Gel de gülme :)
Georgia Alpheratta’da yaşadığımız zamanlar, çatımızın bir köşesinde ufak bir çürük olmuştu. Önceden hiç ev sahibi olmamıştım, o yüzden de bu veriyle ne yapacağımı pek bilmiyordum. “Şuna bak, tavan aramızdan doğrudan dış dünyaya açılan güzel bir kapı. Ne güzel, değil mi?” Arka bahçedeki çimleri ne zaman kessem, yukarı bakıyordum ve deliğin günbegün genişlediğini görebiliyordum. Aylarca, evimizin köşesinin yok oluş sürecini izledim. Veriler elimdeydi. 15 santimlik bir delik vardı ama ben hiçbir şey yapmadım. Sorunu yok saydım çünkü eğer konuya eğilsem, tamir masraflarını karşılayamayız diye korkuyordum. Neyse ki delik kendi kendini kapattı. Görünüşe göre evimiz X-Men’deki Wolverine gibiymiş ve kendi kendini iyileştirme yeteneğine sahipmiş. Şaşırtıcı şekilde emlakçımız gerçekten bize iyi bir ev satmış! Gerçekte ise olanlar karıncalarla başladı. Bir gün evimizde hiç karınca yoktu, diğer gün ise salonumuzun köşesinde yüz binlercesi yaşıyordu. Jenny mutsuzdu ama örümcekler bayram ediyordu. Anında koltuğumuzun üst bölümüne ağlar ördüler. Böylece aktif bir karınca kolonisinin yanı sıra, ölü bedenlerin sarktığı ağlarımız da oldu. Zamanla ortam, her tür böceğin toplanıp karınca büfesinden beslenmek için kamp kurduğu böcek ırkı için Bıırning Man festivali gibi oldu. Karıncaları sonsuza kadar umursamayabilirdim, inkâr gerçekten güçlü bir dürtü. Diğer taraftan sincapları yok saymak pek de kolay olmadı. Bir süre sonra bir sincap ailesi tavan aramıza yerleşmeye karar verdi. Asla, gece boyunca kafanızın üzerinde bir ağaç faresinin sağa sola koşuşturduğunu duyduğunuz zamanlarda olduğu gibi huzurlu uyuyamazsınız. Şunu biliyor musunuz? Sincapların çatınızdaki metalleri kemirmesinin nedeni dişlerinin uzamasının hiçbir zaman bitmemesi. Yok bu da hiç ürkütücü değil gerçekten. Her şeyin
Alıntı
Başlangıçta bu şehir onun gözünde, kaybolmuş hürriyetinin sembolüydü. Toplanma kampının bulunduğu tepeden aşağıya günlerce ve günlerce, hep oraya, hep bu şehre bakmıştı. Kamp şefi Weber’in uyguladığı özel bir işkence usulünden, yerde sürüne sürüne dönerken, bu şehrin tasasız ve sakin hayatını seyrederdi.
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İşkencelerin yanında, cephe onun için oyun parkuru gibi kalmış.
509 numarada korkudan eser yoktu hâlâ. Zira bütün bu olup bitenler kendinden başka kimsenin tanımadığı o küçük, o daracık âlemden henüz pek çok uzaktaydı. Gözde veya yumurtalıklarda söndürülen sigara ateşinden, daracık mahzendeki açlık haftalarından, içinde bir taraftan öteki tarafa bile dönülemeyen taş tabuttan korkulurdu. Üstünde bir vuruşta böbreklerin ezildiği taş kerevetten, giriş kapısının sol tarafındaki işkence odasından, Steinbrenner’den, Breuer’den, kamp şefi Weber’den korkulurdu.
Alıntı
Bütün bunlardan, bu dünyada iki insan ırkı olduğunu, ama sadece iki ırk olduğunu -soylu insan “ırkı” ve soysuz insan “ırkı”- öğrenebiliriz. Her ikisi de her yerde bulunur, toplumun her ke­simine sızar. Hiçbir grup sadece soylu ya da sadece soysuz insan­lardan oluşmaz. Bu anlamda hiçbir grup “arı ırk” değildir ve bu nedenledir ki bazen kamp gardiyanları arasında da soylu birisi­ ne rastlanabiliyordu.
Sayfa 102
Alıntı
Hac ve umre, ister bireysel isterse toplumsal ilişkilerde kimseye bilerek zarar vermeyen, eziyet etmeyen, haklar riayet eden bir insana dönüşmek için medeniyet terbiyesinin en ince detaylarına kadar alınacağı bir kamp gibidir adeta
Sayfa 225·Kitabı okudu
"Seninle kendimi uzun yolda hayal ettim. Uyuyacağımız kamp yerlerini, yıldızlı geceleri, sabah karavanda gözümüzü açmayı, yüzeceğimiz mavi suları, gün batımını… Dediğin gibi belki bir gün canım, belki bir gün…”
Sayfa 108 - İletişim yayınları 2026
Roman-Edebiyat