Şairleri tanıtıyoruz GÜN 4
Nizami Gencevi tahmini 1141ci yılda Azerbaycanın Gence şehrinde doğmuşdur. Onun asıl ismi İlyas olmuşdur. ''Nizami'' is onun mahlasıdır. Nizami'nin babasının ismi Yusif, annesinin ismi ise Raisə olmuşdur. Nizami daha çocuk yaşlarında ailesini kaybetmişdir ve ona dayısı bakmaya başlamışdır. Nizami daha küçük yaşda Felsefe, Edebiyat, Matematik, Astronomi,Tıp, Tarih alanlarında yeni beceriler kazanmış ve bu alanlara hâkim olmuştur. Nizami Gencevi tahmini 20 yaşlarında yazmaya başlamışdır. Ama onun en çok okunan eserleri daha çok yetişkin yaşlaerında yazdığı eserler olmuşdur. O, bir çok şair gibi saray şairi değil, bağımsız bir sanatçı olarak yaşamıştır. Aile hayatına geldiğimizde ise Afaq isimli bir hanımefendi ile aile kurmuş ve Muhammed isimli bir oğlulları olmuştur. Nizami kendi ailesini çocuk yaşlarında kaybetdiği için aile konularına çok değer veren bir insan olmuşdur. Ama hayatın karanlık tarafı var. Malesef ki o Afaq hanımı kaybetmiştir. Bu kaybdan sonra Nizami hem fiziksel açıdan, hem de zihinsel açıdan çok etkilenmişdir. Bu etkilenmişlik onun yazdığı eserlerde çok net bir şekilde yansımışdır. Eserlerine gelirsek. Onun bir çok mehşur eserleri olmuştur. En mehşur eseri 'Xəsmə' yani ''Beşlik'' eseridir. Bu eser 5tane eserin birleşimidir. Sırlar hazinesi, Hüsrev ve Şirin, Leyla ile Mecnun, Yedi Güzel ve İskendername eserleri. Nizami bu eserlerinde Aşk, sevgi, adalet ve insanlık gibi konulara değinmiştir. Ve en sonda Nizami Gencevi 68 yaşında tahmini 1209cu yılda vefat etmiştir. Araştırmacı: Kitap bağımlısııı
BÜYÜK İSKENDER’İN VASİYETİ
Büyük İskender bir gün vezirlerini toplamış ve onlara: “Ben öldüğümde cenaze merasimimi söylediğim gibi yapın!” demiş! “Ülkemin dört bir yanından tebaamdan olan insanları çağırın!” “Cenazemin önünden askerlerim yürüsünler silahlarıyla…” “Cenazemin sağından âlimler yürüsünler kitaplarıyla…” “Cenazemin solundan zenginler yürüsünler mallarıyla…” “Cenazemin arkasından ise fakirler ve garipler yürüsünler gözyaşı ve dualarıyla…” “Sağ elime bir altın küre verin, sol elimi ise boş bırakın ta ki mezara dek…” demiş! Vezirler Büyük İskender’in bu söyledikleri karsısında şaşırmışlar. “Ve bunu bilse bilse Büyük İskender’in hocası Diyogen bilebilir!" demişler. Ve Diyogen'e sormaya karar vermişler! Vezirleri dinleyen Diyogen demiş: "İskender’in Ne kadar büyük olduğunu bir kez daha anladım!" demiş ve ilave etmiş: “İskender şunu anlatmak istemiş”: Cenazenin önünden yürüyen askerler ölümüne silahlarıyla dahi engel olamadılar, Cenazenin sağıdan yürüyen âlimler ölümüne kitaplarıyla dahi engel olamadılar, Cenazenin solundan yürüyen zenginler ölümüne mallarıyla dahi engel olamadılar… Cenazenin arkasından yürüyen fakirler ve garipler ölümüne gözyaşı ve dualarıyla dahi engel olamadılar… Sağ elindeki altın küre ise bu dünya da sahip olabileceği her şeye sahip olduğunu, Sol elinin boş olması ise bu dünyadan “Eli boş geldim, eli boş gidiyorum!” dediğini gösteriyor... İskender Kimdir? Büyük İskender (Aleksandros) Makedonya kralıdır. Tarihte ilk defa Yunan Şehir devletlerini birleştirmiştir. M.Ö 356-323 tarihleri arasında yaşadı. 11 yıl süren Asya seferi ile Pers imparatorluğuna son verdi. İskender bu sefere "Asya'yı özgürleştirme" sloganı ile çıkmıştı. İskender tüm dünyaya hâkim olmak istiyordu. Ona dünya da tek devlet ve tek millet oluşturma fikrini hocası "Aristo" vermişti. İskender bu
Tarih
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İslam kültüründe Büyük İskender; Kur'an'da ismi geçen Zülkarneyn'dir. Bu sebeple İslam dünyasında, antik dünyanın kahraman, cesur, bilge komutan ve kralı olarak övgü görmüş; epik bir anlatıma sahne olan "İskendernâmeler" yazılmıştır. Bunlardan birisi Fatih dönemi Ahmedî'nin yazdığı İskendernâme'dir. Fatih'in imgesi kendi döneminde yeni İskender olarak belirir. Ahmedî'nin İskendernâmesi'nde İskender'i tasvir eden bir minyatür.
NASS DAİMA BAŞIMIZIN ÜSTÜNDE OLMALI...
- "Gökte olanı yere indirmek, bir taraftan inkılâp, diğer taraftan felâkettir. Gökte olanı yere indirdikleri hâlde başının üstünde tutmakta devam edenler, inkılâpçılardır. Gökte olanı yere indirip ayakları altına alanlar ise cehennem ehli... Bu ince, tehlikeli, zor bir iştir. Tarih boyunca daima İlâhî olanı makul bir zemine taşımak, insanlara bir gerçeklik duygusu içinde aktarabilmek çabası görürsünüz. Peygamberler, onların mirasçısı âlimler... Bir de İlâhî olanı nefsine hapsetmek, nefsi için kılmak, onu kendisi var etmiş pozu atmak tutumunda olan sahte alimler, belamlar vardır. Bir şeyler yapmaya, yapılması gerektiğini düşünmeye, bir yenileşme havası estirmeye çalışırken, bu işlere dikkat etmemiz de gerekiyor. İlahî olana sadakati, meçhûle hürmeti, edebi ve hadlere riâyeti elden bırakmamamız, sahte âlimlerin hevâ ve heveslerine düşmememiz gerekiyor. Sizleri zehirliyor, olmadık işlere sürüklüyor olmayayım? Ne var ki, bu iş artık yapılmalı. Sözgelimi, Kur'ân'da bahsi geçen Zülkarneyn Aleyhisselâm'ın, niçin ve nasıl İskender karakteriyle özdeşleştirildiği, onun Yemen'den Rum'a, İran'dan Turan'a kadar nasıl taşındığı, tarihi dolduran İskendernâme'ler boyunca bütün insanlık tarihini aşarak nihayet nasıl uzaya çıkarıldığı hususu gözden geçirilmeli. Bütün bunları reddedelim anlamında söylemiyorum ben. Belki bu husus yanlış anlaşılıyordur ve bir hayli zaman tekrar etmek zorundayız Benim dediğim, hakikatini bilmediğimiz mevzularda, sanki her şeyi biliyormuşuz gibi, dır ve tır vezinli cümlelerden sakınmak, "hakikatini bilmiyorum" diyebilmektir. Tabiî bu "bilmiyorum", çok şeyi temelinden değiştirecektir. Çünkü şimdiye kadar Zülkarneyn hakkında konuşanların ekseriyeti, onun kim olduğunu, ne zaman ve nerede yaşadığını biliyordu. Hem de o kadar iyi biliyordu ki, sözgelimi
Ölçüler ve Anlayış
Mutlaka Okunması Gereken 100 Doğu Klasiği
Kitap- Necip Asım Bostan- Şeyh Sadi Şirazi Gülistan- Şeyh Sadi Şirazi Mantiku’t-Tayr- Feridüddin Attar Pendname- Feridüddin Attar İlahiname- Feridüddin Attar Merhaba Hüdhüd- Feridüddin Attar Amak-ı Hayal- Filibeli Ahmet Hilmi Hicaz Seyahatnamesi- Nabi Seyahatname- Evliya Çelebi Seyahatname- İbn Battuta Salaman ve Absal- Molla Cami Tuhfetu’l-Ahrar- Molla Cami Lüccetu’l Esrar- Molla Cami Baharistan- Molla Cami Tutiname- Süleyman Tevfik Banu Cihan- Süleyman Tevfik Muallakat-ı Seb’a- (Haz. Sadık Yalsızuçanlar) Bin bir Gece Masalları- Anonim Dede Korkut Hikâyeleri- Anonim Siyasetname- Nizâmülmülk Mahzen-i Esrar- Nizami Kelile ve Dimne- Beydeba Yusuf ile Züleyha- Yahya Bey Muhayyelat- Giritli Aziz Efendi Şahname- Firdevsi İskendername- Firdevsi Makamat- Hariri Hayy Bin Yakzan- İbn Tufeyl Heft Peyker- Genceli Nizâmi