kadar çarpıcı. Deb JJ Lee kendini anlatıyor, Deborah’ı da Jung Jin’i de anlamamızı sağlıyor. Hikaye göçmenlik, güzellik standartları, kendini sevme, özşefkat, ebeveynlik gibi konulara temas ederken acıma beklemiyor okurdan. Kimseyi kötülemiyor, kimseyi göklere de çıkarmıyor. Deborah pek çoğumuzun geçtiği çakıllı yollardan geçiyor. Çünkü farklı coğrafyalarda farklı biçimlerde de olsa büyüme sancıları çekiyoruz hepimiz, kimimiz yolunu buluyor, kimimiz kayboluyor. . Arafta’yı hem çizimleri hem hikayesiyle çok sevdim~ . Tolga Yozcu çevirisiyle ~
AraftaDeb J.J. Lee · Yuzu Kitap · 2024402 okunma