Dünyada şefkat, af, insanlık gibi güzel şeyler varken neydi bu insanlardaki vahşilik ki hâlâ birbirlerini yiyor, hâlâ birbirlerini yemekten zevk alıyorlardı?
Sayfa 46·Kitabı okudu
1000Kitap
sayfalarca beklediğim o paragraf... çok iyi
Gerçek şuydu ki, görecek kadar kamil, duyacak kadar dikkatliydim de, cevaplayacak kadar adil değildim. Her uzvum tamamdı fakat ben eksiktim. Kimsenin omzuna dokunmamıştı elim. Omuz vermeden, gözyaşı silmeden, kalp ısıtmadan, el uzatmadan, dünyaya da içindekilere de zerrece dokunmadan, çoktan sönmüş bir ruh gibi yaşayıp gitmiştim. Yalandan, sığ bir incelikti benimki; derinde küttüm, kötüydüm, korkağın tekiydim. Nice kabus akarken gözlerimin önünden, ben sadece uyanmayı dilemiştim. Hiçbir çığlığa yankı vermemiş, ne vakit bir yaraya denk gelsem, kabuk sandığım sessizliğin ardına gizlenmiştim. Sessizlik, susanların yükselttiği derin bir uçurumdu. Kıyısına geldiğimde, gücümü toplayıp da buradayım diye bile seslenememiştim. Bu yüzden suçlu, bu yüzden yenik, bu yüzden zayiydim.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
. Güneşin düşmanlığına göğüs gererek yaşamak... ...
İnsan bir kabus gördüğü zaman, bilinmeyen bir kuvvet korktuğu şeyden kaçıp uzaklaşmasına nasıl engel oluyorsa, o da öyle, olduğu yere çakılıp kalmıştı.
Sayfa 154·Kitabı okudu
Gözlerim açıktı ama ne gördüğümden emin olamıyordum. Bazen en büyük kabuslar, uyanıkken gördüklerimizdir
Modern Klasikler
Geceler boyunca hangi kabuslarla haşır neşir olduk ki güneşe düşman olarak kalkıyoruz.
Sayfa 3 - Metis·Kitabı okudu