Freella

Freella
@iklimartemis
It’s better to burn out than fade away boxd.it/6SiqT

Freella

, bir kitap okudu
Puan vermedi·216 syf.·
8 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2025 00:13
·
2025 29. kitabı
James Baldwin
8/10 · 47 okunma
kikapú isimli okura yanıt verildi
Freella
teşekkür ederiiim
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yavrularım, ben gidiyorum, zamanım doldu, bir daha karşılaşır mıyız bilemem, burda kaldığım süre içinde sizlere birçok şey öğretmeye çalıştım, birçok şey öğrendiniz, örneğin, dünyanın döndüğünü, uçakların nasıl uçtuğunu, gemilerin nasıl yüzdüğünü, dağların oluşumunu, insanların türeyişini, nasıl yediğimizi, nasıl özümsediğimizi, nasıl öldüğümüzü, bütün bunları öğrendiniz, değil mi yavrularım? Ama ben, şimdi giderayak, sizden bir şey istiyorum: Bütün öğrettiklerimi unutun. Dünya dönüyor evet, ama belki de burda, bu dağ başında dönmemesini bilmek daha doğrudur. Size Hayat Bilgisi dersleri verdim sevgili çocuklar, ama hayatın gerçek bilgisini, siz, kendiniz, burda iki sınır arasında, bu dağ başındaki köyünüzden uzak kentlere gittiğinizde, askerliğinizde, öğreneceksiniz. Unutmayın ki, kitaplarda yazılanlar, okullarda öğretilenler her zaman doğru değildir. Benim için doğru olan, sizin için gerekli değildir. Eğer öğrettiklerimin çoğu böyleyse, bağışlayın beni. Çünkü ben başka bir yerden geliyorum yavrularım ve gördüğünüz gibi, karların erimesiyle de gidiyorum işte. Nereye gittiğimi kesin olarak bilmiyorsam da gidiyorum. Burda kalacak olan sizlersiniz. Burda yaşayacak olan sizlersiniz. Sizler, karın üstünde yalınayak yürüyüp ölmeyenlerdensiniz.
Edebiyat
Freella
Ne güzel bir kitapsın, tekrar tekrar satırlarını okuyorum tekrar tekrar içinde kayboluyorum
Heroic Pledge
8/10
·152 syf.··
2025 8. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2025 23:33
Çok çok uzun bir aradan sonra - sanırım iki yıl falan - ilk defa bir kitaba inceleme yazmaya cesaret ediyorum. Gerçi beni bekleyen bir öyküm var şu an kenarda ama olsun, gece uzun. Küçük İskender'in okuduğum ilk kitabı Periler Ölürken Özür Diler. Aslında Flu'es'a başlamıştım ama bazı aksiliklerden ötürü ne yazık ki ara verdim. Kitaba geri dönelim. Doğrusu bu kitabı okumak için hem olabilecek en doğru zamandaydım hem de hiç değildim. İlk olarak öyle anlaması kolay bir eser falan değil. Yeri geldi gerçekten tek bir şey anlamadan sayfa çevirdim. Buna karşın bir yandan da çok şey anladım sanki. Belki de anlamaktan öte hissettiriyor okuyana bir şeyler. Şiir biraz böyle değil midir? hiç beklemediğiniz bir anda sövüyor Küçük İskender, hiç beklemediğiniz bir anda vuruyor zaafınızdan. Bir zihin yolculuğuydu sanki Periler Ölürken Özür Diler. Kırılmış kalplere, biten veyahut sonu belirsiz aşklara, acı çekenlere ve diğer her şeye ağıttı. "(...) biliyorum, büyük çocukluktu birbirimizi sevmemiz cesaret işiydi, delikanlıcaydı, bu korkunç sevgide yanlışlarımızı yeniden keşfedişimiz el değmemiş yalnızlıklara kalkışmamız yalnızlıklarımızı değiş tokuş etmemiz bu evcilik oyununda bile duldum (...)" İki üç masanın dolu olduğu, biralara su katılan, 80'lerden birkaç rock parçasının çaldığı bir barda gecenin üçünde tek başına oturmaya benziyordu bunu okumak. Dağınık düşünceler, bitmeyen acı, varoluşun insanın ağladığı ilk andan itibaren gebe kaldığı sancı, tuhaf rastlantılar ve buluşmalar doluydu dizeler. Karanlık, adsız bir sokakta zil zurna sarhoş yürümek gibiydi. Çok alakasız bir yorum olacak belki ama Placebo dinlemenin edebiyata uyarlanmasıydı bu şiirleri okumak benim için. Yeraltı işte böyle apaçık beyaz yapraklarda. Bir köpek misali üstüne toprak attığımız dünyamızdan
Şiir
Periler Ölürken Özür DilerKüçük İskender · Can Yayınları · 20172,113 okunma
Freella
Bir filmi düşündürttü bana ayrıca bu kitap. Uzay Hepari'nin "Gece, Melek ve Bizim Çocuklar" belki alakalı belki de çok alakasız ama bir biçimde zihnimde köprü kuruluverdi ikisi arasında.
Puan vermedi·72 syf.··
2024 74. kitabı
Uzun zaman sonra tekrar merhaba. Altı dolu incelemelerime pozitif dönüşler yapıyorsunuz, teşekkür ederim. Ancak bunları genellikle kağıda yazdığım ve sonra geçirdiğim için pek yazma fırsatım olmuyor. Ayrıca biraz duvara karşı anlatıyormuş gibi geliyor. Bu sefer umarım öyle olmaz diyip incelemeye başlayalım Lenoir modern dünyanın bir felsefecisi. Kendisini spinoza sayesinde tanısam da, bu kitabı oldukça güncel Korona faciası dönemi bu kitabı günümüz modern belirsizliklere bağlıyor. Spinozanın conatus öğretisi ile örnek veriyor Lenoir. Conatus'u kısaca "insanın tüm dürtülerini, eğilimlerini ve duygusal yaşantısını belirleyen bir ilke" olarak özetleyebiliriz. Spinozacı etik burada devreye giriyor. Ama öncelikle Lenoir'in dediği gibi spinozanın iki yaşam mekanizmasını unutmamalıyız. Kendini korumak ve yaşam-eylem gücünü arttırırmak. Lenoir buradan sonra Maslow'un piramidini örnek vermiş ve bu kısmı gerçekten önemli. Maslow'un piramidini düşünelim. Fizyolojik ihtiyaçlar, güvenlik, sevgi, saygınlık ve kendini gerçekleştirme. Peki korona gibi fizyolojiyi tehlikeye atan durumlar olduğunda ne olur? Üst hiyerarşi kendini gerçekleştiremez. Burada Lenoir'den bir alıntı yapalım "hayatta kalmak söz konusu olduğunda verilen ilk tepki fizyolojik ihtiyaçlarımızın karşılanabileceğinden emin olmaktır ve bencil ya da gülünç olmanın bir önemi kalmaz." Korona dönemindeki stokçulardan, kavga çıkaranlara, tuvalet kağıdı depolayanlardan konserve alanlara kadar birçok örnek akla geliyor. Bu belirsizlik ve piramidin kendi içinde savaşması Lenoir'in dediklerine hak vermemizi sağlıyor. Kitap boyunca aklıma Heisenberg belirsizlik ilkesi geldi. Gerçekten Öngörülemeyen belirsiz bir dünyada yaşamak akla bu matematiksel ilkeyi akla getiriyor. Determinizm ve belirsizlik arasındaki çatışmayı,
Öngörülemeyen Bir Dünyada YaşamakFrederic Lenoir · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023529 okunma
Freella
Ellerine saglikk listeme ekledim