10/10
·336 syf.··
2026 61. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 01:45
Herkese selamlar, Bugün Kemal Sayar'ın Yer Gümbürdüyor adlı söyleşi eseri ile karşınızdayım.Eser,hayatın karmaşası, modern çağ ve yaşamın hızında kaybolan ruhlar için adeta bir durup soluklanma imkânı sunuyor.Eserimiz; iyileşme, merhamet, empati, aile, sosyal medya, edebiyat gibi konular etrafında dolaşarak insanın hem kendini hem de çevresini anlamasına rehberlik ediyor âdeta. Üstad insana dair derin gözlemleri sayesinde okuyucuya “anlam” kavramını yeniden sorgulatıyor.Hayatın yoğunluğu arasında içsel bir sessizliğe çağırıyor bizi. Arada durup soluklanmak gerektiğini hatırlatıyor.Her bir söyleşi, yaşamın farklı bir yönüne ışık tutarken aynı zamanda kalbe dokunan bir içtenlik taşıyor. Hayatta ne olursa olsun,her şeye rağmen hayat devam ediyor.Bazen en sevdiklerimizi toprağa verebiliyoruz ama sonrasında maalesef hayat kaldığı yerden devam ediyor. Hayat sen üzgünsün diye durup sana yol vermeyecek çünkü. Buna istinaden her ne olursa olsun hayatta yaşam oldukça umudun olduğunu ve bundan ötürü yaşamanın güzel olduğu bilincine varmalıyız. Yazarımızın bütün eserleri gibi bu eseri de beni derinden etkiledi. Kitapla,umutla ve sevgiye kalın.
Yer GümbürdüyorM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 202539 okunma
Puan vermedi·602 syf.··
2026 15. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 11:46
Gecedeste, bana göre Ferhan Şensoy’un maskelerini en çok indirdiği kitaplardan biri. O bildiğimiz sivri dili, oyunbaz zekâsı yine yerli yerinde ama bu kez satır aralarında daha çok yalnızlık, daha çok gece var. Roman gibi okunmuyor; daha çok insanın başucunda duran eski bir defter hissi veriyor. Anılar, şiirler, günlükler birbirine karışıyor. Bir sayfada çocukluğuna uğruyorsun, ötekinde turne yollarına, Paris’in ve Viyana’nın sokaklarına, loş otel odalarına, sonra bir anda Beyoğlu’nun kulislerinde buluyorsun kendini. İçinde aşkın yorgunluğu da var, ayrılıkların izi de… Ama Ferhan Şensoy, en hüzünlü cümlesinin içine bile ince bir muziplik sıkıştırmayı biliyor. Okurken bazen boğazın düğümleniyor, bazen farkında olmadan gülümsüyorsun. Sanata, yaşama ve insana dair inadı ise kitabın her sayfasına sinmiş. O’nun yaşama iştahından ben de istiyorum.
GecedesteFerhan Şensoy · Ortaoyuncular Yayınları · 2019109 okunma
Ya kuşların felsefesi bize çok şey fısıldadıysa?
Puan vermedi·159 syf.·
2026 61. kitabı
Bir kuş bilimci ile bir felsefecinin elinden çıkan bu küçük hacimli deneme kitabı, kuşların doğal davranışlarını tatlı bir popüler bilim diliyle anlatırken, arka planda insana dair çok temel yaşam dersleri fısıldıyor; o güzel dostların dilinden. Bu kitabı, bu platformda bağımın çok eskilere dayandığı, hayal gücüne ve derin analizlerine her zaman hayran olduğum ama artık buralarda "olmayan" çok sevgili bir dostumla ortak okuma olarak bitirdik. Zihnimizde küçük küçük yeni pencereler açıp algılarımızı bir kat daha güçlendirdi diyebilirim. Artık bahçede banyo yapan bir tavuk gördüğümüzde (kumlarda debeleşen) yüzümüzde bir tebessüm beliriyor; eşine çok sadık bir kuşa şaşkınlıkla bakıyor ya da metindeki o meşhur "Epikürcü kuşlara" şarap ısmarlamak istiyoruz. Dünyanın gürültüsünden kurtulup, anlık da olsa hafiflememize sebep oldu kısacası. Doğadaki yaşamın o kadar çok ortak yönü var ki, bazen inanması güç geliyor. Bu yaşamların ne kadar birbirine bağlı olduğunu hatırlatan bir kitap Kuşların Felsefesi Dostumun kitap bittikten sonra yaptığı yorumlardan bir kısmını özetle paylaşmak istiyorum: (kısaltmasam burada topa tutulurdum, önce kendim kendimi boğarım) :P "Evrimsel sürece bakarsak kuşlarla benzerliklerimiz muazzam. Peki, insan türü modernleştikçe gerçekten daha mı iyi oldu, yoksa doğadan koparak birer mutantlaşma sürecine mi girdik? Acaba kuşlar mı, yoksa biz mi gerçek insanız? Gerçekten de teknoloji geliştikçe ve hayat hızlandıkça o çok güvendiğimiz 'kuş bakışı' açısını, yani bütünü görme yeteneğimizi ve hissetmeyi unuttuk. Kitapta cesaretten göçe, aile bağlarından özgürlüğe kadar farklı farklı temalar çok sistematik işlenmiş. Bilimsel kısımları Philippe, işin felsefi sorgulamalarını ise Élise o kadar güzel dengelemiş ki, okurken fonunuza kargaların, martıların ve kumruların
Alıntı
Kuşların FelsefesiPhilippe J. Dubois · Domingo Yayınevi · 20201,642 okunma
Dead End Memories - Banana Yoshimoto
8/10
·221 syf.··
2026 5. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 00:39
Kitap / Book: デッドエンドの思い出/Dead-End Memories/ Erinnerungen aus der Sackgasse/(Türkçesi henüz yok) — Banana Yoshimoto, 2003 Tür / Genre: Kısa öyküler, çağdaş edebiyat Short stories, contemporary literature Dönem / Period: Modern Japon Edebiyatı/Modern Japanese Literature Kısa Özet / Short Summary: Çıkmaz Anılar, kayıp, yas, yalnızlık ve iyileşme temaları etrafında şekillenen kısa öykülerden oluşur. Banana Yoshimoto, gündelik hayatın içindeki sessiz kırılma anlarını ve içsel dönüşümleri sade ama derinlikli bir dille anlatır. Her hikâye, hayatın durduğunu sandığımız anlarda bile devam edebildiğini hissettirir. Dead-End Memories is a collection of short stories revolving around loss, grief, solitude, and healing. Banana Yoshimoto portrays subtle emotional turning points and inner transformations through a simple yet profound narrative style. Each story gently suggests that life continues even when it seems to have reached a dead end. Yorum / Review: Yoshimoto, eserlerinde adeta bir Ghibli filmi hissiyatı yaratan bir yazar. Bu kısa hikâyelerin her birinde hayata ve insana dair ince esintiler var. Melankoli, nostalji ve huzurun iç içe geçtiği bu kesitler, insana her şeye rağmen yaşama sevinci katıyor. Tevekkül ve rıza hâlini bu kadar yalın ama etkileyici biçimde hikâyeleştirebilen en güçlü yazarlardan biri olduğunu düşünüyorum. Yoshimoto is a writer who evokes a clear Studio Ghibli–like atmosphere in her work. Each short story carries delicate reflections on life and human nature. The blend of melancholy, nostalgia, and calmness offers a quiet yet persistent joy of living. She is one of the most powerful authors when it comes to transforming acceptance and inner peace into storytelling. #BananaYoshimoto #DeadEndMemories #JapaneseLiterature
Dead-End MemoriesBanana Yoshimoto · Counterpoint · 20224 okunma
Puan vermedi·184 syf.·
2026 90. kitabı
Tam 40 yazıdan oluşan bir kitap. Şabattan Nekbe'ye özelde Kudüs, genelde ise Filistin-İsrail meselesine dair yazılar. Benim için çok öğretici bir okuma oldu. Çoğu meseleyi yeni öğrendim. Hatta her yazıdan pek çok yeni bilgi öğrendim, diyebilirim. En temel şeylerden bile o kadar bihaberiz ki. Konuya ilginiz varsa başlangıç için güzel bir seçim olabilir. Sonrasında kitapta önerilen okuma listesiyle de devam edebilirsiniz. Sadece okuyup geçmemek, az da olsa not almak okuma sürecini daha verimli hâle getiriyor. Çoğunlukla sembolik olsa da her yazı için kısa notlar almaya çalıştım. Yazıyı okuduğumun ertesi gününde tekrar o yazıya göz atıp not aldığım için her konuyu az çok tekrar etmiş de oldum. Bir de yapay zekaya o yazıyla ilişkilendirdiğim çizimler yaptırdım. Hem ertesi gün tekrar hem görsel oluşturma, öğrenme sürecimi perçinledi; başlangıç düzeyinde de olsa disiplin kazanmamı ve 40 gün boyunca istikrarlı olmamı sağladı. Benim için özel bir kitap oldu bu yüzden. Gazze ile beraber okudum, o henüz bitmese de... Benzer konuların işlenmesi ve bazen tam da aynı konunun aynı günde ya da önceki/sonraki gün denk gelmesi güzeldi. Bu alanda okumalar yapmak insana çok şey katıyormuş ve bundan daha önemlisi gerekli de. Bu tip okumalarda benim için başlangıç ve dönüm noktası Şam'a Dönüş olmuştu. Ama hocamın hediyesi olmasa çok ilgi göstereceğim bir kitap değildi. Bu kitap da Taha Kılınç'ın Kudüsten Kaşgara seminerinde hediye edildi. Kısaca tavsiye edebileceğim bir kitap. Bence okuyun ya da en azından imkân bulduğunuzda kitaplığınıza ekleyin, zamanı geldiğinde okursunuz. :)
Kudüs YazılarıTaha Kılınç · Ketebe Yayınları · 20242,481 okunma
Puan vermedi
“ Bazen hayal kırıklığı, kırılan hayallerin önemi ile ölçülmeyecek kadar çok canını acıtıyordu insanın.” Kimler Sever: Zaman ve hikaye sarmalını sevenler Kimler Sevmez: Bölümler arası kurguyu takip edemeyenler Körburun benim Hikmet Hükümenoğlu ile tanışma kitabım ve ben film izler gibi okuduğum kitapları çok severim Körburun günde 2 vapur seferinin olduğu, sarp kayalıkları, amansız dalgaları ile ünlü kurgusal bir ada. Biz bu ada özelinde 60lar ve 90ların sokaklarına gidiyoruz. 3 kuşak üzerinden bu 30 yılın Türkiye’si, aşk, nefret, siyasi çıkarlar, kardeşlik, düşmanlık, ihanet, sevgi kısaca insana dair ne varsa hepsini birebir hissediyoruz. Yeri geliyor Burçak’a kızıyor, yeri geliyor Eşref Bey’e kıyamıyor, Neriman hanıma hep kanınız ısınıyor ama Hayri’den her an tiksiniyorsunuz. Çok, çok güzeldi Ne yazsam eksik kalır, hangi karakteri ansam diğeri küser. En güzeli bu Kasım Körburun’a gelin ne demek istediğimi anlayacaksınız
KörburunHikmet Hükümenoğlu · İthaki Yayınları · 20252,746 okunma