Vaktin sonunu severim. Her şeyin evveli ümit, ahi- ri hayırdı. Vaktin de kaderi vardı. Onun için mi her vaktin kaderi gibi namazı da farklıydı? Bazı vakitlerin yazgısına ayrılık verilmişti. Ayrılığa bir vakit versem akşam derim. Onun için mi akşam kırılgandı? Ayrılığın rengi de simsiyah olmalıydı. Sanırım bekânın rengi bembeyazdı. Gece mi? Firaktan kaçış, vuslata varıştı. Rengi yemyeşildi. Gece uzun bir ırmaktı, herkes için- den akardı. Akşam telaşlıydı, gece sükûnetli. Akşam aceleciydi, gece vakur. Akşam kırılgandı, gece uzun bir sükût. Günün sonu mu? Yorgun bir dervişti. Yazmak alışkanlıktı. Yazının da bereketi vardı. Söy- lenince bereketi kaçardı. Yazı hazine gibiydi. Yazarda uzun seneler sırlanırdı da sırlanmamış kelimelerin sırrı olmazdı. Kelimeler çay gibiydi, kalpte demini almazsa kokusu da tadı da iyi olmazdı. Her kelime- nin kokusu vardı. Kokusunu ehl-i kelâm alırdı, İnsan da öyle değil miydi? O da demlenirdi de demini almışlara insan-ı kâmil denirdi. Her insanda amelin kokusu vardı. Onun için tüm güzel kokuların sahibi Peygamberimizdi. 7
Sayfa 7·Kitabı okudu
Kırk sene ömrümde, otuz sene tahsilimde yalnız dört kelime ile dört kelâm öğrendim; tafsilen beyan edilecektir. Burada yalnız icmalen işaret edilecektir. Kelimelerden maksad: Mana-yı harfî, mana-yı ismî, niyet, nazardır. Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 49
Din
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bakışmak, hiçbir kelime kullanmadan bakışlarımızla karşımızdakine kendimizi anlatma yoluydu elbette. Ama anlatılan şey de, anlaşılan şey de aslında hoşumuza giden derin bir muğlaklık taşıyordu.
Sayfa 328·Kitabı okuyor
İnsanların sofrada tek kelime konuşmadan oturmaları, ama kafalarında şüpheli, kötü düşünceler olması kadar sıkıcı fena bir şey yoktu.
Sayfa 95·Kitabı okudu
Senelerden beri hiç kimseye bir tek kelime söylemedim. Halbuki konuşmaya ne kadar muhtacım. Her şeyi içinde boğmaya mecbur olmak, diri diri mezara kapanmaktan başka nedir?
Eskidenmiş, şimdilerde yok
İstanbul ile aşk… Birbirine en ziyade yakışan iki kelime!
Sayfa 212