"Böcek olmasa iyi adam aslında rahmetli. Böcekleri sevmediğimden inceden tetiklendim. Farklı bir deneyim oldu, okunabilir. Biraz daha yazarsam spoiler verecegim, o yüzden yeterli bence."
Kafka'dan okuduğum ilk kitap Milena'ya Mektuplar oldu.
Daha önce Babaya Mektuplar kitabını aldım ama okumaya fırsatım olmamıştı ama Milena'ya Mektuplar kitabından o kadar alıntı gördüm ki kendimi burada buldum.
Kafka'nın yazım dili veya kendisi hakkında hiçbir bilgim olmayarak başladım kitaba ve beklediğimden daha iyi bir yazım dili vardı kitapta.
Açıkçası kitaptaki yasak aşk teması bence güzel işlenmişti. Ben genelde bu tür kitapları okumayı sevmem ama kendimi kitabın sonunda bu aşkın nasıl biteceğini merakla okurken buldum.
Kitabın sonu beklediğim gibi bitti . Kitabın bence en güzel yanı mektupların çok içten yazılmış olmasıydı. Kafka yazdığı her mektupda kendini çok içten ve samimi bir şekilde açıklamıştı. O yüzden okurken asla zorlanmıyor kitabın atmosferine rahatça girebiliyordunuz.
Kafka'nın diğer kitaplarına da bir şans vereceğim. İkinci okuyacağım kitap Babaya Mektup olur diye düşünüyorum.
Ne okuyun diye önerebilirim ne de okumayın diye, ortalama bir kitaptı bence.
Bir sonraki okuyacağım kitabı olan Babaya Mektupda görüşmek üzere .
Kitap / Book:
海辺のカフカ / Kafka on the Shore / Kafka am Strand / Sahilde Kafka — Haruki Murakami, 2002
Tür / Genre:
Büyülü gerçekçilik, psikolojik roman, çağdaş edebiyat
Magical realism, psychological fiction, contemporary literature
Dönem / Period:
Contemporary Japanese Literature – Japan
Çağdaş Japon edebiyatı – Japonya
Kısa Özet / Short Summary:
Sahilde Kafka, evden kaçan genç Kafka Tamura ile gizemli olaylar yaşayan Nakata’nın paralel ilerleyen hikâyelerini anlatır. Gerçek ile hayal arasındaki sınırlar silinirken kader, bilinçaltı ve kimlik arayışı temaları öne çıkar.
Kafka on the Shore follows two parallel narratives: Kafka Tamura, a teenage runaway, and Nakata, an elderly man with mysterious abilities. Blurring the line between reality and surrealism, the novel explores fate, identity, and the subconscious.
Yorum / Review:
İlk defa bir kitabın adeta örgü örer gibi, nakış nakış işlendiğini görüp hayran kaldım. Her bir detay o kadar ince düşünülmüş ki, metnin bütününe hayran olmamak imkânsız. Büyük bir heyecan ve hazla okuduğum, etkileyici bir eserdi.
For the first time, I felt like a book was crafted like intricate embroidery—stitched together with remarkable precision. Every detail is so thoughtfully designed that it’s impossible not to admire the whole. I read it with great excitement and deep enjoyment—truly an impressive work.
#KafkaOnTheShore #HarukiMurakami
#SahildeKafka #KafkaAmStrand
Kafka Am StrandHaruki Murakami · Random House GmbH · 200612,1bin okunma
Gregor Samsa’nın bir sabah kendini dev bir böceğe dönüşmüş halde bulması, aslında hayatın rutininden kopuşun ve sistem tarafından "artık işe yaramaz" olarak görülmeye başlamanın metaforik bir dışavurumudur. Kafka, bu hikâyede insanın sevgiye, ilgiye ve aidiyete olan ihtiyacını; ancak bu ihtiyaçlar karşılanmadığında bir bireyin ne kadar kolay "yük" haline gelebileceğini tüyler ürpertici bir soğukkanlılıkla gözler önüne serer.
Eser, dış görünüşün değişmesinin, insanın özündeki değerleri ve çevresindeki insanların gerçek yüzlerini nasıl da hızla değiştirdiğini anlamak adına okunabilecek en çarpıcı metinlerden biridir. Okuyucuyu, "İnsan, sadece fayda sağladığı sürece mi insandır?" sorusuyla baş başa bırakan bu kısa roman, edebiyat dünyasında yabancılaşma kavramının en saf ve en acı verici tanımı olarak yerini korumaktadır.
Özetle: Dönüşüm, bireyin toplumun dişlileri arasında ezilmesini ve kendi evinde bile "yabancı" konumuna düşmesini anlatan, kısa ama etkisi bir ömür süren bir modern zaman klasiğidir.
özeti:
K. adlı bir adam, bir köye gelir. Köyün üzerindeki gizemli Şato'da görevli olduğunu söylese de kimse bunu tam olarak kabul etmez. K., Şato'daki yetkililere ulaşmaya ve kendini kanıtlamaya çalışır.
Ancak her denemesinde karmaşık kurallar, belirsiz bürokrasi ve anlaşılmaz insanlar onu engeller. Zaman geçtikçe K., hem Şato'ya ulaşamaz hem de neden dışlandığını anlayamaz.
Ana tema: İnsanların otorite karşısındaki çaresizliği, bürokrasi, yabancılaşma ve hayatın belirsizliği.
Kitap, okuyucuya kesin cevaplar vermeden sona erer ve düşündürmeyi amaçlar.
ŞatoFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201712,3bin okunma
Şimdi bu konuda notlarım neler? İlk önce kitabı 20-25 gün önce bitirdim ama şu an hiçbir şey hatırlamıyorum. Kitabı ben hiç sevemedim. Temelinde yatan sebep ise hepsinin birbirinden kopuk hikâyeler anlatması. Her hikâye birer metafor olarak anlatılmış ama daha ben o hikâyeyle bağ kurmadan hemen bitiyor. Hikâye ortasından girip size bir şeyleri anlatmaya çalışıyor. Bu da benim için çok yorucu. Franz Kafka’nın elinden Dönüşüm kitabını okuduktan hemen sonra böyle her biri birbirinden kopuk, birer metaforlu hikâyeyle karşılaşınca kendimde “Hee, anlıyorum abi.” deyip kitabı bitirmek için okudum. Allah’tan kısa bir kitap. Yoksa yarım bırakırdım. Kısa hikâyelerden bazıları etkileyiciydi ama keşke hatırlasam. Sadece okuduğum o an etkilendim. Sonrası bende yok. Belki de benim seviyem bu kitaba düşük geldi, bilemiyorum. Kısa kısa olsun, arada bir okuyup “Vay be ağbi, bunun üstünden bunu demeye çalıştı.” demek isteyenler için mükemmel bir kitap. Onun dışındaki arkadaşlar diğer kitaplardan devam edebilir.
Bir Köy HekimiFranz Kafka · Altıkırkbeş Basın Yayın · 20184,477 okunma