Beyinlerimizi anlamak, empati kurmak, başkalarını daha iyi anlamak ve başkalarına yardım etmek sadece dünyayı daha iyi hale getirmekle sonuçlanmaz, aynı zamanda bir keyif ve mutluluk kaynağıdır.
Bana bir keresinde her kadının dört çeşit gülümsemesi olduğunu söylemişti.
“İlki, bilinçsiz bir gülümsemedir.
Düşünmezsin bile. Sokakta bir çocuğa ya da televizyon ekranından sana gülen birine gülümsemek gibidir.
İkincisi, kibar gülümseme. Eve davet ettiğimiz arkadaşlarımızı karşılarken ya da bir restoranda onlarla buluştuğumuzda öyle gülümseriz.
Üçüncüsü insanlara karşı kullandığımız gülümsemedir. Bazen birilerini kendinden uzak tutmak için gülümsersin. Hatta bazı kızların en güzel gülümsemesi budur."
“Dördüncüye geç.”
“Ahhh! İşte onu yalnızca sevdiklerimize gösteririz. Sen özelsin demektir.
Başka kimse o gülümsememizden nasibini alamaz. Biriyle çok mutlu olabiliriz. Ya da onu çok sevebiliriz. Ama dördüncü gülümseme yalnızca ve yalnızca gerçek aşkımız içindir.”